1. Ana Sayfa
  2. Benzer Kitaplar
  3. “USTAPARMAK” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

“USTAPARMAK” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

featured

Bir gün evin kapısını usta bir dolandırıcı olarak bilinen Beyefendi çalar. Büyük vurgun planına Susan’ı dahil eder ve ilk defa bu evden uzaklaşmasına neden olur. Susan’ın görevi oldukça zordur: Karanlık bir malikanede büyüyen zengin bir kızı, sonrasında parasına konmak için Beyefendi ile evliliğe ikna etmek zorundadır.

Ustaparmak

Yazar: Sarah Waters
Çevirmen: Figen Bingül
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 576

1862 yılı, Londra’nın kirli ara sokakları…

Susan, doğduğundan beri yankesicilerin, kendi deyimleriyle ‘ustaparmakların’ evinde büyümekte.

Bir gün evin kapısını usta bir dolandırıcı olarak bilinen Beyefendi çalar. Büyük vurgun planına Susan’ı dahil eder ve ilk defa bu evden uzaklaşmasına neden olur. Susan’ın görevi oldukça zordur: Karanlık bir malikanede büyüyen zengin bir kızı, sonrasında parasına konmak için Beyefendi ile evliliğe ikna etmek zorundadır.

Peki ya Susan’la kızın arasında bir sevgi gelişirse ve bu vurgun planı pek de göründüğü gibi değilse?

“Üstün bir anlatım. Ustaparmak gerilimli ve enteresan kurgusuyla o kadar sürükleyici ki, son 250 sayfayı resmen bir solukta okuduk.”
USA Today

“Eşit derecede etkileyici iki ana karakter, Sue Trinder ve Maud Lilly ekseninde başarıyla kurgulanmış kusursuz bir gerilim romanı. Eski büyük romanları hatırlatan, büyüleyici ve zarif bir hikaye.”
Entertainment Weekly

“Victoria melodramı, çağdaş bir hassasiyet. İster satın alın, isterseniz bir arkadaşınızdan ödünç alın. Ama kendinize bir iyilik yapın ve Ustaparmak’ı mutlaka okuyun.”
The Washington Post

“ustaparmak” hayranlarina okuma öneri̇leri̇ 1 – ustaparmak
“USTAPARMAK” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ 4

Carol

Yazar: Patricia Highsmith
Çevirmen: Seçkin Selvi
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 352

New York’un büyük mağazalarından birinde sıradan bir tezgâhtar olan Therese’in hayatı, çekici ve zengin Carol’la karşılaşmasıyla aniden yön değiştirir. İki kadın görünüşte birbirinin tam tersidir: Therese ek gelir için mevsimsel işlere giren, sevmediği bir adamla birlikteliğini sürdüren, on dokuz yaşında bir genç kadındır; Carol ise zengin kocasından boşanmanın arifesinde, kültürlü, saray yavrusu evindeki hayatından bıkmış bir banliyö hanımı. Kaçmaya çalışsalar da, yüzyıl ortası Amerika’sının kuralcı toplumu onları takip eder.

Therese ve Carol, mutluluklarına sahip çıkabilecek midir?

Soframda Bir Melek

Yazar: Janet Frame
Çevirmen: Ayça Çınaroğlu
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 560

Yanlış teşhis sonucu şizofreni tedavisi için yıllarca akıl hastanesinde tutulan Janet Frame, gençlik dönemini karanlık deneyimlerle geçirdi. Öykü kitabının ödül kazanması sayesinde dönüşü olmayacak bir operasyondan ve ömür boyu tecritten kurtulan Frame, ileride Yeni Zelanda’nın en önemli yazarı olacaktı. Soframda Bir Melek’te pek çok vesileyle tekrarladığı gibi “yazmak onu kurtarmıştı.”

Elinizdeki kitap Janet Frame’in üç ciltlik otobiyografisini bir araya getiriyor: Çocukluk ve ilkgençlik yıllarını anlattığı “Şimdiki-Zaman-Ülkesine”, üniversite yıllarını, ardından yaşadığı olumsuz hastane deneyimini ve yazarlığa adım atışını ele aldığı “Soframda Bir Melek” ve Avrupa’da geçirdiği yedi yılı özetlediği “Şehrin Yansımasından Gelen Elçi”.

Frame kendi gerçekliğini keşfettiği yolculuğunda Yeni Zelanda’dan Londra’ya ve Avrupa’nın pek çok farklı köşesine gidip sonra yeniden evine dönüşünü anlatırken, yazarlığa adım atışının yanı sıra bir kadın olarak tüm zorluklara rağmen ayakta kalışını da benzersiz bir samimiyetle aktarıyor.

Chocky

Yazar: John Wyndham
Çevirmen: Niran Elçi
Yayınevi: DeliDolu
Sayfa Sayısı: 200

Zihninizin dehlizlerini yabancı seslerle dolduracak sarsıcı bir kitap!

Chocky, on bir yaşındaki Matthew’nun, zihninde duyduğu sesle kurduğu sıradışı ilişkiyi merkezine taşıyan, gizemli ve tedirgin edici bir roman.

Televizyona da uyarlanan Chocky, okurla ilk buluşmasının üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen dünya ve insanlık üzerine yaptığı isabetli tespitlerle güncelliğini yitirmiyor.

Matthew bir gün zihninde, nereden geldiğini bilmediği bir ses duymaya başlar. Durmaksızın kendisiyle konuşan bu sesin adı Chocky’dir. Ailesi bu durumu başlarda pek önemsemez ve sıradan bir “hayali arkadaş” olarak nitelendirir; ancak zamanla işin rengi değişir. Matthew kendisinden beklenmeyecek üstün davranışlar sergiler, zorlu matematik ve fizik kuramlarından bahseder, harika resimler çizmeye başlar. Hatta yüzme bilmemesine rağmen hem kendini hem de kız kardeşini boğulmaktan kurtarır. Bu olağanüstü olayın ardından gazetelere de konu olan Matthew’nun hayatı bambaşka bir yöne evrilir. Artık herkes, Chocky’nin ne kadar “hayali” olduğunu sorgulamaya başlamıştır…

Sosyopolitik meseleleri bilimkurgu türüne başarıyla yerleştiren John Wyndham, teknoloji, uzay, evrim ve gelişim üzerine kaleme aldığı Chocky’de, büyüme çağındaki bir çocuğun gözünden dünyayı ve insanlığı irdeliyor.

Bazı korkular vardır; onlara artık inanmayacak kadar ilerlediğimizi ısrarla, inançla savunuruz. Ama yine de bu korkular hepimizin içinde uyumaktadır ve kritik bir anda, dikkatsiz ve beklenmedik bir sözle uyanabilirler.

“Hâlâ güncel, hâlâ rahatsız edici”
Guardian

Günahkar Kırmızı Masum Beyaz

Yazar: Michel Faber
Çevirmen: Emre Erbatur
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 750

Viktorya dönemi Londrasında sıradışı bir fahişe, sıradışı bir aşk…

Sugar’ın hikayesini okurken Londra’nın küflü sokaklarından zengin malikanelerine uzanan bambaşka bir yaşamın izlerini bulacaksınız.

Günahkar Kırmızı Masum Beyaz bu yılın en iddialı, en çekici ve en gösterişli romanı…

¨Karşı konulmaz bir çekiciliği var bu kitabın.¨
Ruth Rendell

¨Kendinden önceki popüler romanları aşmak bu büyük, seksi ve gösterişli romanın kaderi…çok eğlenceli¨
New York Times

Kutsal Yalanlar

Yazar: Joanne Harris
Çevirmen: Suzan Cenani Alioğlu
Yayınevi: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 431

On yedinci yüzyıl Fransası’nda tam bir kaos yaşanmaktadır. Cadı avı, kral suikastları ve dinsel tutuculuk çılgınlık sınırındadır. Tüm bu karmaşa içinde bir tiyatrocu ve ip cambazı olan Juliette, kendi yaşam savaşını vermektedir.

Yaşadığı zorluklardan kurtulup yeni bir hayat kurmak isteyen Juliette, kurtuluşu Azize Marie-de-la-Mer Manastırı’na sığınmakta bulur.

Adını Rahibe Auguste olarak değiştiren genç kadın, kendi ve küçük kızı Fleur’a yeni bir hayat kurar. Artık her şeyin daha farklı olacağına inanmaktadır.

Ancak Kral IV. Henri’nin öldürülmesiyle Fransa’da huzur bozulur, büyük bir sosyal ve politik ayaklanma başlar. Bu sırada Marie-de-la-Mer Manastırı’nın başrahibesinin ölümü Juliette’in huzurlu yaşamının bozulmasına neden olur. Manastıra yeni atanan Başrahibe Isabelle’in yanındaki bir adam Juliette’in geçmişinden gelen karanlık bir hayalet gibidir.

Bir başrahip rolüne bürünen LeMerle, kendi kötü amaçları için türlü dolaplar çevirerek Juliette’in yaşamını bir kabusa çevirir.

Artık Juliette yeni çözüm yolları bulmak zorundadır.

Vişnenin Cinsiyeti

Yazar: Jeanette Winterson
Çevirmen: Pınar Kür
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 174

17. yüzyıl İngiltere’si olan ya da olmayan, fantastik bir dünyada Thames Nehri’nde bir bebek bulunur. Jordan adındaki bu bebek, Köpek Kadın tarafından kurtarılır ve büyüyüp dünyayı gezmeye başlar; ama maceralarında karşılaştığı tuhaflıklar kendi zihninin ürünüdür.

Vişnenin Cinsiyeti, hayal gücüne yazılmış bir güzellemedir. Olup bitenler arasındaki boşlukları ve o boşluklar arasındaki tanımlanmayan zamanları dert edinen, zamanla derdi olan, okumanın bize okumamaktan daha çok zaman kazandıracağını öğütleyen bir eser; özlemi çekilen, hayali kurulan şeylere dair, katı cisimlerden oluşmuş dünyaya bir meydan okumadır. Bizi bir içsel yolculuktan diğerine taşırken, zamanın ve belleğin doğası üzerine de baş döndürücü sorgulamalara götürür.

Jeanette Winterson, tarih ve gerçeklik, aşk ve cinsellik, yalan ve gerçek gibi kavramların algılanışı üzerinden oyunlar oynayarak ustalıkla kaleme aldığı Vişnenin Cinsiyeti’nde on iki prensesin hikâyesini anlatır; bu prensesler sonsuza kadar mutlu yaşamışlardır ama kocalarıyla değil…

Gözlemler

Yazar: Jane Harris
Çevirmen: Sibel Akyel Eraltan
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 456

İskoçya, 1863. Glasgowdaki pek de günahsız olmayan geçmişinden kaçma niyetiyle Edinburghun dışındaki büyük bir evde hizmetçi olarak işe başlayan Bessy Buckley, Gözlemlerin iri gözlü İrlandalı kahramanıdır ve güzel Arabella için çalışır. Yeni işvereninin ilgisini çeken Bessy, onun zamanla artan tuhaf istekleri ve Bessynin özel düşüncelerini bir günlüğe yazması için ettiği ısrar karşısında şaşkına döner. Bununla birlikte, Arabellanın gizemli bir şekilde ölen önceki hizmetçi Noraya olan saplantılı düşkünlüğü de dâhil olmak üzere birkaç tane sırrı vardır.

Bir gün Bessynin oynadığı çocukça oyun çok ağır sonuçlara yol açar ve Bessynin değer verdiği her şeye zarar verir. Delilik, hayaletler ve yalanlar üçgenine sıkışmış bir halde, kendini Arabellaya adar. Fakat Noraya olanlardan aslında kim sorumludur? Kurtulmaya çabaladığı geçmişi onu yakalamakla ve her şeyi daha da güçleştirmekle tehdit ederken Bessy şansının pek de yaver gitmediğini fark etmeye başlar.

Gözlemler, bir kadının zorluklarla dolu geçmişinden daha bunaltıcı bir geleceğe yolculuğunun merak uyandıran, harikulade orijinal hikâyesi. Sır ve şüphenin, saklı kalmış hikâyeler ve gizemli yok oluşların bu güçlü öyküsü önce ilgi uyandırıp heyecanlandırıyor, sonra da sevginin, sadakatin ve dostluğun iyileştirici gücünü gösteriyor.

Renk

Yazar: Rose Tremain
Çevirmen: İrfan Seyrek
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 384

Joseph ve Harriet Blackstone, 1860’lı yıllarda yeni bir yaşama başlamak ve zengin olmak için İngiltere’den Yeni Zelanda’ya göç ederler. Ancak ülkenin acımasız koşulları daha başından karşılarına büyük zorluklar çıkarır. Joseph sonunda altın bulduğunda, yerin altında kendisini bekleyen daha büyük zenginliklerin tutkusuna kapılır. Ailesini ve çiftliğini terk ederek yeni altın yataklarının peşine düşer…

“Renk”, 19. yüzyılın ikinci yarısında Yeni Zelanda’ya altın aramaya gidenlerin bu sarı madene verdikleri ad. Rose Tremain de, Renk adını verdiği bu romanında, altın arayanların serüvenini anlatırken, yitip giden aşkları, düş kırıklıklarını, saplantıya dönüşen özlemleri dile getiriyor. Usta kalemiyle, Jane Campion’ın unutulmaz filmi Piano’daki kadar çarpıcı bir atmosfer yaratıyor. Bu duyarlıklı serüven öyküsünü okurken, mutluluğun ne özveriler gerektirdiğini keşfedeceksiniz.

Maurice

Yazar: E. M. Forster
Çevirmen: Sadri Ülkü
Yayınevi: İletişim Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 298

Forster’ın ölümünden sonra yayımlanan romanı Maurice, bir gencin gerçek cinsel kimliğini keşfetme sürecini izliyor.

Üst sınıfa mensup, saygın bir Londralı ailenin oğlu olan Maurice Hall, iyi okullarda eğitim görmüş, pek çok açıdan geleneksel düşüncelere sahip bir gençtir. Özel okuldan Cambridge’e geçen, ardından babasının şirketinde bir işe başlayan Maurice, katı toplumun kendisine biçtiği rolü benimsemektedir. Ne var ki Cambridge’de okuyan Clive’ı ve Clive’ın malikanesinde bekçilik yapan Alec’i tanıma süreci, derin bir duygusal ve cinsel uyanış yaşamasına ve toplumun kurallarını sorgulamasına neden olacaktır.

Forster’ın hayatından ve hayatına giren kişilerden otobiyografik unsurlar taşıyan, yazıldıktan yarım asır sonra, 1972’de yayımlanabilmiş Maurice, Forster’ın “daha mutlu bir yıla” ithaf ve armağan ettiği bir saklı öykü.

“Okuyan ve yazarın yaşamına dair bilgisi olmayan herkes, yazarın Maurice’teki dileğinin gerçek olduğunu umacaktır.”
David Lodge

Giovanni’nin Odası

Yazar: James Baldwin
Çevirmen: Çiğdem Öztekin
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 178

Baldwin’in on yıl yaşadığı ve yaratıcılığını bulduğu Paris’te yazdığı Givanni’nin Odası, (1956) o günler için işlenmesi bir hayli cesaret isteyen bir konuyu, “eşcinsel aşk”ı ele alıyor: Amerikalı beyaz delikanlı David’in Paris’te İtalyan garson Giovanni ile yaşadığı eşcinsel ilişki, toplumsal değer yargılarının baskın çıkışıyla bu ilişkiden kaçıp ve evli bir erkek olarak “güvenli” bir hayat sürmek için eski sevgilisi Hella’ya sığınması ve bütün bu çabaların üçüne de trajik sonuçlar getiren sonuçsuzluğu…

Yok olmaya mahkum bir aşk üçgenini anlatan, tutku, pişmanlık ve özlem dolu bu roman, yayımlanır yayımlanmaz eşcinsel edebiyatta bir dönüm noktası olmuştu. Etkisi bu kadarla kalmadı: Baldwin, “beyaz eşcinsel erkekleri yazan siyah bir yazar” olarak şimşekleri üstüne çekti. Ancak, Giovanni’nin Odası’na elli yıldır yaşayan bir başyapıt haline getiren asın niteliği, yazarın ırk, cinsellik ve bireysel özgürlük kavramlarını iç içe geçirmede gösterdiği büyük başarıdır.

Bedende Yazılı

Yazar: Jeanette Winterson
Çevirmen: Çağlayan Mathews
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 168

Jeanette Winterson, “Bütün kitaplarım deneyseldir; biçimlerle oynar, geleneksel anlatı çizgilerini takip etmeyi reddeder ve okuyucuyu bir oyuncu olarak dahil eder,” diyor. Bedende Yazılı da tam böyle bir roman. İlk bakışta basit bir aşk hikayesi; aşık olmak, yitirmek, kavuşulan sevgili… Ancak anlatıcı ve ana karakterin ismi yok, cinsiyeti belirsiz, yaşı bilinmiyor. Winterson buna rağmen arzulardan fedakarlığa, tutkudan ayrılığa kadar insani durumların resmini çizmeyi, gerçekliği şüphe götürmeyen bir aşk hikayesi anlatmayı, içine çekmeyi ve öyküyü okur için kişisel kılmayı başarıyor.

Winterson’ın her romanı benlik duygumuzu oluşturan arzular ve sınırlarla ilgili; korku, sınıf, ten rengi ya da beklentiler gibi aşmaya çalışmamız gereken sınırlar. Bedende Yazılı, aşkın insanı hem parçalayan hem de iyileştirip bütünleştiren gücünden, ölümcül bir hastalığın insanın benliğini nasıl yeniden oluşturduğuna kadar uzanıyor. Oyuna katılan okur için de bir kendini keşfetme yolculuğu vaadediyor.

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz