İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yazarlar
  3. RAY BRADBURY: HAYATI VE KİTAPLIĞI

RAY BRADBURY: HAYATI VE KİTAPLIĞI


Defalarca sinemaya vetiyatroya aktarılmış olan ünlü kara-ütopya romanı Fahrenheit 451 ile ünlü olan Amerika’lı bilimkurgu,fantezi ve korku yazarı. Something Wicked This Way Comes, Fahrenheit 451 gibi romanları ile tanınsa da Bradbury çağımızın en üretken yazarlarından birisidir; 50’nin üzerinde antalojide öyküleri yayınlanmış, 20’den fazla tiyatro oyunu, onlarca çocuk edebiyatı,kurgu-dışı hikaye ve t.v. senaryosu kaleme almış olan yazar, 400’ün üzerinde kısa roman ve kısa öykünün kapağına adını yazmıştır. 

Raymond Douglas Bradbury, 22 Ağustos 1920 tarihinde,Waukegan, Illinois, A.B.D.’de dünyaya geldi. İsveç göçmeni bir anne ve telefon hatları çekerek geçimini sağlayan bir babanın oğlu olan Bradbury, gençlik yıllarının çoğunu Waukegan’da bulunan Carnegie Kütüphanesi’nde geçirdi.

Kütüphaneleri çok seven yazar, her gün saatlerini orada geçirirken, bir yandan da ileri ki yıllarda yazacağı romanların temellerini atıyordu. 1934 yılında, henüz 13 yaşındayken, ailesinin Los Angeles’a taşınması nedeniyle Waukegan’dan kopan Bradbury, Los Angeles Lisesi’ne kayıt oldu ve 1938 yılında bu okulu başarıyla bitirdi. Çok iyi bir öğrenci olmasına rağmen üniversiteye kayn yerine gazete satmayı tercih etti.

Beni kütüphane yetiştirdi.Kolej ya da üniversite gibi kavramlara inanmıyorum. Kütüphaneleri seviyorum çünkü çoğu öğrenci üniversiteleri karşılayacak maddi olanaklara sahip değil.Liseden mezun olduğumda depresyonun kenarındaydım ve hiç param yoktu; ben de 10 yıl boyunca haftanın 3 günü kütüphaneye giderek kendimi geliştirdim.

Flash Gordon ve Buck Rogers gibi erken dönem bilimkurgu kahramanlarından büyük oranda etkilenen Bradbury, 1938 yılından itibaren yazdığı öyküleri fanzinlere satarak para kazanmaya başlamıştı. Los Angeles Bilimkurgu Cemiyeti’ne katılan yazar, Robert A. HeinleinFredric Brown ve Jack Williamson gibi ustalarda orada tanıştı.

1938 yılında Imagination! Adlı fan dergisinde Hollerbochen’s Dilemma adını taşıyan ilk öyküsünü yayınlamayı başaran Bradbury, 1939 yılında ise Futuria Fantasia adını taşına bir dergiyi yayınlamaya başladı. Sadece 4 sayı çıkan ve her biri 100’er kopya olarak hazırlanan Futuria Fantasia kısa ömürlü olduysa da, yazarın önünü açması açısından faydası tartışılmazdı.

Bradbury 1941 yılında Pendulum adlı kısa hikayesini Super Science Stories dergisine 15 dolar karşılığında satmayı başardı; bu yazarın edebi yeteneği sayesinde kazandığı ilk paraydı.İki yıl içerisinde tam zamanlı bir yazarak olarak çalışmaya başlayıp bütün diğer işlerini bırakan Bradbury, 1947 yılında ise kısa hikayelerin toplamından oluşan ilk romanı olan Dark Carnival’ı piyasaya çıkarttı.

400’ün üzerinde kısa hikaye ve novella yazan, 50’nin üzerinde antoloji kitabında öyküleri yayınlanan, 20’den fazla tiyatro oyunu, onlarca çocuk edebiyatı,kurgu-dışı hikaye ve t.v. senaryosu kaleme almış olan Bradbury, çağımızın en üretken yazarlarından birisidir. Hayranları tarafından bir bilimkurgu yazarı olarak tanımlansa da bu tanımlamaya katılmayan Bradbury,bu konuda şu açıklamayı yapmıştır;

Öncelikle, ben bilimkurgu yazmıyorum. Yazdığım tek bilimkurgu kitabı var; o da Fahrenheit 451. Çünkü okitap gerçeğe dayanılarak yazıldı. Bilimkurgu gerçeğin tasviridir, fantazi ise değildir. Fahrenheit 451 dışında bilimkurgu alanında verdiğim eser yoktur.

1947 yılında Marguerite McClure ile evlenen Bradbury, bu evlilikten 4 kız çocuğu sahibi oldu. Halen Los Angelas’da yaşayan yazar,hikayelerini kaleme almaya devam etmektedir. Onlarca eseri çizgi roman, tv dizisi ve sinema filmi olarak uyarlanmış olan yazarın üzerine bir de belgesel çalışması yapılmıştır; Ray Bradbury; Story of a Writer.

Kaynak:Biyografi.info

ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 1 – mars yıllıkları
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Barış Emre Alkım
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 312

“Bradbury’nin öyküleri ve romanları, edebiyatımızın en nadide parçalarından. Ona sahip olduğumuz için şanslıyız.” –Kim Stanley Robinson

“Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”
 Margaret Atwood 

Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü
Ulusal Sanat Madalyası


“BİZ DÜNYALILAR, BÜYÜK VE GÜZEL ŞEYLERİ YIKMAK KONUSUNDA HÜNERLİYİZDİR.”

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. 1950’de yayımlanan Mars Yıllıkları ise insana dair yazılmış en naif ve en karanlık eserlerden biri.
İnsanlık atom savaşlarının gölgesindeki, sorunlarla boğuşan Dünya’yı terk etmek için Mars’ta koloni kurmaya karar verir. İlk roketler umut dolu kızıl gezegene iniş yaptıklarında yolcular hiç beklemedikleri sorunlarla karşı karşıya kalır. Mars’ta yalnız değillerdir.

Marslılar şekil değiştiren, zihin okuyan, belirli bir gelişmişlik seviyesine erişmiş canlılardır ve gezegene gelen bu istenmeyen ziyaretçiler için orada yeni bir hayat kurmak hiç kolay olmayacaktır. Bradbury’nin yer yer ürkütücü yer yer dramatik anlatımı da burada sahne alır. Irkçılık ve hümanizm gibi fikirler Mars’ta kendine yer bulur. Yazar, âdeta tarihle ve insanlıkla yüzleşir.

Bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden Mars Yıllıkları, okura insanlığın nihai düşmandan nereye giderse gitsin kurtulamayacağını sert ve vurucu bir biçimde anlatıyor: Kendisinden.

Jorge Luis Borges’in önsözüyle

ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 2 – fahrenheit 451
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Dost Körpe
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 208

Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.
Margaret Atwood

Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.
Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü


Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.
Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?
Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 3 – resimli adam
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: İlker Sönmez
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 240

“Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”
Margaret Atwood
 
Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü
Ulusal Sanat Madalyası


“BU RESİMLER GELECEĞİ GÖSTERİR.”

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.

Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.

Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on yedi öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.

Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği ortaya çıkarıyor.

Resimli Adam, bilimkurgunun kaleydoskopu.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 4 – sonbahar ülkesi
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Mehmet Moralı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 416

“Ama ölüm nedir? Başka bir oda mı? Mavi bir oda, yeşil bir oda, şimdiye kadarki bütün odalardan daha büyük bir oda! Ama anahtarı nerede?” Bu kitaptaki öyküler ya ölümle başlıyor ya da ölümle bitiyor.

Ray Bradbury, korkunun, içimizdeki karanlığın, yıllarca birlikte yaşadığımız ama henüz farkına varmadığımız arzuların ve bunların davet ettiği dehşetlerin, “hepimizin bağrındaki cinayet”in, saflığın ve şeytaniliğin birlikte nefes alan öykülerini anlatıyor bize. Haritasını hep yanımızda taşısak da ziyaretimizi sürekli ertelediğimiz bir ülkeyi, sonbahar ülkesini anlatıyor. Mehmet Moralı’nın Türkçeye çevirdiği Sonbahar Ülkesi, ölüm hakkında okunabilecek en hayati kitaplardan biri.

Fantazi, korku ve bilimkurgu edebiyatına damga vuran yazarlardan biri olan Ray Bradbury, 1920’de doğdu. Uzun yaşamına Fahrenheit 451 gibi bir distopyanın yanında sayısız öykü sığdırdı. Tüm hayatını kitaplara ve yazmaya adayan Amerikalı yazar, 5 Haziran 2012’de öldüğünde, arkasında Mars Yıllıkları, Resimli Adam ve Sonbahar Ülkesi gibi başucu kitabı olmaya aday birçok unutulmaz eser bıraktı. Stephen King ve Neil Gaiman gibi ustalar ondan ilham aldı. Uygarlığa yön veren toplumsal meseleler ile modern insanın bireysel sorunlarını bir arada işleyebilmesi ve insanın ruhunu donduran öyküleri eşsiz bir sıcaklıkla kaleme alması, Bradbury’nin en önemli özelliği oldu.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 5 – eve dönüş
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Elif Ersavcı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Bu hikâyeyi yazdığında yirmili yaşlarındadır Bradbury, ancak alışıldık kalıpların dışına çıkan çizgisini çoktan oluşturmaya başlamıştır. Şiirsel bir dille yazılan bu özgün hortlak hikâyesi sıradan insanı anlatır aslında. Eve Dönüş Bradbury’nin kendi çocukluğundan izler taşır. Kendisini sevgi dolu bir ailenin içinde bile uyumsuz, yabancı ve sıradışı hissettiği bir dönemin yansımasıdır belki de… 

Ray Bradbury’nin kısa hikâyesi Eve Dönüş, ilk olarak 1946 yılında Mademoiselle dergisinde yayımlandığından beri kelimenin tam anlamıyla bir Cadılar Bayramı klasiği olmuştur. Bradbury’nin kendi çocukluğundan izler taşıyan bu hikâye, Cadılar Bayramı arifesinde bir araya gelen devasa bir hortlak ailesinin onlara hiç benzemeyen çocuğunun öyküsüdür.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 6 – yazın sanatı ve yaratıcı yazarlık
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Deniz Kurt
Yayınevi: Altıkırkbeş Basın Yayın
Sayfa Sayısı: 152

Ray Bradbury, Mars’tan getirdiği parçaların üzerinde bulunan garip simgeleri bu sefer bizler için çözümlüyor. 
Yazın hayatı boyunca moral bozucu ve keyif verici birçok uçuk kategoriyi bir araya getirme becerisiyle bizleri karşılayan Bradbury, ” canavarlar, iskeletler, sirkler, karnavallar, dinazorlar ve Mars ” arasındaki bağlantıları nasıl kurduğuna ilişkin ipuçlarını, herkesi aynı kuşku tüneline bindirerek anlatıyor. Her gün en az bin sözcük yazamadığımız bir yaşamdan en fazla ne bekleyebiliriz ki ?
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 7 – yakma zevki fahrenheit 451 öyküleri
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Murat Özbank
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 486

İnsanların kitap okumaktan nefret ettiği, devletin kitapları yasakladığı bir gelecekte, işi kitap yakmak olan bir “itfaiyeci” ve onun kitapları kurtarmak için, içinde yaşadığı teknolojik tüketim toplumuna karşı giriştiği mücadale…

Bu kurguyu Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451 adlı kült eserinden biliyoruz. Peki bu kurgu nasıl bir düşün ve esin zinciri içinde gelişmiş olabilir? Bu kitaptaki öyküler, genç bir yazarın onu üne kavuşturan ilk önemli eserinde olgun ifadesini bulan imgeleminin ve özgün dilinin nasıl doğduğunu, dönüştüğünü ve geliştiğini izlemek açısından çok önemli bir fırsat sunuyor.

21. Yüzyıl Türkiye okuyucusuna içinde yaşadığı “şimdinin,” yer yer, bu öykülerde betimlenen karanlık geleceğin bile ötesine geçtiğini düşündürmek ise, Yakma Zevki’nin hem en rahatsız edici, hem de, tam da bu nedenle, en zihin açıcı özelliği.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 8 – mars yıllıkları 1
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Barış E. Alkım
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 382

“İnsan olmayanın içindeki insanı göremez misin?”

“İnsanın içindeki insan olmayanı görmeyi yeğlerim.”

“Ray Bradbury, bizi aynaların yaşama biçimimizi merhametsizce yansıttığı, kendi içimizdeki ve uygarlığımızdaki hataların abartılarak altının çizildiği bir koridora sokar. Gizli okşayışlarla bizi önce bir memnuniyete sürükler, ardından da “Dünya’nın çarpık, öğütücü, açgözlü düzeniyle insafsızca yüzleştirir.”
Fred Hoyle
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 9 – güneşin altın elmaları
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Mehmet Moralı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 520

“Her yerde yaşamın tersliğinin, garipliğinin ve hüznünün şarkılarını haykıran ağızlar. Her yerde gölgeler ve insanlar, her yerde insanlar ve gölgeler…”

Ray Bradbury, Güneşin Altın Elmaları’nda sıradan yaşamın tuhaf, gizemli ve büyülü yanlarını, bilimkurgu ve fantastik kurgunun sınırlarıyla oynayarak anlatıyor. Aile, iktidar, hayal gücü, yalnızlık ve uygarlık gibi temaları kendine has dili ve üslubuyla işleyen Bradbury’nin öyküleri, insanlık tarihinin dramatik bir özetine dönüşüyor adeta. Dün, bugün ve yarın… Dünya, Ay ve Güneş… Yakındakiler, uzaktakiler ve var olmayanlar… Bradbury’nin kaleminde mesafeler giderek kısalıyor. Gölgeler ise uzuyor. Mehmet Moralı’nın Türkçeye çevirdiği bu geniş kapsamlı öykü derlemesinde, Güneşin Altın Elmaları’nın yanında, yazarın ünlü Roketin R’si başlıklı kitabındaki öyküleri de bulacaksınız.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 10 – cadılar bayramı ağacı
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Ümit Kayalıoğlu
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 136

Özel günler için yazılmış, hem çocukların hem de yetişkinlerin okuyabileceği bazı benzersiz öyküler vardır; Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı örneğin. Ya da Ray Bradbury’nin ürkütücü romanı Cadılar Bayramı Ağacı.

Sekiz erkek çocuğu Cadılar Bayramı gecesinde kasabanın kıyısındaki perili evde toplanmışlardı. Ancak arkadaşları Balbağı beklenmedik bir şekilde ortadan kaybolduğunda onu bulmak zorunda olduklarını biliyorlardı. Onlara yardım edebilecek tek kişi ise uzun boylu ve gizemli biri adamdı. İşte bu adamın anlatacağı geçmişe dair hikâyelerle çocuklar, uzak diyarlardaki sonbahar manzaralarında esen siyah rüzgâra binip yılın bu karanlık döneminde başka yerlerde bu bayramın nasıl kutlandığına şahit olacaklardı.

Sonbahar Ülkesi ve Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana gibi korku edebiyatı başyapıtlarının yazarı Ray Bradbury’den Cadılar Bayramı ve tarihi üzerine yazılmış tüyler ürperten bir klasik.

“Cadılar Bayramı’nın ne olduğunu öğrenmek ya da tekinsiz bir maceranın parçası olmak istiyorsanız bu gizemli yolculuğa çıkın. Zira Ray Bradbury’den daha iyi bir rehber bulmazsınız.”
Boston Globe

“Bradbury’yi okuyana kadar, bir kitabın size böyle şeyler hissettirebileceğini bilmiyordum.”
Joe Hill
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 11 – imdi ve daima
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Kemal Baran Özbek
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 312

Şimdi ve Daima, bilim-kurgunun en büyük isimlerinden Ray Bradbury’nin, bambaşka dünyalara ait iki kısa romanını bir araya getiriyor.

Leviathan ’99, Herman Melville’in Moby Dick’inin şaşırtıcı, usta işi bir uyarlaması niteliğinde. Kaptan Ahab’ın yerini çılgın bir uzay gemisi kaptanı, Beyaz Balina’nınkini de dev bir kuyruklu yıldız alıyor. Ray Bradbury, Moby Dick’in anafikrini olduğu gibi koruyarak, insanoğlunun tutkularının sınır tanımazlığını uzayın derinliklerine taşıyor. 

Bir Yerlerde Bir Müzik Çalıyor ise, bambaşka bir coğrafyaya götürüyor bizi. Amerika’da gizemli bir kasabayı ziyaret eden bir gazeteci, yaşamın ve zamanın anlamını yeniden keşfeder. Ancak bu keşifle birlikte, kaderini belirleyecek bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Bu benzersiz anlatıda, Bradbury’nin şiirsel üslubu, olayların büyüleyiciliğinden geri kalmayarak, mistik bir hava yaratıyor.
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 12 – uğursuz bir şey geliyor bu yana
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Ayşe Gorbon
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 280


Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana muhtemelen Bradbury’nin en iyi eseri.”
Stephen King
 
Düzyazının şairi Ray Bradbury’den sizi kendinizle yüzleştirecek, cesaretin ve korkunun bir araya geldiği karanlık bir karnaval.

Vücudunu baştan sona saran dövmelerle zamana hükmetmeyi başaran Resimli Adam’ın avuçlarında iki tanıdık isim vardır: William ve Jim. 14 yaşındaki hemen her çocuk gibi bir an önce büyümek isteyen Will ve Jim’in önünde iki seçenek belirir: Ya Resimli Adam’ın büyüsüne kapılıp zamanı ileriye saran o atlıkarıncaya binecek ve tüm kasabayı bir günahkârlar karnavalına hapsedeceklerdir ya da Will’in ihtiyar babasıyla birlikte karnavalı belki de bir başka ekime kadar kasabadan uzaklaştıracaklardır.

Çekinme, gir içeri… Uğursuz bir şey, upuzun bir yoldan senin için geldi.
 
Ray Bradbury’in önsözüyle…
ray bradbury: hayati ve ki̇tapliği 13 – karahindiba şarabı
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Ozan Kayalıoğlu, Zeynep Kayalıoğlu
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 360

“Temiz, dumansız ve etkili, işte karahindiba şarabı bu.”

Düzyazının şairi Ray Bradbury’den, kendi çocukluğundan esintiler taşıyan eşsiz bir cennet tasviri.

Ölümün kaçınılmaz olduğunu bilse de yaşadığının farkına varan, aldığı her nefeste daha da güçlenen on iki yaşındaki Douglas Spaulding, ailesi, zaman makinesi yapmaya çalışan komşuları ve yaz mevsimini doyasıya yaşadığı arkadaşlarıyla birlikte bu benzersiz romanda hayat buluyor. Hayatın büyüsü Douglas’ı etkilerken, yaz mevsiminin tüm güzellikleri karahindiba şarabıyla birlikte şişeleniyor.

Bradbury, yarı-otobiyografik romanı Karahindiba Şarabı’nda geçmişini ve anılarını olmasını istediği gibi yeniden canlandırırken, çocukluğunun büyülü kapılarında bekleyip, okuru kendi cenneti Green Town’da misafir ediyor. Yıllarca fantastik kurgu, bilimkurgu ve korku türünde yazdığı eserlerle tanınmasına rağmen, en iyi eserlerinden biri olan bu romanla yaşamı boyunca yazdığı her cümleye kaynaklık eden bir büyüme öyküsü anlatıyor bize. 

Karahindiba Şarabı, Tom Sawyer’ın Maceraları ve Çavdar Tarlasında Çocuklar’la karşılaştırılabilecek güçte olan nadir romanlardan.

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz