1. Ana Sayfa
  2. Okuma Listeleri
  3. KİTAP, KİTAPÇILAR VE KÜTÜPHANELER HAKKINDA BİRBİRİNDEN GÜZEL KİTAPLAR

KİTAP, KİTAPÇILAR VE KÜTÜPHANELER HAKKINDA BİRBİRİNDEN GÜZEL KİTAPLAR


On Üçüncü Hikaye

Margaret, anne ve babasıyla beraber yaşayan içedönük ve yalnız bir genç kızdır. İçten içe, doğumuyla ilgili çeşitli şüpheler taşımakta ve bunu anne ya da babasıyla paylaşmamaktadır. Margaret’in tüm bu iç hesaplaşmalar içinde en büyük uğraşısı, ölen ünlü insanların biyografilerini yazmaktır. Sonunda, ünlü Vida Winter’dan aldığı bir davet mektubu hayatında yeni bir sayfa açar. Geçmişi karanlıklar ve çelişkilerle dolu olan kadın, Margaret’ten kendisinin biyografisini yazmasını ister. Vida ve Margaret’in geçmişlerine yaptıkları bu yolculuk, ikisinin de içindeki karanlığa ışık tutacaktır. İki kadın, peşlerini bırakmayan hayallerle boğuşarak sonunda kendi gerçeklerine ulaşırlar.

On Üçüncü Hikâye, gotik öykülerle dolu başarılı bir ilk roman çalışması.

“Bütün çocukların doğumları birer efsanedir ve bu evrensel bir özelliktir. Birinin kalbini, aklını ve ruhunu tanımak mı istiyorsunuz? Ona nasıl doğduğunu sorun. Size anlattıklarından gerçeği öğrenemeyecek, yalnızca hikâyeler dinleyeceksiniz.”

Vida Winter
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 1 – on üçüncü hikaye
Yazar: Diane Setterfield
Çevirmen: Candan Selman
Yayınevi: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 400

Huysuz Kitapçı Fikry’nin İnanılmaz Hikayesi

Karısı Nic’i trafik kazasında kaybetmiş, küçük bir adada sakin bir kitabevi işleten, tekdüze bir hayata sıkışmış bir adamdı A.J. Fikry. Hayatına anlam katan tek şey kitaplarıydı. Ta ki bir gün, sahip olduğu kitabevine küçük bir kız çocuğu bırakılana kadar…

Maya, gözlerinden zekâ fışkıran sevimli bir kız çocuğu. A.J.’nin hayatına girdiği günden itibaren onu neredeyse bambaşka bir adama dönüştüren bir sihirbaz. A.J., Maya ile birlikte yeniden sevmeye başlıyor; sevilmeyi, gülmeyi, bir başkası için üzülmeyi, ilişkiler için çaba sarf etmeyi yeniden öğreniyor. 

“Işık hızıyla okunacak, müthiş eğlenceli bir kitap.”

Library Journal Review

“Huysuz Kitapçı Fikry’nin İnanılmaz Hikâyesi bize yalnızlıktan nasıl kurtulacağımızı, empatiyi, sevme ve sevilme yetimizi, korumaya ve korunmaya duyduğumuz ihtiyacı hatırlatıyor. Gabrielle uzun süre kalbinizle yaşayacak, çok hareketli, sevgi dolu bir kurtuluş ve değişim hikâyesi anlatıyor.”

Garth Stein, Yağmurda Koşma Sanatı’nın yazarı

Bu romanda mizah, romantizm ve geçiciliğin dokunuşu var ama en çok da aşk var. Kitaplara duyulan aşk, kitapseverler ve bütün insanlık var. Harika! Bir oturuşta okudum.

Eowyn Ivey, Kardan Kız’ın yazarı
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 2 – huysuz kitapçı fikrynin i̇nanılmaz hikayesi
Yazar: Gabrielle Zevin
Çevirmen: Cemal Balcı Dila Balcı
Yayınevi: Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı: 299

Uzak Saatler

Uzak saatlerdeki sırlar gün yüzüne çıkmayı bekliyordu!

EdieBurchill, annesiyle hiçbir zaman çok yakın değildi. Bir gün, uzun zaman önce kaybolan, zarfında Milderhurst Kalesi’nden gönderildiği yazan bir mektup alınca, annesinden şüphelenmeye başladı. Kızından bile uzak duruşu eski bir sırrı gizliyordu belki, kim bilir?

Edie’nin annesi on üç yaşındayken Blythe ailesiyle birlikte yaşamaya, Milderhurst Kalesi’ne götürülmüştü. Buna karar veren ise gizemli bir kadın, JuniperBlythe’ti. Juniper, ikiz ablaları ve yazar babası Raymond’la birlikte yaşıyordu. Milderhurst Kalesi’ne gelir gelmez Edie’nin annesinin hayatında yeni bir sayfa açılmıştı.

Elli yıl sonra, annesinin sakladığı sırların peşinden koşan Edie de, Milderhurst Kalesi’nin ve tuhaf Blythe kardeşlerin çekimine kapılacaktı.

Edie, yıkık dökük kalenin içinde annesinin geçmişini araştırmaya başladığında Milderhurst Kalesi’nin taşları arasına gizlenmiş başka sırlar da ortaya çıkacaktı…

Ne. Ne zaman. Nerede. Nasıl. Niçin. Kim?

Her şey bir mektupla başladı. Uzun zaman önce kaybolan, yarım yüzyıldır bir evin karanlık tavan arasındaki posta kutusunda sahibini bekleyen bir mektupla…

ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 3 – uzak saatler
Yazar: Kate Morton
Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 672

Rüzgarın Gölgesi-Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı 1

Barselona şehrinin göbeğinde, maziye karışmış kitaplardan bir labirent: Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı. Daniel çocukken işte o kütüphaneden kendisine bir kitap seçer: Rüzgârın Gölgesi, yazarı Julián Carax. Yıllar sonra bir adam çıkagelir, ısrarla o kitabı istemektedir. Tek amacı, kitabın kalan tüm kopyalarını yakmaktır. Peki ama neden? Sahi, kitaplar neden yakılır? Aptallıktan, cehaletten, nefretten… siz seçin.

Daniel’in çocukluktan başlayan edebiyat merakı onu gerçeğin peşinde “şeytanca” karşılaşmaların içine sürükleyecektir.

“Otantik Gotik romanın 19. yüzyılda öldüğünü düşünen varsa, bu kitap fikrini değiştirecektir. Hikâye içinde hikâye barındıran gizli tuzaklarla örülü muhteşem bir roman… Romanın değerini anlayabilmeniz için gerçek bir romantik olmanız gerek, eğer öyleyse baş döndürücü bir okuma sizi bekliyor demektir.”

Stephen King

García Márquez, Umberto Eco ve Jorge Luis Borges, İspanyol yazar Carlos Ruiz Zafón’un yazdığı sihirli ve taşkın bir gösteride bir araya geliyorlar, tedirgin edici bir sezgi, kesinlikle müthiş.

New York Times

Popüler bir başyapıt, çağdaş bir klasik.

Daily Telegraph
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 4 – rüzgarın gölgesi unutulmuş kitaplar mezarlığı 1
Yazar: Carlos Ruiz Zafon
Çevirmen: İdil Dündar
Yayınevi: Kırmızı Kedi
Sayfa Sayısı: 592

Mürekkep ve Kemik

Kütüphanecinin ilk görevi, kitapları korumak ve savunmaktır. Bu, bazen kitaplar uğruna ölmeyi, bazen de başkalarının ölmesine neden olmayı gerektirir. Rachel Caine, nefesinizi kesecek yeni serisinde Büyük İskenderiye Kütüphanesi’nin zamana yenilmediği bir atmosferde tarihi yeniden yazıyor. Acımasız ve gücü sınırsız Büyük Kütüphane artık bütün şehirlerin yönetimini elinde tutuyor ve insanlarla paylaşılacak bilgi akışını yönetiyor. Simya sayesinde tarihin önemli eserleri anında insanlara ulaşabilirken kitaplara kişisel olarak sahip olmak kesinlikle yasak. Jess Brightwell, Kütüphane’nin önemine inansa da bilgisinin büyük kısmı, karaborsanın içindeki ailesinin ele geçirdiği yasa dışı kitaplardan geliyor. Ve babasının onu ajan olarak soktuğu Kütüphane’de aldığı eğitimin sonunda Jess’in sadakati sorgulanıyor. Arkadaşı dünyayı değiştirecek bir cihaz yaratıp farkında olmadan suçların en büyüğünü işleyince Jess, Büyük Kütüphane’yi yönetenlerin bilgiye insan hayatından daha çok önem verdiğini anlayacak. Ve çok geçmeden hem isyankârlar hem de kitaplar yanacak…

“Okurların daha fazlası için yalvaracağı yeni, büyülü bir seri.”

Deborah Harkness

“Her anı soluksuz bir macera. Büyük Kütüphane’nin ilk romanı, Açlık Oyunları serisinin heyecanı ile Harry Potter kitaplarının psikolojik öğelerini bir araya getiriyor.”

Booklist
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 5 – mürekkep ve kemik
Yazar: Rachel Caine
Çevirmen: Merve Cam
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 514

Sahipler

A.S. Byatt, bu romanı yazmaya nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “British Museum’da oturmuş, Coleridge uzmanı Kathleen Coburn’ün kart kataloğunun çevresinde dönüp duruşunu izliyordum; birden onun tüm hayatını bu ölmüş adama adadığını fark ettim. ‘Adam mı onun sahibi, yoksa o mu adamın?’ diye düşündüm. Sonra yaşayanlarla ölüler arasındaki ilişkileri anlatan, ‘Sahipler’ adında bir roman olabilir diye düşündüm. Ölmüş yazarların elyazmalarının ‘sahibi’ kimdir, sorusunu zihnimde evirip çevirdim; sonra ‘sahip olmanın’ cinsel ilişkiler için de kullanıldığını fark ettim. Ve aklıma biri modern diğeri de Victoria Çağı’nın ortalarından, birbirlerine kelimenin bütün bu anlamlarında sahip olan iki çift âşık fikri geldi.”

İlginizi Çekebilir:  FARKLI TARZLAR, DÜŞÜNDÜREN KİTAPLAR

Bu noktadan hareketle yazılan Sahipler, aynı anda hem edebiyat dünyasında bir dedektiflik sürecini hem de beklenmedik bir aşk hikâyesini entelektüel bir zekâyla örüyor. Victoria Çağı’ndaki iki şairin yaşamlarını araştıran iki genç akademisyen, ele geçirdikleri mektupların, günlüklerin, şiirlerin izini sürerek ve zamana karşı yarışarak, müthiş bir tutku, aldatma ve trajedi ağını ortaya çıkarıyorlar.

ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 6 – sahipler
Yazar: A. S. Byatt
Çevirmen: Rana Tekcan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 712

Hayalci

Yetim kütüphaneci Lazlo Strange’in en büyük korkusu, hayallerine ulaşamamaktı. Gizemli kayıp şehir Hıçkırık, beş yaşından beri Lazlo’nun düşlerini süslüyordu ama dünyayı gezip kayıp şehri bulabilmek için çok daha cesur ve bilgili olması gerekiyordu. Ancak beklenmedik bir fırsat doğdu ve Lazlo’nun yolu, Tanrıkatili denen ve efsanevi savaşçıları ile birlikte çıkagelen kahramanla kesişti. Hayalcinin bir karar vermesi gerekiyordu. Ya bu fırsata tutunacak ya da düşlerine sonsuza dek veda edecekti.

Hıçkırık’ta iki yüz yıl önce neler yaşanmıştı da gizemli şehir, dünyanın geri kalanından kopmuştu? Tanrıkatili, hangi tanrıyı katletmişti? Ve çözmeye çalıştığı büyük sorun neydi? Hepsinin cevabı Hıçkırık’ta yatıyordu. Ancak daha da büyük sırlarla birlikte. Lazlo’nun rüyalarına giren mavi tenli tanrıça da kayıp şehirdeydi. Lazlo, varlığından bile emin olmadığı bir kızı rüyalarında nasıl görebiliyordu? Ve bütün tanrılar öldüyse, kız neden bu kadar gerçek görünüyordu?

“En büyük, en cesur, en büyüleyici hayali buydu. Dünyanın öbür ucuna gidip gizemi kendisi çözmek istiyordu. Elbette böyle bir şey imkânsızdı. İyi de imkânsızlık hayalcinin hayal kurmasına engel miydi?”

ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 7 – hayalci
Yazar: Laini Taylor
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 594

24 Saat Açık Kitapçının Sırrı

Bu raflarda aradığınızı bulmanıza nasıl yardımcı olabilirim?

Ekonomik kriz yüzünden işinden olan Clay Jannon için her şey bu soruyla başlıyor. Kendini bir anda Bay Penumbra’nın 24 Saat Açık Kitapçısı’nda tezgâhtarlık yaparken bulan Clay, kısa sürede bu dükkânda bir gariplik olduğunu keşfeder. Zaten “24 Saat Açık Kitapçı” ne demek ki? Gecenin bir yarısı garip kitaplara “ihtiyaç” duyan müşterileriyle bu müşterilerin kaydını en küçük ayrıntısına kadar tutan Penumbra bir şeyler saklıyor olmalı. Tüm bu sorulara cevap arayan Clay (birazcık da arkadaşlarının yardımıyla) hayatını değiştirecek bir serüvene atılıyor. Tozlu kitaplarla son teknolojiyi bir araya getiren, bambaşka insanların yollarını kesiştiren bu serüven sonunda herkesi Penumbra’nın kitapçısından çok daha uzaklara götürüyor.

Peki, ya siz? Göründüğünden çok daha büyük bir sırrı çözmeye hazır mısınız?

18 ülkede 15 dile çevrilen sürükleyici bir hikâye.

“Sloan’ın kitabı, okuyucuyu gizli bir tarikat, yeraltı odaları, kara cübbeli müritler ve deşifre edilemeyen kitaplarla dolu yüksek tempolu bir maceraya sürüklüyor.”

New York Times

“Her şeyin San Fransisco’daki küçük bir kitapçıda başladığı eğlenceli bir gizem, aşk ve macera hikâyesi. Ölümsüzlüğün sırrını araştıran bir masal.”

Barnes & Noble

“Kahraman; anlatım tarzı, zekâsı, hazır cevaplılığı ve uyanıklığıyla kitabı sürükleyici kılıyor. Tıpkı yeni çıkan bir iPhone’un parlak ekranı gibi.”

Washington Post

“24 Saat Açık Kitapçının Sırrı, dijital devrimin getirdiği değişiklikleri merak eden herkes için okumaya değer bir kitap.”

Boston Globe
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 8 – 24 saat açık kitapçının sırrı
Yazar: Robin Sloan
Çevirmen: Zeynep Yedierler
Yayınevi: Trend Yayınevi
Sayfa Sayısı: 320

Tarihçi

Gerçeğe Hazırlıklı Olun: Drakula’nın Kötülükleri Hala Sürüyor Olabilir…

Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin karanlık sayfalarında gizli kalmış, akla hayale sığmayan bir kötülükle olan bağlantısına… Kazıklı Voyvoda… Drakula…

Modern dünya ile Kazıklı Voyvoda efsanesi arasında bir bağ olabilir mi? Drakula mitinin gerçekten var olma ve nesilden nesle geçerek günümüze kadar ulaşma ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları, Tarihçi’nin kahramanlarının manastırlardan tozlu arşivlere, İstanbul’dan Doğu Avrupa’ya kadar uzanan araştırmaları sonucu ortaya çıkacak.

Bir kadınsa sonuca tüm tarihçilerden daha fazla yaklaşacak ve Kazıklı Voyvoda-Drakula’nın tarihi güçlerini saklayıp korumak adına her şeyi göze alan düşmanların nefesini ensesinde hissederek; gizli metinleri, ortaçağdan kalan kumaşlara işlenmiş şifreleri, anlamsız gibi görünen işaretleri çözüp hem kendi geçmişinin sır perdesini aralayacak hem de şeytanın ta kendisiyle yüzleşecektir.

Heyecanın ve merakın, iyinin ve kötünün, gerçeğin ve fantazinin, dünün ve bugünün ikilemlerini ustalıkla harmanlayıp okuru tarihin içinde uzun soluklu bir yolculuğa çıkararak unutamayacağı bir deneyime sürükleyen Tarihçi’yle Elizabeth Kostova, Don Kişot’la başlayan ‘roman’ geleneğini sürdürüyor.
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 9 – tarihçi
Yazar: Elizabeth Kostova
Çevirmen: İdem Erman
Yayınevi: İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı: 648

Lavanta Odası

Hayatı yaşamaya değer kılan şey, özünde var olan güzelliktir ve acılar da bunun ayrılmaz bir parçasıdır…

Parisli kitapçı Jean Perdu hangi kitabın hangi acıyı çeken ruha iyi geleceğini anlama yeteneğine sahiptir. Bu nedenle “Edebiyat Eczanesi” adını verdiği kitap gemisinden ziyaretçileri hiç eksik olmaz. Ancak ne yazık ki kendi yaralarını kitaplarla saramamaktadır. Aradan yirmi bir yıl geçmiş olmasına rağmen, bir gece yarısı arkasında yalnızca bir mektup bırakarak ortadan kaybolan güzel sevgilisi Manon’u hâlâ özlemektedir. Fakat Perdu o mektubu okumaya hiçbir zaman cesaret edememiştir.

Beklenmedik bir şekilde hayatına giren bir yabancı, Perdu’nün yirmi yıllık uykusundan uyanarak gemisinin halatlarını çözmesine ve Fransa’nın güneyine, lavanta kokulu Provence’a doğru yola çıkmasına neden olur. Bu yolculukta ona son anda katılan genç bir yazar ve aşk acısı çeken Napolili bir aşçı eşlik edecektir. Perdu, Provence’a varınca kayıp aşkının hikâyesinin peşine düşerek geçmişinin gölgeleriyle savaşmaya başlayacak, mateme ve acılarına veda edip yeni bir aşka yelken açabilmesi için tırmanması gereken basamakları keşfedecektir. Hikâyelerin insanların hayatını değiştirebileceğine inanan herkes bu kitabı okumalı…

“Kumsalda okumak için muhteşem bir kitap… Son sayfaya geldiğimde yanaklarımdan yaşlar süzülüyordu. Keşke kapakta şöyle bir uyarı olsaydı diye düşündüm: ‘Dikkat: Gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz.’ Yine de iyi ki uyarı yapılmamış çünkü o zaman bu kitabı okumayabilirdim. Onu görmezden gelip harika bir hikâyeyi kaçırmış olabilirdim. Hayatı yaşamaya değer kılan şey, özünde var olan güzelliktir ve acılar da bunun ayrılmaz bir parçasıdır.”

Frauen-coaching.de

“Son derece sürükleyici ve çekici! Bütün duyularınızı baştan çıkaracak. Lavanta Odası’nı okuduktan sonra siz de gökyüzünde kendi yıldızınızı aramaya başlayacaksınız.”

Literaturmarkt.info

“Hayata ve aşkın gücüne dair muhteşem bir roman.”

Lebe-liebe-lache

“Kalplere iyi gelen bir hikâye…”

Grazia

“Hayata, aşka, umutsuzluğa ama hepsinden çok da umuda dair, büyüleyici bir hikâye!”

Who Weekly

“Nina George’un anlatım tarzı bütün duyuları harekete geçiriyor. Sonuç: Şiir etkisi yaratan büyüleyici bir aşk hikâyesi.”

Schweriner Zeitung

“İnsanın ruhuna işleyen bir kitap olduğu için acele etmeden okunmalı. Uzun zamandır bu kadar güzel bir sürprizle karşılaşmamıştım! Bu kitabı kesinlikle okumalısınız!”

Blog Literatur-diskussion
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 10 – lavanta odası
Yazar: Nina George
Çevirmen: Regaip Minareci
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 360

Kitap Hırsızı

“Yılın en çok beklenen kitabı. Olağanüstü… gerçekten muhteşem!”

Publishers Weekly

“Merak uyandıran, hayat dolu ve son derece ustalıkla yazılmış, nefes kesen bir roman; aynı zamanda harikulade ve sürükleyici.”

The Guardian

“Hayatınızı böylesine derinden etkileyen başka bir kitaba daha rastlamamışsınızdır. Muhteşem!”

GoodReads

“Bu unutulmaz hikâye kalbinizi çalacak!”

The New York Times

“Güzel, felsefi bir yanı da bulunan sürükleyici bir roman… Herkes okumalı!”

Kirkus Reviews

“Markus Zusak, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü… tek kelimeyle harika bir kitap.”

The Wall Street Journal
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 11 – kitap hırsızı
Yazar: Markus Zusak
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 574

Fahrenheit 451

Hugo En İyi Roman Ödülü

İlginizi Çekebilir:  20 Atmosferik Gotik Roman

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.”

Margaret Atwood

“Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.”

Neil Gaiman
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 12 – fahrenheit 451
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Dost Körpe
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 280

Kül Dağı’ndaki Kütüphane

“Cehennemden kaçmanın tek gerçek yolu onu fethetmektir.”

Kayıp bir Tanrı.

Evrenin sırlarını gizleyen bir kütüphane.

İnsanlığını yitirdiğini fark edemeyecek kadar meşgul bir kadın.

Carolyn, evrene dair her türlü bilgiyi barındıran, Baba adında gizemli bir adamın mutlak yönetimindeki Kütüphane’yi mesken tutmuş, her biri farklı konulara hâkim on iki kütüphaneciden biridir. Kendisi tarafından evlat edinildikleri günden beri Baba’nın korumasında sorumlusu oldukları konuları öğrenen bu on iki kişi bir gün açıklanamayan bir şekilde Baba’nın ortadan kaybolması sonucunda ne yapacaklarını şaşırırlar. Son altmış bin yıldır dünyayı gizlice yöneten Baba’nın ölmüş olması ihtimali, güçlü rakipler arasında bir mücadeleye sebep olur.

Kül Dağı’ndaki Kütüphane, tanrı olmayı öğrenen bir kadının yitirdiği insanlığını geri kazanması üzerine tuhaf, korkunç ama dokunaklı bir hikâye anlatıyor.

“Fantastik edebiyatın en yeni yeteneğinden benzersiz bir roman.”

Wall Street Journal

“Neil Gaiman’ın korku ve fantazi anlatılarına kafa tutuyor.”

Library Journal (starred)

“Josh Malerman’ın Kafes’inden beri okuduğum en iyi çıkış kitabı.”

Porter Anderson, CNN

“Dünyayı alt üst eden bir gücün ve intikamın muhteşem hikâyesi. Özgün, sürükleyici, rahatsız edici ve zarif.”

Kirkus (starred)

“Birinci sınıf bir roman… Zulüm ve dünyanın sonu üzerine destansı, çekici ve esrarlı bir fantazi. Elinizden bırakamayacaksınız.”

Cory Doctorow, New York Times çoksatan yazarı

“Okuduğum en sıradışı fantastik kitap. Hawkins çok büyük fikirleri, kuvvetli bir hayal gücü, derinlikli karakterler ve beklenmedik, çarpıcı bir sonla ustaca bir araya getiriyor. “

Nancy Kress, Hugo ve Nebula ödüllü yazar

“Eğlenceli, korku verici ve yaratıcı. Ne olacağını tahmin ettiğiniz her an, sizi beklenmedik yerlere sürükleyen türden bir roman.”

David Wong, New York Times çoksatan yazarı
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 13 – kül dağındaki kütüphane
Yazar: Scott Hawkins
Çevirmen: M. Boran Evren
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 432

Kitapları Fazla Seven Adam

Gerçek bir suç hikâyesinin, insanların kitaplarla kurduğu samimi, karmaşık ve bazen de tehlikeli ilişkinin, nadir kitap dünyasının ve bu kitapları satan, biriktiren ve çalan insanların öyküsü.

Pişmanlık nedir bilmeyen kitap hırsızı Gilkey, ülkenin dört bir yanındaki kitapçılardan bir servet değerinde nadir kitaplar çalmıştır. Ancak çoğu hırsız para kazanma amaçlı hırsızlık yaparken, Gilkey bir sevgi uğruna çalar: kitap sevgisi. Kendini göreve adamış ‘bibliyohafiye’ Ken Sanders da onu yakalama konusunda belki de Gilkey kadar takıntılıdır. Bu ilginç kedi-fare öyküsünü merak, sezgi ve mizah unsurlarıyla harmanlayan Allison Hoover Bartlett, okuyucuyu kitaplara karşı beslenen fanatik şehvet dünyasının derinliklerine daldırıyor ve insanları sevdikleri bir kitabı ele geçirmek için her yolu mübah görmeye neyin ittiğini inceliyor.

“İlgi uyandırıcı bir gerçek suç öyküsü. “

The Washington Post

“Kitapları Fazla Seven Adam, tatlı kaçık bir üçkâğıtçının çevirdiği kredi kartı sahtekârlıklarının sürükleyici öyküsü ama aynı zamanda koleksiyon yapma dürtüsüne dair bir meditasyon ve antika kitap satıcılarının gösterişli ve birbirine sıkı sıkı bağlı dünyasının muhteşem bir tanıtımı. “

-Michael Dirda, Pulitzer ödüllü eleştirmen; Classics for Pleasure ve An Open Book kitaplarının yazarı-

“Kitaplara duyulan sevginin bazen öldüren cazibeye dönüşebildiği tuhaf, takıntılı bir dünyaya büyüleyici bir yolculuk. “

Simon Worall, The Poet and the Murderer kitabının yazarı

“Bartlett’in kitabı, kitapların meditasyon ve arzu nesnesi, hatıraların mihenk taşı ve neredeyse sihirli güçler taşıyan muskalar oldukları bir dünyayı didik didik araştırıyor.”

The Boston Globe

“Bibliyofillik/bibliyomani dünyasına yaptığı muhteşem katkıdan ötürü Allison Bartlett’e şapka çıkarıyoruz. John Gilkey ile ‘bibliyohafiye’ Ken Sanders’ın hikâyesi, mutlaka anlatılması gereken bir hikâyeymiş; Bartlett de bunu zarafetle ve sağlam bir biçimde yapmış. Gerçekten çok başarılı.”

Nicholas A. Basbanes, A Gentle Madness kitabının yazarı
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 14 – kitapları fazla seven adam
Yazar: Allison Hoover Bartlett
Çevirmen: Seda Çıngay
Yayınevi: Paloma Yayınevi
Sayfa Sayısı: 208

Kitaplık

Kitaplarınız evinizin hangi kısmında? Neye göre sınıflandırıyorsunuz kitaplarınızı? Başkalarının veya büyük kurumların kitapları nasıl düzenlediğine hiç dikkat ettiniz mi peki? Bu soruları cevaplarken başvuracağımız temel bir nesne var ki o da kitaplık. Buna benzer suallerin insanlık tarihi boyunca hep sorulageldiğini belirten antropolog ve tarihçi Lydia Pyne, “ince şeylerin hatırını gözetmeye çalışan” minima kurgudışı dizimizin ilk kitabı olan Kitaplık’ta, okuma kültürünün maddi bir nesnesi olarak kitaplık aracılığıyla bizi kısa bir gezintiye çıkarıyor. Antik Roma dünyasından başlayarak Ortaçağ katedrallerindeki zincirli kitaplıklara, 20. yüzyıl başında New York’ta inşa edilen muazzam halk kütüphanesinin devasa raflıklarından günümüzde pek çoğumuzun evine girmiş çeşitli tarzdaki kişisel kitaplıklara kadar uzanan geniş bir sahayı ele alan Pyne, bu anlatısını edebiyattan örnekler ve ilginç anekdotlarla zenginleştiriyor. Kitaplığın sadece saklamaya, tutmaya yarayan bir nesne olmadığını, hayata dair bakış açımızı ve değerlerimizi de yansıttığını, zaman içinde biçimsel olarak evrilen bir araç olduğunu anlatıyor. Dijital aygıtların ve kaynakların yaygınlaşmasına rağmen, gerek bir mecaz gerek somut bir nesne olarak önemini devam ettiren kitaplık üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi.

İlginizi Çekebilir:  AZRA KOHEN - GÖR BENİ: TAVSİYE EDİLEN MÜZİK, FİLM VE KİTAPLAR

Yalnızca kitap kültürüne ve tarihine merak salan tutkunların değil, kitap okuyan herkesin sayfalarını ilgiyle karıştıracağı, kitapla kurduğu ilişkiyi düşünmek için faydalanabileceği bir çalışma bu. Kitaplık’ı okuduktan sonra onları sakladığınız yerlere, yani kitaplıklara farklı bir gözle bakacaksınız.

ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 15 – kitaplık
Yazar: Lydia Pyne
Çevirmen: Ümid Gurbanov
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 120

Efsunlu Koru

On yedi yaşındaki Alice’in hayatı annesiyle birlikte yollarda geçer ve kötü talih peşlerini bırakmaz. Alice’in anneannesi ise Efsunlu Koru adlı tuhaf bir yerde yaşayan, karanlık peri masallarıyla tanınan bir yazardır. Anneannesinin ölüm haberinin ardından annesinin de ortadan kaybolmasıyla Alice, hem acı gerçeklerden hem de ürkütücü masallardan oluşan kapkaranlık bir dünyayı karşısında bulup asıl kimliğini arayacağı bir yolculuğa çıkar.

Alice, anneannesinin fanatik hayranlarına mesafeli yaklaşsa da, onlardan biri olan okul arkadaşı Ellery Finch’le bir kaderi paylaşır, annesine kavuşmak için yola onunla birlikte çıkıp Efsunlu Koru’nun gizemli diyarlarına adım atar. Peri masalları sadece kitap sayfalarından ibaret değildir…

“Efsunlu Koru beni bütün ürperticiliğiyle tamamen içine çekti ve sürprizleriyle hazırlıksız yakaladı!”

Kristin Cashore, Yedi Krallık Üçlemesi’nin yazarı

“Kesinlikle baş döndürücü, büyülü ve hünerli. Melissa Albert’a şapka çıkarıyorum.”

Karen McManus, Birimiz Yalan Söylüyor’un yazarı

“Efsunlu Koru beni bütün gece uyutmadı. Işıkları açtım, yatağıma uzandım ve örtüleri üstüme çekip sayfaların arasındaki o karanlık ve büyülü dünyaya dalarak kendimi tamamen kaybettim. Yıllardır okuduğum en iyi kitaplardan biri.”

Jennifer Niven, Hayatın Kıyısında ve Tut ki Seni Seviyorum’un yazarı

“Karanlık ve büyüleyici. Yıllardır okuduğum en özgün kitaplardan biri. Efsunlu Koru kesinlikle klasikler arasında yerini alacak.”

Kami Garcia, Muhteşem Yaratıklar’ın yazarı
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 16 – efsunlu koru
Yazar: Melissa Albert
Çevirmen: M. Boran Evren
Yayınevi: Çınar Yayınları
Sayfa Sayısı: 384

Kayıp Şeyler Kitabı

‘Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir.’

On iki yaşındaki David, çatı katındaki odasında, kaybettiği annesinin yasını tutuyor. Kızgın ve yalnız bir halde olan David sadece raflarındaki kitaplarla dostluk kuruyor. Fakat bu kitaplar, karanlıkta David ile fısıltıyla konuşmaya başlıyor ve David, sevgili annesinin çok sevdiği mitlere ve peri masallarına sığındıkça gerçek dünyanın ve hayal dünyasının birbiri içinde erimeye başladığını fark ediyor. Çarpık Adam dudaklarında dalgacı bir tebessümle geldiğinde, gizemli bir bilmece gibi şifreli bir şeyler söylüyor: “Hoş geldiniz Majesteleri. Yeni kralımıza selamlar olsun.”

Avrupa’da savaş devam ederken, David ölümcül bir hızla hem kendi hayalinin ürünü olan hem de ürkünç bir gerçeklik taşıyan bir diyarın içine çekiliyor. Bu diyar, David’in kendi dünyasının mitler, masallar, kurtlar ve kurtlardan daha beter kurtlar ile dolu korkunç bir yansıması ve kendi sırlarını gizemli bir efsanevi kitapta saklayan silik bir kral tarafından yönetiliyor.

ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 17 – kayıp şeyler kitabı
Yazar: John Connolly
Çevirmen: Zeynep Ünalan
Yayınevi: Hyperion Kitap
Sayfa Sayısı: 440

Kader Kitabı

“Belki de bir daha asla bu kadar eski ve içinde beni fısıldayan bir kitaba dokunamayacağım…”

Simon Watson, ailesinden kalma sahil evinde yaşayan bir kütüphanecidir. Annesi, o henüz yedi yaşındayken hayatını kaybetmiş, babası da annesinin ölümünden bir süre sonra ölmüştür. Kız kardeşi Enola ise annesi gibi tarot okuyuculuğu yapmak için ağabeyini terk etmiştir.

Gelgelelim, genç adamın hayatı Martin adında yaşlı bir kütüphanecinin gönderdiği, elyazması eski bir kitapla değişir. İki yüz yıl önce gezici bir sirkin sahibi olan Peabody adlı bir adamın izlenimlerini barındıran bu kitabın içinde Simon’ın büyükannesinin ismi geçmektedir.

Simon kitapta yer alan isimlerin ve onların akıbetinin peşine düşerek ailesindeki kadınların aynı lanetli sonu paylaştığını fark eder. Kız kardeşinin de tehlikede olduğu korkusuna kapılan Simon, ailesinin kaderine işleyen bu laneti ortadan kaldırmanın yolunu bulabilecek midir?

“Aile, yalnız bireyler gibi toplumsal gerçekçi romanlarda bulunacak türden temaların merak, gizem ve fantastik öğelerle buluştuğu olağanüstü bir roman.”

Entertainment Weekly

“Yüz yıllar öncesinden başlayıp günümüze dek uzanan esrarengiz ve bir o kadar trajik bir hikâyenin ustaca kurgulanışına hayran kalacaksınız.”

The Daily American

“Erika Swyler’ın kaleminde hayat bulan Kader Kitabı’nı ‘nefesinizi tutarak’ okuyacaksınız.”

Library Journal
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 18 – kader kitabı
Yazar: Erika Swyler
Çevirmen: A. Deniz Topaktaş
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 448

Edebiyat ve Patates Turtası Derneği

Alman işgali altındaki Guernsey adasının olağanüstü hikâyesi ve ismi kadar sıra dışı bir dernek.

Ocak 1946: Londra İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinden çıkmakta ve yazar Juliet Ashton yeni bir kitap konusu aramaktadır. Aradığı konuyu Guernsey adasının yerlisi olan ve Juliet’in ismine bir Charles Lamb kitabının içinde rastlayan tanımadığı bir adamın mektubunda bulacağını kim tahmin edebilir…

“Kitaplar ve onları sevenler için bir zafer şarkısı.”

The Washington Post

“Benzersiz bir aşk hikâyesi!”

The Charlotte Observer

“En son ne zaman bu kadar zekice ve zevkli bir roman okuduğumu hatırlamıyorum.”

Elizabeth Gilbert, Ye, Dua Et, Sev’in yazarı

“Sıcak ve duygusal olarak neşelendirici bir hikâye… kitap grupları için ideal bir seçim.”

St. Petersburg Times

“Büyüleyici… zekice… canlı ve dokunaklı.”

Publisheres Weekly
ki̇tap, ki̇tapçilar ve kütüphaneler hakkinda bi̇rbi̇ri̇nden güzel ki̇taplar 19 – edebiyat ve patates turtası derneği
Yazar: Mary Ann Shaffer, Annie Barrows
Çevirmen: Fazıl Şimşek
Yayınevi: Salon Yayınları
Sayfa Sayısı: 304

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz