1. Ana Sayfa
  2. Benzer Kitaplar
  3. Büyük Yalnızlık Hayranlarına Kitap Önerileri

Büyük Yalnızlık Hayranlarına Kitap Önerileri

featured

Büyük Yalnızlık, aşkın saflığına olduğu kadar karanlık yüzüne de dikkat çekiyor ve bizi bir anne ile evladı arasındaki bağı hiçbir gücün koparamayacağına ikna ediyor.

Büyük Yalnızlık

Yazar: Kristin Hannah
Çevirmen: Sevinç Seyla Tezcan
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 528

ALASKA, 1974.
DEĞİŞKEN. ACIMASIZ. VAHŞİ.
VE BU SOĞUK, ISSIZ TOPRAKLARDA HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VEREN BİR AİLE…

Vietnam Savaşı’nda esir düşen Ernt Allbright eve bambaşka bir adam olarak, tutarsız bir karakterle geri dönmüştür. Girdiği hiçbir işte dikiş tutturamayınca ani bir karar alır: Ailesiyle birlikte kuzeye, Alaska’ya taşınacak, medeniyetten uzak yaşayacaktır.

On üç yaşındaki Leni, anne ve babasının tutku dolu, fırtınalı ilişkisinin gelgitleriyle hırpalansa da yeni bir hayat kuracakları o uzak toprakların onlara iyi geleceğine inanır. Tek hayali, ait olduğunu hissedebileceği bir yuvadır. Annesi Cora ise sevdiği adam için her şeyi yapmaya, onun peşinden bilinmezliğe bile gitmeye hazırdır.

Başlarda Alaska, dualarının gerçek olması gibidir. Ancak kış yüzünü göstermeye başlarken her yer karanlığa gömülür ve Ernt’ün daha da bozulan psikolojisiyle birlikte Allbright ailesi sarsılmaya başlar. Artık kulübelerinin dışındaki tehlikeler, içerideki tehlikenin yanında sönük kalmaktadır. Gecelerin on sekiz saat sürdüğü karlar altındaki bu ıssız dünyada Leni ve annesi gerçeğin farkına varır: Yalnızdırlar ve onları kurtaracak kimse yoktur, kendilerinden başka…

Büyük Yalnızlık, aşkın saflığına olduğu kadar karanlık yüzüne de dikkat çekiyor ve bizi bir anne ile evladı arasındaki bağı hiçbir gücün koparamayacağına ikna ediyor.

“Bir kitabın beni bu kadar duygulandırdığını, öfkelendirdiğini ya da heyecanlandırdığını hiç hatırlamıyorum. Hannah aşkın bizi kurtarabilme ve mahvedebilme gücüne dair ustalık dersi niteliğinde bir eser yaratmış. Bu hikâye çok uzun süre benimle kalacak.”
Karen Swan

“Büyük Yalnızlık bize Kristin Hannah’nın çok sevilen Bülbül romanını anımsatıyor; sıradan insanların, özellikle de kadınların içindeki kahramanlara dikkat çekiyor. Müthiş bir roman.”
Erin Kodicek, Amazon Book Review

“Bir ailenin zorluklar karşısındaki direncine, insan bedeninin ve ruhunun gücüne dair çarpıcı bir roman. Zalim aşkların, gençlik aşklarının ve hepsinden öte annelerin evlatlarına duyduğu aşkın hikâyesi.”
Nancy McFarlane, Fiction Addiction

büyük yalnızlık hayranlarına kitap önerileri 1 – buyuk yalnizlik

Kış Gecesi Işıkları

Yazar: Pam Jenoff
Çevirmen: Solina Silahlı
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 352

Umudun Işığı En Karanlık Gecede Bile Parlar

Bir Nazi askerinden hamile kaldıktan sonra evden kovulan on altı yaşındaki Noa bebeğini vermek zorunda kalır. Hayatını kazanabilmek için küçük bir tren istasyonunu temizlemektedir. Noa toplama kampına götürülmek üzere alınmış Yahudi bebeklerin olduğu bir vagon bulduğunda aklına kaybettiği kendi çocuğu gelir. Ve hayatını kökünden değiştirecek kısa bir an içinde çocuklardan en sağlıklı görüneni alıp karlı gecenin içinde kayıplara karışır.

Ormanın içinde saatlerce yürüdükten sonra Noa ve bebek gezici bir Alman sirkiyle karşılaşır. Sirkin yöneticisi onları aralarına almayı kabul eder ama sirkte kalabilmek için Noa’nın gizemlerle dolu baş trapezci Astrid’den trapez şovunu öğrenmesi gerekmektedir.

“Astrid’in de Noa gibi ne olursa olsun saklamak zorunda olduğu bir sırrı vardır. Bir ağın üzerinde birlikte uçmak iki kadını yakınlaştırır ama Noa’nın tanıştığı Luc ikisinin arasına girecek ve tüm dengeleri bozacaktır.”
NPR

“Sırlar, yalanlar, ihanet ve tutku… Bu romanı soluk almadan okudum.”
Christina Baker Kline

“Kadınlar arasındaki dostluğun gücünü tüm karmaşıklığıyla anlatan merak uyandırıcı ve duygusal bir öykü.”
PopSugar

 

Kya’nın Şarkı Söylediği Yer

Yazar: Delia Owens
Çevirmen: Filiz Çiçek
Yayınevi: Salon Yayınları
Sayfa Sayısı: 431

Kalbini Ne Kadar Koruyabilirsin?

Yıllar boyunca, Kuzey Carolina kıyısında sessiz bir kasaba olan Barkley Cove’da Bataklık Kızı ile ilgili söylentiler dolaşmaktadır. O yüzden 1969’un sonlarında, yakışıklı Chase Andrews ölü bulunduğunda kasaba halkı, hemen Bataklık Kızı dedikleri Kya Clark’tan şüphelenir.

Ancak Kya onların anlattıkları gibi biri değildir. Hassas ve zeki olan Kya yıllardır, evi olan bataklıkta martılarla arkadaş olmuş, kumdan dersler alarak tek başına hayatta kalmıştır. Yıllar sonra Kya’nın, dokunulmak ve sevilmek istediği dönem gelir. Kya’nın vahşi güzelliği, kasabadan iki genç adamın ilgisini çekince Kya, kendini yeni bir hayata açar, ta ki akla gelmeyecek bir şey olana kadar.

Barbara Kingslover ve Karen Russell hayranları için mükemmel bir roman olan Kya’nın Şarkı Söylediği Yer, aynı anda hem doğal dünyaya nefis bir övgü hem buruk bir büyüme çağı hikâyesi hem de muhtemel bir cinayetin şaşırtıcı hikâyesi. Owens bize, bir zamanlar olduğumuz çocuğun, bizi sonsuza dek şekillendirdiğini ve hepimizin, doğanın, güzel ve vahşi sırlarına tabi olduğumuzu hatırlatıyor.

“Owens bu kitapta, Kuzey Carolina sahilinin ıssız bataklık arazilerini, terk edilmiş bir çocuğun gözleriyle inceliyor. Ve kendi izolasyonunun içerisinde bu çocuk, gözlerimizi, onun özel dünyasının gizli harikalarına -ve tehlikelerine- açmamızı sağlıyor.”
The New York Times Book Review

“Kya’nın, insan ilişkilerine güvenmeyi öğrenmesinin acıklı hikâyesi, acımasız gerçekleri ortaya çıkaran sürükleyici bir cinayet gizemiyle birleştirilmiş. Hayret verici bir başlangıç.”
People Magazine

“Bu kitabı ne kadar sevdiğimi ifade edecek sözleri bulamıyorum bile! Bu hikâyenin bitmesini istemedim!”
Reese Witherspoon

büyük yalnızlık hayranlarına kitap önerileri 2 – delia owens kyanın şarkı söylediği yer
Önerilen Yazı
“KYA’NIN ŞARKI SÖYLEDİĞİ YER” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

Talebe

Yazar: Tara Westover
Çevirmen: Duygu Akın
Yayınevi: Domingo Yayınevi
Sayfa Sayısı: 384

Tara Westover’ın bir doğum belgesi olmadı. Okul kaydı yoktu çünkü hayatında hiçbir sınıfa ayak basmamıştı. Tıbbi dosyası yoktu çünkü babası tıp biliminden ziyade kıyamete inanıyordu.

Çocukluğunda Mormon babasının bağnazlığa, erkek kardeşinin şiddete teslim oluşunu izledi. Ve on altı yaşına geldiğinde Tara kendi kendini eğitmeye karar verdi. Bilgiye duyduğu açlık onu Idaho’nun dağlarından çok uzaklara, okyanusların ötesine, bir kıtadan diğerine, Harvard’dan Cambridge’e taşıdı. Neden sonra aklına şu soru düştü: “Acaba fazla mı uzağa gittim?”, “Eve dönmenin hâlâ bir yolu var mı?”

Çıktığı günden itibaren dünya çapında büyük övgü toplayan, pek çok yayın organı tarafından yılın kitabı seçilen ve şu ana dek 40 dile çevrilen Talebe bir kendini inşa öyküsü. Tara Westover, hiddetli bir sadakatle bağlandığı ailesinin, eğitim sayesinde yaşadığı değişimin ve ayrılık kederinin hikâyesini bizzat kendi hayat hikâyesini büyük yazarlara özgü bir içgörüyle anlatıyor. Yürek burkan ve umut saçan bir hikâye bu.

“Sarsıcı… Tara Westover’ın hayat hikâyesi sıra dışı ama kitabın merkezindeki sorular hepimize dair: Sevdiklerimiz için kendimizden ne kadar ödün verebiliriz? Büyüyebilmek için onlara ne kadar ihanet edebiliriz?”
Vogue

“İlham verici.”
Bill Gates

“Muhteşem.”
Stephen Fry

büyük yalnızlık hayranlarına kitap önerileri 3 – talebe
Önerilen Yazı
Talebe Hayranlarına Kitap Önerileri

Nehir Kuşlarının Şarkısı

Yazar: Lisa Wingate
Çevirmen: Özgün Çelik
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 432

Büyük Buhran Amerikası’nda, Mississippi Nehri üzerindeki yüzer kulübelerinde yaşayan Foss ailesinin mutlu hayatı, bir anda darmadağın edilir. Yozlaşmış kamu görevlileri tarafından anne babalarından koparılan beş kardeş, kendilerini bir anda yürek dağlayan bir insanlık ayıbının ortasında bulurlar. Kardeşlerin en büyüğü olan Rill, bir yandan küçük kardeşlerini bir arada tutmaya çabalarken bir yandan da nehre ve ailesine, nehir kuşlarının şarkılarına, morsalkımların ve okaliptusların o büyülü dünyasına geri dönmenin yollarını aramakta, yeniden ailesine kavuşmanın hayalini kurmaktadır.

“Hayat filmlerden farksızdır. Her sahnenin kendine ait bir müziği vardır ve müzik o sahne için yaratılır, bizim anlayamayacağımız şekillerde ona dokunur. Biten bir günün ezgisini ne kadar seversek sevelim ya da gelecek günün melodisini ne kadar hayal edersek edelim, bugünün müziği ile dans etmeliyiz; yoksa adımlarımızı şaşırır, o âna uymayan bir şekilde etrafta sendeleyip dururuz.”

1930’ların Amerika’sında yaşanan gerçek bir skandaldan yola çıkılarak yazılmış Nehir Kuşlarının Şarkısı, tüm dünyada 1 milyondan fazla okurla buluşmuştur. O dönemlerde Eleanor Roosevelt’in evlat edinme yasası konusunda danışmanlık alacağı derecede ün yapmış Georgia Tann, gerçek bir hayırsever olarak lanse edilmektedir ve modern evlat edinme sürecinin âdeta kurucusu olarak gösterilir. Ancak bu işin görünen kısmıdır. Kapalı kapılar ardında yapılan yüksek ücretli anlaşmalar, yoksul ailelerin çocuklarının  kaçırılıp alıkonularak biyolojik ailelerinden koparılması gibi olaylar yıllarca gizli kalmıştır.

Georgia Tann ve şebekesinin yaptıklarının bir kısmı kayıt dışıdır. Bu evlerde yaşayıp başka ailelere verilmiş çocuklar olduğu kadar, kötü şartlara dayanamayıp yaşamını kaybeden çocuklar da vardır. Bu roman, herkesin bilip kimsenin önüne geçemediği bir dramın hem kurbanlarını hem de kahramanlarını satırlara dökerek ölümsüzleştiriyor.

Ufak Yangınlar

Yazar: Celeste Ng
Çevirmen: Su Akaydın
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 328

“Shaker Heights’taki herkes o yaz bunu konuşuyordu: Richardsonların en küçük çocuğu Isabelle, sonunda kafayı yemiş ve evi yakmıştı.”

Shaker Heights’ta yollardan, evlerin rengine kadar her şey en ince detayına kadar planlıydı. Kimse de bu ruhu, kurallara uymayı ilke edinmiş Elena Richardson’dan daha iyi yansıtamazdı.

Kızı Pearl’ü kendi başına büyüten Mia Warren sanatçıydı ve Shaker Heights’a yeni taşınmışlardı. Kısa süre içinde Richardsonların dört çocuğu da güvenli ve düzenli hayatlarından kopacak, hayatlarını ve kendilerini sorgulamaya başlayacaklardı.

Ancak hem Shaker Heights’ı bölen hem de Mia ile Bayan Richardson’ı iki farklı cephe almaya zorlayan bir dava patlak verince Bayan Richardson, Mia’nın geçmişini gün yüzüne çıkarmaya karar verecek, bunu takıntısı haline getirecek ve kendi ailesi ile Mia’nınkini parçalama tehlikesiyle karşı karşıya gelecekti.

“Ufak Yangınlar’ı tek solukta okudum.”
Jodi Picoult

“Sıradışı… Ufak Yangınlar gibi kitaplarla sık sık karşılaşmıyoruz.”
John Green

“Celeste Ng’in romanını okurken devamlı kendime şunu sordum: ‘Bu kadar çok şeyi nereden biliyor? Nasıl bu denli zarif, cüretkâr ve cömertlikle yazabiliyor?’ Ufak Yangınlar daha uzun süreler konuşulacak bir edebi eser. Celeste Ng, Zadie Smith ve Jacqueline Woodson gibi yazarların yanında yerini aldı. Bu romana bayıldım.”
Joe Hill

Hep Beraber

Yazar: Ann Patchett
Çevirmen: Özge Onan
Yayınevi: Hep Kitap
Sayfa Sayısı: 304

Hep Beraber elli yıllık bir süreç içinde, iki ailenin bireylerinin yaşadıklarını ele alıyor.

Roman, bir vaftiz töreniyle başlıyor. Bölge savcısı olan Cousins evdeki hamile eşinden ve gürültücü çocuklarından kaçarak davet edilmediği bir eve gelir. Cin ve portakal suyuyla sarhoş olunca, ev sahibinin karısı Beverly Keating’i öper. İkisi de eşlerinden ayrılır ve California’dan Virginia’ya taşınırlar.

Daha önceki evliliklerinden olma altı çocuk da, kendilerini aile bağlarından oluşan bir düğümün içinde bir kıyıdan ötekine savrulur halde bulurlar.

Göl Evi

Yazar: Kate Morton
Çevirmen: Beril T. Uğur
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 536

Kayıp bir çocuk…

Haziran, 1933. Edevane’lerin kır evi Loeanneth’te geleneksel Yaz Dönümü Partisi için hummalı bir hazırlık var. Yazarlık hayalleri kuran, on altı yaşındaki Alice Edevane özellikle heyecanlı. Kitabı için mükemmel bir fikir bulmakla kalmadı, rastlayıp rastlayabileceği en yanlış insana da âşık oldu. Ama saat gece yarısını vurduğunda ve gökyüzünde havai fişekler patlarken Edevane ailesi öyle bir trajedi yaşayacak ki, Loeanneth’i sonsuza dek terk etmek zorunda kalacaklar.

Terk edilmiş bir ev…

Yetmiş yıl ve sarpa saran bir soruşturmanın sonunda, Sadie Sparrow, Metropolitan Polis Teşkilatı’ndan zorunlu izne ayrılıyor. Büyükbabasının Cornwall’daki evine giden Sadie, boşluktan ne yapacağını şaşırmış hâlde. Ta ki bir gün, sık bir korunun çevirdiği, masalsı kır evine rastlayıp oradan kaybolan çocuğun hikâyesini öğrenene dek.

Çözülmemiş bir sır…

Bu arada, Hamstead’deki şık evinin tavan arasındaki çalışma odasında, seksenine merdiven dayayan ve artık ünlü bir yazar olan Alice Edevane yeni cinayet romanları üzerinde çalışıyor. Ama bir gün genç bir dedektif çıkageliyor ve Alice hayatı boyunca kaçmaya çalıştığı gerçeklerle yüzleşiyor.

“Morton’ın son romanında, yazarın alametifarikası hâline gelen sırlar, bir kez daha gün ışığına çıkıyor. Kayıp bebekler, bir annenin fedakârlığı ve sırlar, sırlar, sırlar… Morton ipuçlarını cömertçe sunarken gerçeğe yaklaştığınızı hissediyor, ancak sadece daha derinlerdeki bir sır tabakasına ulaşıyorsunuz. Kalp sızlatan seçimler ve zengin karakter çeşitliliğiyle sizi derinden etkileyecek bir roman.”
Booklist

Aramızdaki Kadın

Yazar: Greer Hendricks, Sarah Pekkanen
Çevirmen: Mehmet Gürsel
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 448

Bu kitabı okurken çeşitli tahminlerde bulunacaksın.

Kocasından ayrılmak zorunda kalan kıskanç bir kadının hikâyesini okuduğunu düşüneceksin. Kendi yerini alan genç ve güzel kadını saplantı haline getirdiğini düşüneceksin. Karmaşık bir aşk üçgeni diyeceksin. Tahminlerinden o kadar emin olma… Satır aralarını dikkatle oku.

“Acayip zekice…”
USA Today

“Ağzınız açık kalacak. Unutulmaz.”
Publisher’s Weekly

“Heyecan verici. Hikâyede müthiş sürprizler var.”
The Wall Street Journal

Eleanor Oliphant Gayet İyi

Yazar: Gail Honeyman
Çevirmen: Ferhan Ertürk
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 376

Eleanor Oliphant hayatta kalmayı başardı. Ama yaşamaya nasıl devam edeceğini bilmiyor.

Bu hayatta kalbini açtığın kadar mutlu olursun.

Oldukça basit bir hayatı var Eleanor’un. İşe giderken her gün aynı kıyafeti giyiyor, öğle yemeğinde aynı yemeği yiyor ve her cuma işten dönerken hafta sonu evde içmek için iki şişe votka alıyor. Dışarıdan bakıldığında mutlu bile görünebilir. Dikkatle programlanmış hayatında hiçbir eksik yok. Ama bazen de… sanki koca bir boşluğun içindeymiş gibi.

Eleanor’un etrafına ördüğü duvarlar çocukluğundan beri ilk kez, tatlı acı bir olayla yıkılma şansı buluyor. Şimdi hiç kimsenin garipsemiyor gibi göründüğü bu zor dünyada nasıl yolunu bulacağını öğrenmesi gerek. Ve bunun için de hayatı boyunca görmezden geldiği, zihninin kuytu ve karanlık köşeleriyle yüzleşecek cesareti bulmalı…

Değişim bazen iyi bazen kötü olabilir. Yine de günleri dünyadan soyutlanıp saklanarak geçirmekten iyidir, değil mi?

“Hayat dolu birine dönüşmek istiyorsanız bu romanı okuyun.”
Mail on Sunday

Moskova’da Bir Beyefendi

Yazar: Amor Towles
Çevirmen: Mehmet Gürsel
Yayınevi: Hep Kitap
Sayfa Sayısı: 552

1922 yılında Kont Aleksandr İlyiç Rostov Bolşevik mahkemesi tarafından yargılanarak suçlu bulunur ve Moskova’daki lüks bir otelde ömür boyu göz hapsinde tutulmasına karar verilir.

Hayatı boyunca hiç çalışmamış, sadece edebiyat ve sanatla ilgilenmiş bir aristokrat olan Rostov şimdi bir otel odasında yaşamak ve Sovyetler Birliği’nin en çalkantılı yıllarını pencereden izlemek zorundadır.

Ancak hiç ummadığı bir şekilde bu daracık oda ona çok daha zengin bir dünyanın ve çok daha doyurucu ilişkilerin kapısını açacaktır.

Öksüzler Treni

Yazar: Christina Baker Kline
Çevirmen: Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı: 368

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…

Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni’dir.

1929 yılı Amerika’sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…

On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly’nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.

Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.

“Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi.”
Publishers Weekly

Hikayeci

Yazar: Jodi Picoult
Çevirmen: Ergin Kaptan
Yayınevi: April Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 528

Sage Singer yalnız bir kadın, günleri fırında ya da evli sevgilisiyle kaçamak buluşmalarla geçiyor.
Josef Weber’in kasabaya gelmesiyle birlikte hayatı değişiyor, artık bir arkadaşı var.
Bir gün Josef, Sage’den bir iyilik istiyor: Onu öldürmesini.
Devamında karanlık sırrını açıklıyor: Geçmişinde bir Nazi subayıydı,
Sage’in büyükannesi ise soykırımdan kurtulan ‘şanslı’lardan.
En iyi dostunuzun geçmişinde bir katil olduğunu bilseniz ne yapardınız?
Affetmenin sınırlarını kim çizer?
İntikam ve adalet birbirinden ne kadar uzakta?

Jodi Picoult’nun tüm romanları arasında polisiye yönü en ağır basan, felsefi sorgulamalarla ve hesaplaşmalarla örülü bir modern zaman destanı: Hikayeci.

“Güçlü ve sürükleyici, çoğu zaman yürek sızlatan bir roman.”
Booklist

“Bu yıl daha etkileyici başka bir romanla karşılaşacağınızı sanmıyorum.”
Huntington News

“Jodi Picoult’nun son romanı okuru geri dönülmez ve unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. “
Miami Herald

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz