İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Okuma Listeleri
  3. OKUMA LİSTESİ: YALNIZLIK

OKUMA LİSTESİ: YALNIZLIK

featured

Silas Marner

Yıllar önce, haksız yere hırsızlıkla suçlanarak Kilise cemaatinden kovulan dokumacı Silas Marner, gönüllü sürgün olarak Raveloe köyüne yerleşir. Köy halkıyla görüşmeyen, özel yaşamını sır gibi saklayan dokumacı için hayat, sabahtan akşama kadar tezgâhı başında çalışmaktan ve kazandığı paraları biriktirmekten ibarettir. Ama günün birinde altınlarının çalınması ve çok kısa bir süre sonra da evinin yakınlarında annesi ölen bir bebeğin emekleyerek kapısına gelmesiyle yaşamı ve dünyaya bakışı tamamen değişir. Bu arada, Silas Marner’ın ve bebeğin yolları, köyün en güçlü, en varlıklı adamının oğluyla çakışacaktır.

Yazar George Eliot’un bütün romanları içinde en sevdiği eser olan Silas Marner, içerdiği mizah, güçlü simgeler ve toplumsal eleştiri öğeleriyle kırsal kesimin yaşamını duyarlı, ama duygusal olmayan bir ustalıkla aktarıyor.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 1 – silas marner
Yazar: George Eliot
Çevirmen: Cem Alpan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 248

Açlık

Norveçli büyük romancı Knut Hamsun’un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük romanı Açlık’tır. Ünlü bir yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşurken, bir yanda da açlıkla pençeleşen bir gencin, gerçekten duygulandırıcı öyküsü olan bu kitap, dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılmaktadır. Behçet Necatigil’in usta kaleminden, örnek bir çeviri okuyacaksınız bu ciltte.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 2 – açlık e1588008447944
Yazar: Knut Hamsun
Çevirmen: Behçet Necatigil
Yayınevi: Varlık Yayınları
Sayfa Sayısı: 160

Wittgenstein’in Metresi

Dünya nedir? David Markson, Wittgenstein’ın bu sorusuna, elli dört kez reddedilen fakat sonra bir “kült”e dönüşen romanı Wittgenstein’ın Metresi’nde kurduğu “yeni bir dünya” ile cevap veriyor. Anlatıcı dışında bir insan yoktur bu dünyada. Fakat ikinci bir insanın olmaması, orada hiç kimsenin olmadığı anlamına gelmez: Filozoflar, yazarlar, ressamlar, müzisyenlerden oluşan kalabalık bir nüfusa sahiptir. Onların yapıtları, yaşamları ve dedikodularıyla tıka basa doludur. Sanatla dolu bir bilinçten süzülen ve “dünyadan arındırılmış bir dünya”dır burası.

“Wittgenstein’ın Metresi’nde, Markson’ın tüm romanlarındaki dramatik etkinliklerden az sayıda bulunur: (En basit düzeyde) yeryüzündeki son kişiymiş gibi görünen Kate adındaki kadının ipe sapa gelmez düşüncelere dalması. Buna rağmen roman çok sayıda entelektüel etkinlik içerir: (Yine aynı düzeyde) edebiyattaki en derin epistemolojik araştırmalardan biridir ve Wittgenstein’ın ‘Felsefe, aklımızın dil aracılığıyla büyülenmesine karşı yapılan bir savaştır,’ şeklindeki önermesine dair bildiğim en iyi kurgusal açıklamadır.”

Steven Moore

“Deneysel kurgunun bu ülkedeki zirve noktası…”

David Foster Wallace

“Bunu okuyan kişi, dünyayı eskisi gibi göremez artık.”

Ann Beattie
okuma li̇stesi̇: yalnizlik 3 – wittgensteinin metresi
Yazar: David Markson
Çevirmen: Pelin Angı, Suat Kemal Angı
Yayınevi: Jaguar Kitap
Sayfa Sayısı: 280

Frankenstein

Mary Shelley’nin yarı uyanık halde gördüğü bir kabustan esinlenerek yazdığı Frankenstein, Lord Byron’la girdikleri bir iddia sonucu kısa bir korku hikayesi olarak ortaya çıktı. Ardından, Percy Shelley’nin ısrarlarıyla roman haline getirildi.

Genç bir kimya öğrencisi olan Victor Frankenstein’ın yaratılışın kökenlerine duyduğu ilgi çocukluk yıllarında başlar. Adeta bir esrime halinde, ölü bedenlerden bir araya getirerek yarattığı “Canavar”ı gördüğü anda tiksinti ve dehşet duyguları içinde laboratuvarını terk eder. Bir ömür yaratıcısının peşinde dolaşacak olan “Canavar” içine düştüğü korkunç yalnızlık nedeniyle intikam duygularıyla dolar.

Bunun bedeli art arda yaşanan cinayetlerle ödenirken, iyi ve kötü arasındaki ayrım neredeyse kaybolacaktır.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 4 – frankenstein e1588346211538
Yazar: Mary Shelley
Çevirmen: Elif Özsayar
Yayınevi: Alfa Yayınları
Sayfa Sayısı: 305

Son İnsan

Gotik edebiyat alanı, kadın yazarların sivrildiği bir türdür. Bazı eleştirmenler bu olguyu kadın yazarların özel yaşamlarında babalarından, sevgililerinden ve kocalarından gördükleri baskı, taciz ve zulümden etkilenmelerine bağlarlar. Mary Shelley de 1826’da yayımlanan Son İnsan romanıyla gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın ilk modern örneğini veren ve bu türün önde gelen yazarı oldu. Vahiy ya da gelecekle ilgili sırların aydınlığa kavuşturulması anlamındaki apokalips sözcüğünden türemiş olan apokaliptik kurgu, salgın hastalık, nükleer savaş, sibernetik ayaklanma, doğaüstü olaylar, ekolojik felaketler ya da başka afetler yüzünden uygarlığın sonunun gelmesini irdeler.

Son İnsan, bugün sıradan sayılacak kadar yaygınlaşmış bir konuyu, insanlığın yok oluşunu ele alan ilk büyük romandır. Shelley, bir salgının Batı dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin akıcı üslubuyla dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterler kısmen ya da tamamen Shelley’nin çevresindeki kişilerden esinlenmiştir. Örneğin doğal bir cennet arayışı içinde tanıdıklarını peşinden sürükleyen Adrian, yazarın eşi Percy Bysshe Shelley’nin kurgulanmış portresidir. Yunanlılarla savaşmak için İngiltere’den yola çıkan ve İstanbul’da ölen Lord Raymond ise Lord Byron’ın yaşamından esinlenmiştir. Roman, yazarın “seçkinler” diye adlandırdığı çevresini kaybetmekten duyduğu acıyı ve dünyanın anlamsızlığını, bireyin tarihi yönlendirme gücünden yoksun oluşunu da dile getirir. Shelley günlüğünde “son insan”dan “alter ego’m, ikinci benliğim, yoldaşlarımın benden önce ölmesiyle sevgili bir gruptan geri kalan yadigâr” olarak söz eder.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 5 – son i̇nsan
Yazar: Mary Shelley
Çevirmen: Belkıs Korkmaz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 400

Pedro Paramo

Her yolu kullanarak istediği her şeyi elde eden toprak ağası, kötülüğün ta kendisi Pedro Paramo… Ölüm döşeğindeki annesinin -Marquez’in Macondo’suna esin kaynağı olacak- hayaletli köy Comala’ya babasını aramaya gönderdiği Juan Preciado… Pedro Paramo’nun çocukluk aşkı, bütün ömrünce tutkuyla sevdiği Susanna San Juan…

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 6 – pedro paramo
Yazar: Juan Rulfo
Çevirmen: Süleyman Doğru
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 132

Sarı Duvar Kağıdı

Feminist bilinçle yazan Amerikalı ilk yazar olarak kabul edilen, Kadınlar Ülkesi’nin yazarı Charlotte Perkins Gilman, “Sarı Duvar Kağıdı”nda eşiyle birlikte, kendisinin “perili ev” diye tanımladığı bir malikâneye taşınan ve odasındaki sarı duvar kağıdını saplantı haline getiren isimsiz kadın karakterinin başından geçen gerilimli bir öyküyü anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, delilik, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri tüyler ürperten bir hayalet hikâyesiyle birleştiren “Sarı Duvar Kağıdı”, yazıldığı günden beri en çok tartışılan ve incelenen korku eserlerinden.

“Sarı Duvar Kağıdı, yazılmış en güzel ve en güçlü korku öykülerinden biri.”

Alan Ryan
okuma li̇stesi̇: yalnizlik 7 – sarı duvar kağıdı
Yazar: Charlotte Perkins Gilman
Çevirmen: Sevda Deniz Karali
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

Yalnız Şehir

Anlamaya başlamıştım, yalnızlık kalabalık bir yerdi: Kendi içinde bir şehirdi. Ve biri bir şehirde yaşamaya başladı mı ilk başlayacağı nokta kaybolmak olur. Zamanla kafanızda bir harita oluşmaya başlar, sevdiğiniz yerler ve tercih ettiğiniz yollardan oluşan bir koleksiyon: Başka bir kişinin asla kopyasını çıkaramayacağı ya da çoğaltamayacağı bir labirent. O yıllarda inşa etmekte olduğum ve şimdilerde de devam etmekte olan şey bir yalnızlık haritası… Yalnız olmak ne demekti ve bu yalnızlık insanların hayatlarında nasıl işlev görüyordu anlamak istedim. Anlayayım ki sanat ile yalnızlık arasındaki karmaşık ilişkinin şemasını çıkarmaya teşebbüs edebileyim.

Olivia Laing, New York’ta, gizlenmenin ve göz önünde olmanın aynı anda mümkün olduğu o koca şehirdeki yalnızlık günlerinde, her biri yalnızlığı ve dışlanmışlığı farklı biçimlerde deneyimlemiş ve bunu eserlerine yansıtmış sanatçıların izini sürüyor. Yalnızlığın –tam da her türlü iletişim aracına sahip olduğumuz bir çağda temas etmeye olan korkumuzla nasıl çoğaldığını keşfediyor. Ve New York gibi şehirlerde yaşamanın kendine özgü bir yalnızlık hissi doğurduğunu…

Laing, aralarında Andy Warhol, Henry Darger, David Wojnarowicz ve Edward Hopper’ın bulunduğu “yalnızlık sanatını” iskân edinmiş sanatçıların yaşamları ve yapıtlarıyla kendi deneyimlerini bir araya getiriyor. Laing’e göre “yalnızlık bir şehir” ve orada yaşamı düzenleyen hiçbir kural yok. Yalnız Şehir’in hepimize öğrettiği bir şey varsa o da yalnızlığın utanılacak bir şey olmadığı ve hislerimizi yaşamak için “bir avuç zamanımız” olduğu.

“Zekâ dolu, tutkulu, acımasız ve esaslı bir kitap. Olivia Laing yalnızlığın köklerini, ürkütücü sonuçlarını ve sanatla olan karmaşık ama güzel ilişkilerini korkusuzca takip edip çarpıcı, dokunaklı ve büyüleyici bir eser ortaya çıkarmış.”

Helen Macdonald
okuma li̇stesi̇: yalnizlik 8 – yalnız şehir
Yazar: Olivia Laing
Çevirmen: Gizem Gözde Uçar
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 304

Yalnız Bir Avcıdır Yürek

Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Carson McCullers’ın otobiyografik öğeler taşıyan ilk romanıdır. Sadece karamsar bir varoluş düşüncesinin yansıdığı derin bir duyarlığın romanı değil, yazıya geçirilmiş içli ve tedirgin bir müzik parçasıdır. 1930’lu yıllarda ABD’nin küçük ve kasvetli bir Güney kasabasında yaşayan sağır bir kuyumcu, bir genç kız, siyahi bir doktor, bir lokantacı ve aykırı bir gezgin işçinin ayrı sesler olarak yankılanan öyküleri birleşip romanın temel yapısını oluşturur.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 9 – yalnız bir avcıdır yürek
Yazar: Carson mc cullers
Çevirmen: Mehmet H. Doğan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 392

İmkansızın Şarkısı

Bir yolculuk sırasında Beatles’ın “Norwegian Wood” adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo’da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. “İmkânsızın Şarkısı” yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı HARUKİ Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami’yi dünyaya tanıtan roman “İmkânsızın Şarkısı”.

1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen “İmkânsızın Şarkısı”nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı… Ama diğer yanda da yoğun duygular var… İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.

okuma li̇stesi̇: yalnizlik 10 – mkansızın şarkısı e1588347069858
Yazar: Haruki Murakami
Çevirmen: Hüseyin Can Erkin
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 352

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın

11 Eylül’de babasını kaybeden Oskar, birkaç sene sonra mavi bir vazonun içinde bir anahtar bulur. Anahtar babasına aittir ait olmasına da, New York şehrindeki 162 milyon kilitten hangisini açmaktadır?

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, kayıplara, arayışlara, insan ilişkilerine, yalnızlığa, kalabalıklara, acıya ve coşkuya, içinde yaşadığımız şehirlerin labirentlerine, asla adresine ulaşamayan mektuplara, gece yarısı anlatılan masallara, rüyalara ve gerçeklere, söylenen ve asla söylenememiş sözlere dair çarpıcı, eğlenceli, sürprizli ve birazcık da sihirli bir roman.

“Göz kamaştırıcı fikirlerle dolu, zeka fışkıran bir roman.”

The New York Times

“Foer okurun elini insanlığın ve insan ilişkilerinin üstün güzelliğinin tam kalbine yerleştiriyor. Okuyun, hayatın nabzını hissedeceksiniz.”

Philadelphia Inquirer
okuma li̇stesi̇: yalnizlik 11 – aşırı gürültülü ve i̇nanılmaz yakın
Yazar: Jonathan Safran Foer
Çevirmen: Algan Sezgintüredi
Yayınevi: Siren Yayınları
Sayfa Sayısı: 400

Bağımsızlık Yolu

20. yüzyıl Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri kabul edilen Bağımsızlık Yolu, bir banliyö kasabasında yaşayan, iki çocuklu genç Frank ve April Wheeler çiftinin hikâyesi.

Banliyö hayatından bunalan ve burada yaşayan insanlardan farklı olduklarına inanan Wheeler’lar, Paris’e gitme hayalleri kurmaya başlar. Ancak hayallerle gerçekler arasındaki mesafeyi aşmanın o kadar kolay olmadığı anlaşılacak, April’ın hapsolduğu hayattan kurtulma çabaları yavaşça trajediye doğru evrilecektir.

Hüsranla biten Amerikan rüyasının usta yazarı Richard Yates, mutlu görünen evlerin içindeki yalnızlıkları, tekdüze hafta içlerini izleyen gerilimli hafta sonlarını, hem gürültülü hem sessiz kavgaları keskin bir gerçekçilikle anlatıyor.

“Benim zamanımın Muhteşem Gatsby’si… Kuşağıma mensup yazarlardan çıkmış en iyi kitaplardan biri.”

Kurt Vonnegut
okuma li̇stesi̇: yalnizlik 12 – bağımsızlık yolu
Yazar: Richard Yates
Çevirmen: Esra Birkan
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 272

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz