İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yazarlar
  3. JALE DEMİRDÖĞEN

JALE DEMİRDÖĞEN


1968 yılında Trabzon’da doğdu. Öğrenimine Ankara, Aydın ve İzmir’de devam etti. Yazın hayatına “Narçiçek” adlı kitapta topladığı şiirleriyle başlayan yazarın, “Kusursuz Veda” ve “Kan Ağacı” adlı iki romanı bulunmaktadır. “Evvel Zaman İçimde”, halen İzmir’de yaşamakta olan yazarın ikinci şiir kitabıdır.

Kan Ağacı

“…Hatırlamak tutsaklıktır dostlar! Hatıralar ise geçmişin önünde nöbet tutan güleryüzlü gardiyanlar!.. Diyorum ki unutun! Unutun ve kavuşun geleceğinize! Çünkü özgürlük, geçmişin değil geleceğin ellerinde! Ve unutmayın ki özgürlüğünüzün yalnızca iki kapısı var. Biri aklınız, diğeri ise kalbiniz. İkisinden biri ya da her ikisi birden, farkında bile olmadığınız bir anda kapandı. Açın diyorum! Ve işte şimdi yine, kapıları açık unutarak gidiyorum.”

Unutkan, bu geceki son sözlerini tamamladıktan sonra mikrofonu kapattı ve yayını bitirdi. Tutsaklar içinse gece hiç bitmeyecekti.

Melike, güllü sedirde ayaklarını altına topladı.

Canan, iyi bir kırmızı şarap seçmek için mahzenin kapısındaydı.

Rüzgâr usulca esip Derman’ın kıvırcık saçlarını karıştırırken, Lucia, parlattığı son gümüş parçayı da vitrindeki yerine kaldırıyordu.

Suna, radyoyu kapattı. Başucundaki kitaba uzanırken ellerine ilaç sürmediğini fark etti.

İncecik atıştırmaya başlayan yağmur altında Fuat, merdivene oturdu ve bir sigara yaktı.Firuze Hanım, pırlanta taşlı saatinin kelepçesini ve saçlarının topuzunu açıp yatmaya hazırlanırken, Nergis için mahrum bir geceyi daha sessiz bir sabaha başlamanın vakti gelmişti.

Bir bekleyici nasıl beklemesi gerektiğini bilir. Bekleyiş ne kadar uzun sürerse, hasret o kadar anlamsızlaştırır zamanı. Saatler ve beklenenin yüzü birbirine karışır. Her şeyi unutulur o’nun; bir tek bakışı unutulmaz. O unutulsa, zaten bekleyici olunmaz.

Herkes birini bekledi. Kimi, gidenlerin dönüşünü… Kimi, dönmeyenlerin ölüşünü…

jale demi̇rdöğen 1 – kan ağacı
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 336

Mutsuz Çocukların Tanrısı

Ben mutsuz çocukları görür görmez tanımayı, mutlu çocukları kıskana kıskana öğrendim. İyi babaları ise kötüsüyle yaşaya yaşaya…

Kötü babaların sesleri ateşe hazırlanan silahlar gibidir. Mermiyi silahın yuvasına gönderir gibi öksürürler önce. Şarjörü çevirir gibi tükürürler balgamı yere. Sonra ayak seslerini duyarsın. Ölmeden önce duyduğun son ses onun ağzından dökülen adındır: “Berat!”

Silah patlamıştır. Ölmemişsen, uzunca bir ay yürüyüşüne çıkmışsın ve evde yoksun demektir.

Yeryüzünü reddediyorum, evet! Yeryüzü mutsuz çocuklarla dolu ve ben onların aydaki tanrısıyım!

Bir gün herkes yarım kalan işini bitirecek ve aya her baktığında beni hatırlayacak dünya!

jale demi̇rdöğen 2 – mutsuz çocukların tanrısı 1
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 293

Leyl

“Biz de onu en zoruna hazırlarız.” Leyl Suresi 10. Ayet

Şairler de pek uyumaz. Onlar da çoğunlukla gece çalışır; tıpkı katiller gibi. Aradaki fark, iş başındayken yorulan bir şairin uykuya dalma özgürlüğü varken, katilin böyle bir özgürlüğünün olmamasıdır. Katil, gecenin çökmesini ve rüzgârın esmesini bekler. Herkes uykuya daldıktan sonra silahını temizler, planını gözden geçirir.

Yazacağı bir mısra yoktur onun, değiştireceği bir yazgı vardır. Oysa bir yazgıyı silahıyla değiştirmeye niyetlenmiş bir katilin yazgısı, birkaç mısrayla değişebilir birden. Çünkü şiir bazen, silahtan daha öldürücüdür.
Ve aşk, insanı sınamak için ona Tanrı tarafından verilen karşı konulamaz duyguların en güçlü olanıdır. İnsanı şair de yapar, katil de.

Onlar, ya ölümsüz bir aşkın şairleri olacaklardı, ya da ölümlü olmaya baştan yazgılı aşkların katilleri…

Tanrı, en zoruna kimi hazırlamıştı?

jale demi̇rdöğen 3 – leyl
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 299

Hayal

Benim göğsüm, uzun yolculukların mola yerlerine benzer. İhtiyaç gidermek ya da dinlenmek içindir; yerleşmek için değil. İnsanlar, içine düştükleri en zor durumlarda dertlerini anlatmak için benim gibilere başvurur fakat okşansın istediklerinde başlarını benim gibilerin göğsüne koymaktan kaçınırlar. Herkes bana kendini anlatır ama kimse bana beni sormaz. Herkesin hayatı değerlidir; benim hayatımsa üç kuruş. Onun için susmayı yeğledim, sustum ve susacağım. Ben ancak sustuğum sürece sevilebilme ihtimalim olduğunu erken öğrendim. Ancak sustuğum sürece güçlü görünmeye devam edebileceğimi de. En ezici durum, birinin sana acımasıdır. Konuşursan acırlar ve ezilirsin. Kendime kendim bile acımamışken, bana kimsenin acımasına ve bu duyguyla beni ezmesine izin vermedim. Vermem. Adım Hayal. Değiştirilmemiş, ortama uydurulmamış, eğilip bükülmemiştir. Annemin kucağına verildiğim an ağzından çıktığı hâliyle ve tam otuz yedi yıldır bu sözcük yazar kafa kâğıdımda. Hayal Başar. Hayal tamam da… Benimki gibi bir hayatı olan kaç kişi başarabilmiştir ki?

jale demi̇rdöğen 4 – hayal
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 368

O İyi mi?

Sokaklar, plazalar, alışveriş merkezleri, indirim kuyrukları, evler, kafeler ve sosyal medya hesapları güçlü görünmeye çalışan mutsuz insanlarla dolu.

Cep telefonlarımıza kurduğumuz sahte dünyalarımızda her gün çift kamerayla belgeliyoruz sözde mutluluğumuzu. Gülümsüyoruz. Sevgilimiz yanımızda, şahaneyiz.

Çay fincanlarımız, şarap kadehlerimiz, kitaplarımız ve güneş kremlerimizle birlikte derin bir aşk uykusundayız. Sonra birden uyku kaçıyor ve ayrılık kapıyı çalıyor. Kimi, bir sosyal medya hesabındaki fotoğrafta eski sevgilinin yeni sevgilisini iki parmağının arasına kıstırıp büyütüyor ve bırakıyor ki küçülsün. Kimi, eski sevgiliyi kıstırıyor parmaklarının arasına. Saçlarında beyaz bir tel, bakışlarında bir sızı, dişlerinin arasında kendisinden kalan herhangi bir artık arıyor. Bulamazsa sövüyor. Oysa sıkıntı yüksek bir duygu olan aşkta değil, alçak bir varlık olan insanda. Çünkü insan kendi soramadığı soruyu “o iyi mi?” diyerek hep bir başkasına soruyor.

Ben Esila. Ben de öyle yaptım.

Özür dilerim işim, gücüm, kudretim ve hevesim. Özür dilerim sokaklar, kafeler, barlar ve kahkahalar. Özür dilerim sağlığım, özür dilerim dipleri çıkmış, boyası akmış, uçları kırık saçlarım. Makyaj malzemelerim, mis kokulu parfümlerim, güzel giysilerim, özür dilerim. Özür dilerim İstiklâl. Özür dilerim Hisar. Özür dilerim Kaş. Almadığım kaşlarım, kuruttuğum kirpiklerim, törpülemediğim tırnaklarım, özür dilerim. Hayallerim, sizden özür dilerim; sizi fazla yormuşum. Masalım, senden özür dilerim, seni kısa tutmuşum. Ve aşk, senden özür dilerim!

Yalanla gerçeği birbirinden ayırmadan, kendimi bir şey sanmış da kalkıp sana soyunmuşum!

jale demi̇rdöğen 5 – o i̇yi mi
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 288

Kusursuz Veda

Bir veda, ancak masumiyeti kadar ölümsüz ve ancak mahkûmiyeti kadar huzursuzdur. Bir veda, ancak giden kalanı kusuruyla yüzleştirmeyi başarabildiğinde kusursuzdur. Hayatının yarısını sağır yaşayanlar, diğer yarısını dilsiz yaşamayı göze alacaklardır. Çünkü vaktiyle sesini duyuramamış olan vicdan, günü geldiğinde daha yüksek sesle konuşup, sahibinin karşısında bir intikam gibi duracaktır! Ve insan, her koşulda ve her şeye rağmen, suçunu bir başkasının üzerine yıkmak üzere donatılmıştır; tâ ki bugünün düne dönüşünün imkansız olduğunu anlayıncaya kadar.

İnsan ilişkileri ve iletişimsizlik hakkında derin ve soluk soluğa bir roman “Kusursuz Veda”. Kendisini sorgulayan ve vicdanıyla hesaplaşabilenler için, okuyucusunu karşısına davet eden bir boy aynası hatta…

jale demi̇rdöğen 6 – kusursuz veda
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 399

Normal

Sakın bana ne yapacağımı söyleme!
Ne yaptığımı, ona sakın söyleme!
Şimdi ne yapacağım, bana onu söyle!

Ya da sus. Bir şey söyleme… Nasılsa neye inandıysam ona inanmaya devam edeceğim. Öyle varlıklarız ki, inanmak istemediğimize bir başkasının inandığını görmeye bile tahammülümüz yok! Bu, evrenin ve insanın yaratılışından beri böyle. Savaşlar bunun için var! Ölümler, bunun için! Ve asla yapamayacağımızı sandığımız şeylerle, bir gün onları yapabileceğimizi bilmeden yaşıyoruz… Biz, tezatlardan beslenen, çelişkilerin varlıklarıyız! Tıpkı bir katili kan tutması gibi! Korkak olan, en akıl dışı şeyden bile korkunç gerçeklikler yaratıyor! İçindeki hevesin karnını doyurmaya kalkışan, düşünme yeteneğinden yoksun, kör ve sağır kalıyor!

İnsandım, korkaktım, hevesliydim ve yaşadığım yer dünyaydı! Yani kimse tarafından üstlenilmemiş bir suç olmam normal!

jale demi̇rdöğen 7 – normal
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 304

Evvel Zaman İçimde

Kimileri için zaman, bir pikabın iğnesidir.
Hatıralar da taş plaklar…
Çizik bir plak üstünde yürüyen iğne,
hep şarkının ağlattığı yerde takılır.
Akıl mazide kalır, şarkı darılır plağına…
Dargın şarkılar ise açık yaraları hiç durmadan kanatır.
Gün gelir, dursun diye kan, yeniden başlasın diye şarkı,
uç verir bir kurşunkalem umudun ortasından.
Ve kırdığı iğnenin yerini alır.
Artık takılmadan döner plak…
Şarkının sözleri baştan yazılır.

jale demi̇rdöğen 8 – evvel zaman i̇çimde
Yazar: Jale Demirdöğen
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 124

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz