İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Benzer Kitaplar
  3. “ATLAS SİLKİNDİ” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

“ATLAS SİLKİNDİ” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

featured

Eski arkadaşlar şimdi birbirlerine nefretle bakıyor. 5-6 kişilik gruplarıyla ellerinin içine aldık’ taşları birazdan çıkacak kavga için hazırlıyorlar.

Atlas Silkindi

Yazar: Ayn Rayd
Çevirmen: Belkıs Dişbudak Çorakçı
Yayınevi: Plato Film Yayınları
Sayfa Sayısı: 1190

Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzakta. Fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyorum Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. B sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum.

Eski arkadaşlar şimdi birbirlerine nefretle bakıyor. 5-6 kişilik gruplarıyla ellerinin içine aldık’ taşları birazdan çıkacak kavga için hazırlıyorlar. Ceketlerini açıp silahlarını gösteriyor Konuşma devam ediyor ve birbirlerine aynı şeyi söylüyorlar: “Burdan Gidin, Bu Fabr Bizim.” Bir halk ozanı lafı alıp “bu fabrika bizim” diye kötü bir mikrofona bağırıyor. İşçiler türküye katılıyorlar. Bir jandarma aracı gelip duruyor. Komutan etrafa bakıp, “Bu Fabr Esas Bizim” diyor. Bir emekçi ressam “Benim İşçilerim” adlı sergisini açıyor.

Sokak tiyatrosunun oyuncuları resimleri çok beğeniyor. Havadaki gerilim devam ediyor. Maliye Bakanlığı’ndan grup bu fabrikadan daha fazla vergi almak için minibüsten iniyor. Onlar da bu fabrika kendilerine ait olduğunu düşünüyor. Aynı anda derenin kenarında kavga çıkıyor. Eski arkadaşlar Fabrika Bizim diye kavga ediyor, birbirlerini dövüyor. Kanları derenin suyuna karışıyor…

4 gün sonra fotoğraf makinemin kapağını grev çadırında bulma umuduyla fabrikaya gidiyor Fabrikanın sahibi olduğunu iddia eden grevciler, sendikacılar, maliyeciler, jandarma tiyatrocular, ressamlar, türkücüler, polisler, solcu üniversiteliler, gazeteciler… Hiçbiri ortada yoktu. Derenin sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Rüzgarın sesi yerdeki gazete parçalarının üzerinden geçip derenin sesine karışıyordu.

Dört gün önceki grevindi zurnasından, polisin helikopterinden, maliyenin minibüsünden, sokak tiyatrocular haykırışlarından, işçilerin heyecanlı sloganlarından, sendika için kavga eden arkadaşlar çığlıklarından geriye kocaman, ağır ve derin bir sessizlik kalmıştı.

Kafamı kaldırıp sessiz nedenini anlamaya çalışıyorum. Bana herkesin nereye gittiğini, bütün bu insanların nasıl olduğunu, bu ölüm sessizliğinin nedenini söyleyecek birini arıyorum, kimseyi göremiyor Fabrikanın kapısında asılı duran bir küçük levhadan başka. Yorgun, sessiz bir küçük levha küçük yazı, bir küçük kelime. Hayatımın bütün sorularının cevabı. Fabrikanın Esas S/* Girişteki Büyük Kapıya bir Tek Söz Yazıp Çekip Gitmişti…Kapalı

Atlas Silkindi bütün yaratıcıların Kapalı levhasını asıp gittikleri günü anlatıyor. Bütün yapan edenlerin, kendisi için çalışıp farkında olmadan bizlere hizmet eden bütün benlerin ç gittikleri gün bizlerin, yani şikayet edenlerin şikayet edecek kimseyi bulamadığı o kor günü gösteriyor. Bizlerin beni nasıl sömürdüğünü resmediyor. Kitabı okurken karar verecek Yapan edenlerden misiniz, yoksa şikayet edenlerden mi? Eğer şikayet edenlerdensen kitabı okumayın, utanırsınız!

“atlas si̇lki̇ndi̇” hayranlarina okuma öneri̇leri̇ 1 – atlas silkindi 1

Komplo Kapısı

Yazar: Glenn Beck
Çevirmen: Alp Şanlı
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 368

Tüm Geleceğimizi Şekillendirecek Güçte Müthiş Bir Manipülasyon Aracı: Komplo Kapısı

Kitlelere radikal gelen fikirlerin, projelerin nasıl özel telkin ve yönlendirme yöntemleriyle normalleştirildiğini, hayatların esaret altına alındığını keşfedeceksiniz!

Hükümetler, istihbarat örgütleri, sermaye sahipleri ve halkla ilişkiler şirketlerinin dahil olduğu müthiş bir macera… Kurgu ile gerçek arasında…

“Kitlelerin belirlenmiş alışkanlıklarının ve görüşlerinin bilinçli ve akılcı bir şekilde manipülasyonu, demokratik bir toplumda olmazsa olmazdır. Toplumun bu görünmeyen mekanizmasını manipüle edenler, ülkemizin gerçek yönetici gücü olan derin devleti teşkil eder.”
Edward Bernays

“Glenn Beck her zamanki gibi şaşırtıyor. Komplo Kapısı yüksek tempolu, birinci sınıf bir kitap. Bu yıl okuyacağınız en iyi siyasi roman.”
Nelson DeMille

“Hayalleri zorlayan bir kurgu. Son yıllarda okuduğum en iyi macera kitaplarından.”
Vince Flynn

Aptallar Erken Ölür

Yazar: Mario Puzo
Çevirmen: Osman Deniztekin
Yayınevi: E Yayınları
Sayfa Sayısı: 59

Mafia’nın egemen olduğu yeraltı dünyasını Baba romanıyla efsaneleştiren Mario Puzo, okuyucuyu bu kez pırıltılı hayatlarla ünlü Las Vegas ve Hollywood’a götürüyor.

Bakara ve yirmibir masaları, kumarhaneyi dolandıran krupiyeler, havalandırmadan gelen saf oksijenle ayakta kalan ihtiraslı kumarbazlar, ‘ökse’ kadınlar, ‘yaşlı kurt’ kumarhane müdürleri; film yapımcıları, Hollywood yıldızları, Beverly Hills hayatı… ve romanın ana karakteri ‘dejenere’ bir kumarbaz olan ‘Sihirbaz’ Merlyn.

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı

Yazar: Robert M. Pirsig
Çevirmen: Süha Sertabipoğlu
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 432

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı roman, otobiyografi ve felsefi deneme türlerinin sınırlarını genişleten, bütün bir akılcılık geleneğini sorgulayan benzersiz bir “kült kitap”. Romanda bir adamın, oğlu ve iki arkadaşıyla birlikte yaptığı uzun bir motosiklet yolculuğu anlatılıyor.

Yolcular, metalik-plastik yalnızlıkların hüküm sürdüğü, özdeki çirkinliklerin yapay bir “stil” cilasıyla kapatılmaya çalışıldığı, “stilize” nesneler, “stilize” insanlar ve ilişkilerle dolu bir hayatın yaşandığı Amerikan kentlerinden, sapa dağ yollarından, uçsuz bucaksız düzlüklerden geçiyor, bir dağa tırmanıyor ve en sonunda okyanusa varıyorlar. Karakter yolculuk boyunca bir de “iç yolculuk” yaşıyor, başka doruklarda geziniyor. Kendi “deli” geçmişine, aklın ötesine yol alıyor. “Akılcılık” dediği hayaletin peşinde, antik Yunanlardan modern bilim felsefesine kadar bütün Batı düşüncesini katediyor.

2. Kitap: Lila Ahlakın Sorgulanması

Siddhartha

Yazar: Hermann Hesse
Çevirmen: Kamuran Şipal
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 152

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış, büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır…”

20. yüzyılın en büyük romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır.

I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler.

“Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”

Varlık ve Hiçlik

Yazar: Jean-Paul Sartre
Çevirmen: Turhan Ilgaz, Gaye Çankaya Eksen
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 773

Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartre’ın “başyapıtı”dır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hâlâ korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya “mahkum” edilmiştir…

Simyacı

Yazar: Paulo Coelho
Çevirmen: Özdemir İnce
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 188

Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye’de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap.Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlana’nın ünlü Mesnevi’sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir “klasik” yapıt haline geldi.

Simyacı, İspanya’dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir “nasihatname”; “Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın? Gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor.

Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.

Shantaram

Yazar: Gregory David Roberts
Çevirmen: Banu T. Öğüdücü
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 863

Kader seni güldürmüyorsa, espriyi anlayamadın demektir.

“Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.”

“Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyadaki her şeyle ilgili, diye cevap veririm. Gregory David Roberts, Bombay için tıpkı Lawrence Durrell’ın İskenderiye, Melville’in Büyük Okyanus, Thoreau’nun Walden Gölü için yaptığını yapmış. Bombay’ı dünya edebiyatının sonsuza dek anılacak yerlerinden biri kılmış.”
Pat Conroy

“Çok zekice… Canlı karakterlerle dolu. Ama Shantaram’daki en güçlü karakter şehrin ta kendisi, Bombay. Roberts’ın Hindistan’a, orada yaşayan insanlara duyduğu içten sevgi, kitabı okumayı daha da zevkli kılıyor. Roberts bizi Bombay’ın gecekondularına, uyuşturucu satılan mekanlarına, batakhanelerine, barlarına götürüyor ve, siz de gelin, diyor. Biz de gidiyoruz.”
The Washington Post

“Nefis yazılmış, sayfalarını çevirmekten kendinizi alamayacağınız bir başyapıt. Kişi ve yer adlarının gizlendiği romanlara bir yanıt. Az sayıda yabancının bildiği Hindistan’ın öteki yüzünün enfes bir anlatımı.”
Kirkus Reviews

İlginizi Çekebilir: “Shantaram” hayranlarına okuma önerileri

Beş Çember Kitabı

Yazar: Miyamoto Musashi
Çevirmen: Elvan Aytekin
Yayınevi: Kopernik Kitap
Sayfa Sayısı: 82

Miyamoto Musashi der ki:

“Hem dövüşte hem de gündelik yaşamında kararlı ama sakin olmalısın. Durumları gerilimsiz karşıla ki tedirginlik olmasın; ruhun dingin ve önyargısız olsun. Ruhunun dingin olduğu anlarda bile bedenini gevşetme, bedenin gevşediğinde ruhunu koyuverme. Bedenin ruhunu etkilemesin; ruhun da bedenini. Ne cansız ol, ne de aşırı canlı. Coşkuya kapılmış bir ruh da güçsüzdür, bitkin bir ruh da. Düşmanın ruhunu okumasına fırsat verme.”

Japonlar tarafından “kılıç üstadı” olarak kabul edilen Miyamoto Musashi’nin 17. yüzyılda kaleme aldığı bu çalışma, bir savaş kitabı olmaktan çok, etkili bir strateji rehberidir. Musashi’nin ifadesiyle “strateji öğrenmek isteyenler” için kaleme alınmış olan bu kitap, kozmosu oluşturan beş ana element üzerine inşa edilmiş stratejilerden oluşmaktadır: “toprak, su, ateş, rüzgar ve boşluk”.

Pek çok Japon iş insanının ticarî stratejilerini Beş Çember Kitabı’nda yer alan öğretilere göre planladığı bilinmektedir. Yüzlerce yıl önce duru bir zekanın ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap, bugünün dünyası için de önemli bir rehber niteliğindedir.

Sofie’nin Dünyası

Yazar: Jostein Gaarder
Çevirmen: Sabir Yücesoy
Yayınevi: Pan Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 587

“Benzer insanların”, yüzeysel bilgilerin geçerli olduğu çağımızda, “3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır” diyen Goethe’nin günübirlik insanlarından olmama yolunda ciddi bir adım.

15. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Sofie, bir gün posta kutusunda “Kimsin” yazılı bir not bulur. Bu sorudan hareketle, bütün bir felsefe tarihinden sorulmuş soruları ve cevapları, sürükleyici bir roman kurgusu içinde anlatan Jostein Gaarder, Umberto Eco’nun “Gülün Adı”nda Ortaçağ teolojisini romanlaştırma gücünü bu kitabında felsefede gösteriyor.

İlginizi Çekebilir: “Sofie’nin Dünyası” hayranlarına okuma önerileri

Kovboy Kızlar da Hüzünlenir

Yazar: Tom Robbins
Çevirmen: Sona Ertekin
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 384

“Oyunculuk uçarılık değil bilgeliktir” diyerek, paradoks ve çelişkiler üzerine kurulu oyuncul romanların yazarı Tom Robbins’in başyapıtı sayılan Kovboy Kızlar da Hüzülenir’de kendine özgü neşeli üslubuyla karşıkültürün sözcülüğünü yapıyor.

1970’lerin anarşizan hippi kültüründen esinlenen uçuk ama eleştirel bir hikayedir bu kitapta anlatılan. Aşktan cinsel özgürlüklere, siyasi isyandan hayvan haklarına, bedene, doğaya, dine, hayata dokunan, dilin sınırlarını zorlayan Kovboy Kızlar da Hüzünlenir 1993 yılında Gus Van Sant tarafından sinemaya aktarıldı.

Anatomik bozukluğunu bir avantaja çeviren bir kadının tuhaf hikayesidir bu. Sissy Hankshaw muazzam büyüklükte bir başparmakla doğmuştur. Bu sayede çok iyi otostop yapabildiğinden bütün ülkeyi dolaşır. Sonra model olmaya karar verir. “Kontes” lakaplı bir transeksüel için çalışırken reklam filmi çekimleri için Kaliforniya’ya gider ve kovboy kızlarla tanışır. Bu kızlardan kafa dengi Bonanza Jellybean ve II. Dünya Savaşı sırasında Amerika’da kurulan Japon toplama kampından kaçan The Chink ile birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışır.

Ama dikkat, amiplerden uzak durun çünkü “kesin olan bir şey var ki amipler durmaksızın bölünerek çoğaldıkları, sahip oldukları tüm özellikleri aktardıkları ve kendilerinden hiçbir şey kaybetmediklerine göre dünyaya gelen ilk amip bugün hâlâ hayatta. İster dört milyar ister sadece üç yüz yaşında olsun, bugün hâlâ bizlerle beraber.”

Vahşi Batı’nın yalnızca kızlar tarafından yürütülen en büyük çiftliğine, Rubber Rose’a hoş geldiniz…

“Bu o özel romanlardan biri, sihirli, sıcak, komik ve çılgın, yanınıza alıp uzaklara, gün batımlarına gitmek isteyeceğiniz.”
Thomas Pynchon

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz