İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Benzer Kitaplar
  3. “YETENEKLİ BAY RIPLEY” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

“YETENEKLİ BAY RIPLEY” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ

featured

Patricia Highsmith’in bütün dünyada okur kitleleri kadar sinemaseverler tarafından da tanınan ve beğenilen ünlü “Ripley” dizisi ilk defa bütün romanlarıyla Türkçede. 1955’te Yetenekli Bay Ripley’yle başlayan serüven, Ripley Yeraltında (1970), Ripley’nin Oyunu (1974), Ripley ve Peşindeki Çocuk (1980) ve Ripley Su Altında’yla (1991) devam etmişti.

Yetenekli Bay Ripley

Yazar: Patricia Highsmith
Çevirmen: Esra Birkan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 312

Patricia Highsmith’in bütün dünyada okur kitleleri kadar sinemaseverler tarafından da tanınan ve beğenilen ünlü “Ripley” dizisi ilk defa bütün romanlarıyla Türkçede. 1955’te Yetenekli Bay Ripley’yle başlayan serüven, Ripley Yeraltında (1970), Ripley’nin Oyunu (1974), Ripley ve Peşindeki Çocuk (1980) ve Ripley Su Altında’yla (1991) devam etmişti.

Dizinin ilk kitabı Yetenekli Bay Ripley’de, New York’ta yaşayan hırslı, zeki ve kurnaz bir genç olan Tom Ripley’yle tanışıyoruz. Ripley, zengin bir ailenin, aile işlerine sırt çevirmiş oğlu Dickie’yi geri getirmek üzere İtalya’ya gönderilir. Dickie’nin yaşamı onu öylesine cezbeder ki, Dickie gibi olmak, ona yakın olmak arzusu Ripley’de kısa sürede bir takıntıya dönüşür.

Bu takıntı, edebiyat tarihinin en unutulmaz antikahramanlarından birini doğuracaktır.

“yetenekli̇ bay ripley” hayranlarina okuma öneri̇leri̇ 1 – yetenekli bay ripley
“YETENEKLİ BAY RIPLEY” HAYRANLARINA OKUMA ÖNERİLERİ 4

Schindler’in Listesi

Yazar: Thomas Keneally
Çevirmen: Gökçe Çiçek
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 544

Uluslararası bir başarı elde ederek pek çok dile çevrilen, Booker Ödülü ve Los Angeles Times Kitap Ödülü gibi birden çok ödüle layık görülen, Steven Spielberg tarafından sinemaya uyarlanıp dünya çapında milyonlarca izleyiciyle buluşan, 12 dalda Oscar adaylığı, 7 dalda da Oscar ödülü bulunan, Thomas Keneally’nin Schindler’in Listesi adlı eseri Nazi işgali altında Polonya’da yaşayan Yahudileri kurtarmak için hayatını riske atıp, SS birliğine kafa tutan ve onları zekâsı ile alt edip, bir şefkat meleğine dönüşen Oskar Schindler’in hikâyesini anlatıyor.

Bu olağanüstü anlatının gerçek olaylara dayanması okurlara unutulmaz bir deneyimin kapılarını aralıyor.

Bir Hanımefendinin Portresi

Yazar: Henry James
Çevirmen: Suzan Akçora
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 765

Bağımsızlığını ve özgür ruhunu korumaya çalışırken “yazgısıyla yüzleşen” Amerikalı genç bir kadının öyküsünü anlatan Bir Hanımefendinin Portresi bugün de zamandan bağımsız bir yapıt olarak varlığını sürdürüyor. Özgür iradeyle yazgı arasındaki çatışma, ABD’den İngiltere’ye giden ve Victoria dönemi değerleri çerçevesinde yalnızca evlenilebilecek bir nesne olmaya direnen bu kadın kahramanda cisimleşiyor.

Henry James Amerikan bireyciliğiyle Avrupa’nın sosyal geleneği arasındaki çatışma ve yurtdışındaki Amerikalıların durumu gibi gözde temalarının peşine düşüyor yine. Kahramanı Isabel, Amerikan edebiyatının en unutulmaz karakterlerinden biri olarak belleklerde; ömrünü toplum içinde insanları gözlemlemeye adamış büyük ustanın bu başyapıtı da Modern Klasikler arasında yerini alıyor.

Temel Parçacıklar

Yazar: Michel Houellebecq
Çevirmen: Osman Senemoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 312

İki üvey kardeş, iki farklı yaşam ve aşk anlayışı… Başarılı bir moleküler biyolog, matematiksel yaklaşımıyla insan sevgisinden ve cinsellikten uzak yaşayan Michel; vasat bir edebiyat öğretmeni, cinsel hazzın peşinden koşan, seks takıntılı Bruno. Üzerlerindeyse, özgürlük ve aşkın peşinden koşarak Amerika’ya giderken, çocuklarını büyükannelerine bırakan ve bu iki anti kahramanın travmalarının sorumlusu bir annenin gölgesi.

Birbirlerinin varlığından haberdar olmaksızın, büyükanneleri tarafından dış dünyadan korunarak yetiştirilen ve rastlantılar sonucunda karşılaşan taban tabana zıt iki kardeş ve onların âşık oldukları kadınlarla daha da çetrefil bir hal alan hayatları.

Michel ve Bruno’nun hayat karşısındaki başarısızlıkları, bencilliği aşan değerler yaratamayan tüketim toplumunun ve toplumsal olarak yıkıcı bir hal alan narsisizmin başarısızlığına bir yanıt sanki. Houellebecq’in yeni binyılın hemen öncesinde kaleme aldığı, insan ilişkilerine karamsar bir gerçekçilikle yaklaşan bu roman yayımlandığında, gerek dili gerek bazı temel meselelere alışılmışın dışındaki yaklaşımıyla, dünyada adeta bir manevi kaos yarattı; 2000’lerin insanını, yeni Frankenstein olarak kendi kendisiyle tanıştırdı.

Amsterdam’da Düello

Yazar: Ian McEwan
Çevirmen: Ülkem Çorapçı
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 144

İki eski dost, sarsıcı bir kayıp, tuhaf bir anlaşma: Güç, keder, aşk, kuşku ve politikanın keskin uçlarını dolanan, sonunda kaçınılmaz bir şekilde “düello”ya dönüşen hayatlar… Ülkenin en başarılı bestecilerinden Clive ve saygın bir gazetenin genel yayın yönetmenliğini yürüten Yernon, eski âşıkları Molly Lane’in cenaze töreninde bir araya gelir. Molly’nin muhafazakâr eğilimli Dışişleri Bakanı’yla kurduğu ilişkinin sırrı, politik hamlelerin ve kariyer kaygılarının arasında, Clive ve Yernon’un dostluğunu sınayan bir krize dönüşecektir.

lan McEwan, Man Booker Ödüllü Amsterdam’da Düello’da,hem ilkeleri, erdemleri ve meslek ahlâkını sorguluyor hem de insanın varoluşuna dair çelişkileri incelikle ortaya koyuyor. Dile gelmeyeni söze dökmeden sezdiren usta bir yazardan, insan ruhunun yumuşak karnında dolaşan unutulmayacak bir roman.

Şaka

Yazar: Milan Kundera
Çevirmen: Zehra Gencosman
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 319

Böylece, nice yılar sonra, kendimi doğduğum kentte buldum. Çocukluk, sonra yumurcaklık, sonra delikanlılık çağında binlerce kez içinden geçtiğim geniş meydanda ayakta durmuş, hiçbir heyecan duymuyordum; tam tersine, (demir başlıklı bir atlıya benzeyen) damların üzerinden bakan bir çan kulesinin egemen olduğu bu meydanın, bir kışlanın geniş talim alanını anımsattığını, eskiden Macarların ve Türklerin saldırılarına karşı bir kale görevi üstlenmiş bu Moravya kentinin askeri geçmişinin, meydanın yüzüne onulmaz bir çirkinlik damgası vurduğunu düşünüyordum.

Glamorama

Yazar: Bret Easton Ellis
Çevirmen: Dost Körpe
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 657

Victor, yirmili yaşlarında, yakışıklı ve başarılı, New Yorklu bir mankendir. Muhteşem bir sevgilisi vardır: Chloe. Hırçın bir sevgilisi daha vardır: Alison.

Victor ve arkadaşlarının dünyasında düşüncelerin önemi yoktur. Onlara göre hiçbir şey kalıcı bir değere ya da niteliğe sahip değildir. Onlara göre “Gerçeklik bir illüzyondur”, “Moda, eskimiş modadır”.

Birgün gizemli bir adamın, Victor’a gemiyle Avrupa’ya gidip eski sevgilisi Jamie Fields’ı bulması için 300,000 Dolar vermesiyle karanlık olaylar zinciri başlar. Victor kendi dünyasından insanlar tarafından gerçekleştirilen bir dizi terörist saldırının ve işkence sahnelerinin ortasına düşer. Victor’a göre tanık olduğu bu öfke, “bilmediklerinin aslında en önemli şeyler” olduğu ve “yaşamın senaryosunun sürekli değiştiği” gerçeğini ispatlamaktadır.

90’lı yılların kült yazarı Bret Easton Ellis, ‘Glamorama’da şan, şöhret ve para tutkusunun ulaşabileceği son noktaya işaret ediyor. Parıltılı yaşamların üzerindeki yaldızı kazıdığınızda ortaya çıkan yoz görüntüye inanamayacaksınız.

“Ellis her sayfada taptaze bir cehennem yaratıyor. Bu kargaşanın ortasında bile üslubu her zamanki gibi son derece gizemli bir şekilde zarafet dolu.”
The New Yorker

“Şöhret kültürünün derinlerine inip okuru hem dehşete sürüklüyor hem de yüzeyin altındaki karanlık gerçeği açığa çıkarıyor.”
Daily Telegraph

Şeytan

Yazar: William Peter Blatty
Çevirmen: Uğur Mehter
Yayınevi: Feniks Kitap
Sayfa Sayısı: 496

“Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi.
Komik.

Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın üzerine çarptı.

Tanrım, bu sesler beni çıldırtacak!

Sesin kaynağını bulmak üzere ayağa kalktı.

Koridora çıkıp etrafına bakındı. Tıkırtılar sanki Regan’ın yatak odasından geliyordu.”

Şeytan yayınlandığı ilk günden itibaren popüler kültürü sonsuza kadar değiştirdi. William Petter Blatty’nin 40 yıl sonra tekrar elden geçirdiği bu kitap, korku romanları türünde bir kült haline gelirken hep bir numarada kaldı. İnanç ve batıllık üzerine kuşkuları kaşıyarak toplumda bir çığır açan bu hikâye, şimdi Blatty’nin eklediği yeni karakter ve bölümlerle kendinden sonra gelecek korku hikâyelerine yepyeni ve amansız bir yol döşüyor. Hep gündemde kalmayı başaran Şeytan’ı unutamayacaksınız.

“Gerilim sisi hiç bırakmayacak”
Publishers Weekly

“Her gece yarısında hatırlanacak bir korku hikâyesi.”
The Boston Globe

Masumiyet Çağı

Yazar: Edith Wharton
Çeviri: Sena Öksüz
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 432

Kaderlerine Zincirlenen İki Âşığın Hikâyesi

Bir süre Avrupa’da yaşayan güzel Kontes Olenska’nın, muhafazakâr ve katı âdetlerin hüküm sürdüğü New York’a geri dönüşü sosyetede büyük yankı uyandırır.

İyi bir konuma sahip genç avukat Newland Archer ile güzeller güzeli May Welland’ın nişanlandıkları gece ortaya çıkan Kontes Olenska, kocasını terk ediş öyküsü, entelektüel ruhu, özgürlüğe düşkünlüğü ve herkesten farklı olan duruşuyla sosyetenin hayatını renklendiren bir figür haline gelir. Melankolik bakışları ve ulaşılmaz tavırlarıyla Archer’ın yüreğine hançer gibi saplanan bu genç kadın, özlemini duyduğu duyguların karşılığını genç adamda bulur. Peki, hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir toplulukta aşkı özgürce yaşama arzusu, iki âşık için mümkün olabilecek midir?

Kurtlar Hanedanı (Üçleme)

Yazar: Hilary Mantel
Çevirmen: Beril Tüccarcıbaşı Uğur
Yayınevi: Alfa Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 785

Tudor Hanedanlığının müsrif ve şehvet düşkünü kralı VIII. Henry, evli olmasına rağmen Anne Boleyn’le evlenebilmek için her türlü yola başvuruyor. Bu evliliğe sadece Papa ve kilise çevresi değil; Tanrı’ya aşırı bağlı Thomas Moore da karşı çıkıyor. Hanedanlıktan yükselen iktidar, para ve şöhret tutkusu bütün İngiltere’yi sarmışken soylu olmayan bir demircinin oğlu, doğum tarihi belirsiz bir adam çıkıp önce kardinalin sağ kolu, ardından kralın danışmanı oluyor.

Thomas Cromwell, sadık ve güvenilir olmasının yanında halktan ve kabadayı olan bu adam, gölgede kalan muğlak tarihi kendisinin de yer alıp yükseldiği sahnede ana hatlarıyla çiziyor. Ruhban sınıfına savaş açıp aristokrasinin gücünü azaltmaya çalışan bir politikacıya dönüşen Cromwell’in portresi, monarşinin müphem ilişkilerle dolup taşan tarihiyle birlikte yazılıyor.

“Son diye bir şey yoktur, her şey sadece başlangıçtan ibarettir,” diyen Mantel yazmaya, yazdıkları da tarihe heyecan katmaya devam ediyor. Çünkü “insan insanın kurdudur.”

“Dehşetengiz. Bir harikalar diyarı. Aynı zamanda kimsenin dönüp çığlıklara bakmadığı bir dehşet diyarı. Yani bir şenlik.”
Daily Telegraphs

“Her bir parçası söyledikleri kadar iyi.”
Observer

“Okuyacağınız en sürükleyici kitap.”
The Times

Ormanın Derinliklerinde Bir Şey Var

Yazar: Tana French
Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 446

Psikolojik gerilimde nefes kesen yepyeni bir sesin doğuşunu işaret eden, müthiş bir roman.

Kaçırılmış fırsatlar, kaçırılmış şanslar ve kaçırılmış bir çocukluk.

Bir oğlan çocuğu, ormanda travmatik bir olay yaşıyor… Yıllar sonra, aynı çocuk bir cinayeti araştırmak üzere aynı ormana geri dönmek zorunda.

1984 yazı. Dublin’in küçük banliyölerinde hava kararırken anneler çocuklarını eve çağırmak için sabırsızlanmaya başlıyordu. Fakat bu ılık akşamda, üç çocuk karanlık ve sessiz ormandan geri dönmeyecekti. Polis geldiğinde çocuklardan yalnızca birini bulabildi; dehşetle ağaç gövdesine sarılmış, ayağında kanla dolu spor ayakkabılar olan ve az önce yaşadığı saatlere dair hiçbir şey hatırlamayan bir oğlan. Yirmi yıl sonra, ormanda bulunan çocuk Rob Ryan, Dublin Cinayet Masası’nda polis dedektifi olmuştu ve gizli geçmişinin izlerini üzerinde taşıyordu. Fakat aynı ormanda 12 yaşında bir kızın öldürüldüğü ortaya çıkınca, o ve Dedektif Maddox -ortağı ve en yakın arkadaşı- kendilerini eski, çözülmemiş bu dava kadar kanlarını donduran başka bir olayla karşı karşıya buldu.

Uzun zaman önce gömdüğü hatıralarının bölük pörçük parçaları eşliğinde kalakalan Ryan, hem önündeki dosyanın, hem de kendi karanlık geçmişinin gizemini ortaya çıkarmak için büyük bir fırsat yakalamıştı. Atmosferik ortamı zengin, karmaşıklığı insana nefes aldırmayan, son derece ikna edici ve şaşırtıcı bir sona sahip Şey, Gizemli Nehir ve Kemikler gibi kitapların hayranlarını çok etkileyecek.

“Tek kelimeyle güzel ve zeki yazı tekniği sayesinde Tana French, bizi karanlık bir cehenneme götürüyor; öyle baştan çıkarıcı ve insanı içine çeken bir yer ki burası, istesek de sırtımızı dönmemiz mümkün değil. Bayan French sıradışı bir yazar ve Cey bir yıldızın doğuşunun habercisi.”
Lisa Unger

“French, en beklenmedik hareketleri yapabilme potansiyeline sahip ve karmaşık karakterleri için capcanlı bir sahne yaratıyor. Olay örgüsünü kasvetli, acımasız bir doğayla ve üslubunun çarpıcılığıyla birleştiren yazar, çok bildiğini sanan zeki okuyucuların bile bu karanlık ormanda kaybolmasını sağlıyor.”
The New York Times

Roger Ackroyd Cinayeti

Yazar: Agatha Christie
Çevirmen: Çiğdem Öztekin
Yayınevi: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 304

King’s Abbot köyündeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli ölümü asılsız dedikodulara yol açar. Köy, kadının ilk kocasını öldürdüğü, bu yüzden şantaj kurbanı olduğu ve Roger Ackroyd’la gizlice nişanlandığı söylentileriyle çalkalanmaktadır. Ackroyd cinayete kurban gidince tüm şüpheler ev halkına odaklanır. Emekliye ayrılan ve sakız kabağı yetiştirmek için King’s Abbot köyüne yerleşen Hercule Poirot, istemeden de olsa cinayeti incelemeye başlar ve şeytani bir zekâya sahip katili yakalamaya çalışır.

Evlilik Meselesi

Yazar: Jeffrey Eugenides
Çevirmen: Solmaz Kamuran
Yayınevi: Domingo Yayınevi
Sayfa Sayısı: 448

On dokuzuncu yüzyılın büyük aşk hikâyeleri artık yalan mı oldu? Peki, yeni bir aşk hikâyesi anlatmak mümkün mü, içinde modern zaman gerçekleri, değişen roller, evlilik öncesi anlaşmalar, boşanmalar olsun…

1980’lerdeyiz… İflah olmaz romantik ve edebiyat tutkunu Madeleine Hanna, üniversite bitirme tezi için Jane Austen ve George Eliot’ın eserleri üstünden Victoria dönemindeki evlilik kurgusunu sorgulamakla meşgul. Tez konusu hayatını da ele geçirmiş durumda: Madeleine tutkulu, şiddetli ve ıstırap dolu bir aşk öyküsünün kahramanı. Üstelik aşkının diğer ucunda bir değil, iki erkek var: zeki, çekici biyoloji öğrencisi Leonard ile içine kapanık, kuşkularla dolu teoloji öğrencisi Mitchell.

Üniversite bitse de üçgen ayakta kalacak; gençliğin bitişiyle birlikte yüzleşecekler, hayatın anlamı ve aşkın gerçek doğasını sorgulamaya birlikte sürüklenecekler.

Bakir İntiharlar ve Middlesex’le adını çağdaş edebiyatın büyük ustaları arasına yazdıran Jeffrey Eugenides, Evlilik Meselesi’nde bize genç ve idealist olmanın, fikirler ve kitaplarla yanıp tutuşmanın coşkusunu hatırlatıyor.

Bitmeyecek Öykü

Yazar: Michael Ende
Çevirmen: Saadet Özkal
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 512

“İnsanlar vardır, asla Fantazya’ya gidemezler,” dedi Bay Koreander. “Ve insanlar vardır, gidebilirler ama sonsuza kadar orada kalırlar. Sonra bir de Fantazya’ya gidip geri dönenler vardır. Senin gibi. İşte bunlar iki dünyayı da esenliğe kavuştururlar.”

NE İSTİYORSAN ONU YAP, yazıyordu sınırsız güce sahip İmparatoriçe’nin sembolünde.Ancak Bastian, bu cümlenin gerçekten ne ifade ettiğini, uzun ve zahmetli arayış sonucu öğrenecektir.

Bastian tuhaf görünümlü bir kitap sayesinde kendini, güzel fakat tehlikenin pençesindeki Fantazya diyarında bulur. Bu büyülü ülkeyi, Çocuk İmparatoriçe’ye yeni bir isim vererek sadece bir “insan” kurtarabilir. Ancak saraya giden yol ejderhalar, devler, canavarlar ve birçok büyülü yaratığın yaşadığı yerlerden geçmektedir.

Bastian maceraya atılır atılmasına… ancak dönüş yolunu bulmak o kadar kolay değildir. Fantazya’nın derinliklerine girdikçe, dile getirilemeyecek kadar kötü yaratıklarla ve kendi kalbinin gizemleriyle yüzleşecek cesareti bulması gerekecektir.

“Büyülü dünyaya dalıveriyorsunuz… Hareketli, yenilikçi ve duyarlı.”
The Washington Post

Büyük Uyku

Yazar: Raymond Chandler
Çevirmen: Fatih Özgüven
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 270

Büyük Uyku’da okurlar, Raymond Chandler’ın ölümsüz karakteri Philip Marlowe’la tanışıyor. İlk kez 1939 yılında yayımlanan bu kült eser, Fatih Özgüven’in yetkin çevirisiyle tam bir edebiyat şölenine dönüşüyor. Everest Yayınları olarak Amerikan polisiyesinin klasikleşmiş isimlerinden Raymond Chandler külliyatını, Türk polisiyesinin usta ismi Ahmet Ümit’in editörlüğünde sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

“Eski savaşlardan kalma yaşlı bir general. Ağır ağır ölmekte olan, geleneklerine bağlı bir adam. İki delişmen çekici kız, kayıp bir damat. Petrolden gelen, harca harca bitmez bir servet, kimden geldiği bilinmeyen şantaj mektupları. Çölün ortasında, kimi zaman karanlık bir labirent, kimi zaman romantik bir gün batımı gibi yükselen bir serap, bir yeni zaman şehri: Los Angeles. Kentin bağırsaklarındaki logar kapaklarından savrulup lağım sularında kaybolan bozuk paralar gibi harcanıp giden insanlar. Yeşil dolarlar, fildişi renkli kadın bedenleri üzerinde yükselen kadim suç. Bu suçla başa çıkamayacağını bilmesine rağmen, -belki de zaten bunun farkında olduğundan- alaycı kararlılığını hiçbir zaman yitirmeyen bir dedektif: Philip Marlowe.”
Ahmet Ümit

Sisler Evi

Yazar: Andre Dubus
Çevirmen: Mehmet Karaosmanoğlu
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 407

Kocası tarafından terkedilmiş, iyileşme sürecinde, alkolik bir kadın. Bir Amerikalı. İranlı bir aile ve kaybettiği onurunun peşinden koşan bir adam. Onları biraraya getiren acımasız bir kader. Çığrından çıkacak hayatların pimini çeken bir ev. Bir varlık mücadelesi.

“Dubus, tüyler ürpertici bir hüner ve dikkat çekici derecede gözlemci bir şefkatle, her geçen saniye daha da büyüyen bir çatışmayı gözler önüne seriyor…”
Los Angeles Times

“Sisler Evi, bugüne kadar okuduğum en iyi Amerikan romanlarından biri. Baştan çıkarıcı bir kitap. Üslubuyla edebiyatın hem natüralist hem de realist ekolünün en iyi yazınları arasında yer alıyor… Bu romanı okuyan kimse unutamaz. Daha önce hayatımda hiçbir genç yazarın yeteneğiyle ilgili olarak bu kadar güçlü hisler beslememiştim.”
James Lee Burke

“Andre Dubus III, bu yüzyılın en büyük sorunlarından biri olan kültür çatışmalarına ışık tutmuş ve bunu da sıra dışı bir anlatı gücü ve farklı üslupta bir duygusal gerilim ruhuna sahip bir romanla yapmıştır. Sisler Evi, her an şaşırtıcı ve önemli bir kitap.”
Rober Olen Butler

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz