İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kitap Yorumları
  3. Araf’ın Sakinleri Kitap Yorumu

Araf’ın Sakinleri Kitap Yorumu

Araf'ın Sakinleri

Araf’ın Sakinleri Kitap Yorumu

Araf’ın Sakinleri Kitap Yorumumuz. Bu kitabı kitap fuarında, biraz da görevlinin zorlamasıyla satın almıştık. Yazarın adını daha önce hiç duymadığımız için, tereddütlüydük. Keşke almasaymışız…

Yazılan her kitaba saygım sonsuz. Yazılan her kitabın da okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Emeğe saygım var, yanlış anlaşılmasın. Fakat bir şey itiraf edeceğim; bu kitabı sadece yorumlamak için bir hakkım olsun diye okudum ve bitirdim.

İlk olarak Profil Yayınevi’nin bir kitabı bu şekilde basmasından acayip rahatsız oldum. Kitapta inanılmaz hatalar bulunuyor. Cümlenin ortasında anlamsız bir şekilde büyük harf yazımları, noktalama işaretleri hataları, yanlış yazılmış kelimeler, yarım bırakılmış cümleler, “-de, -da, -ki” eklerinin yanlış yazımları… Mesela “Freud” kelimesini, “Ferud” diye yazılması beni inanılmaz şaşırtmıştı. Editörün işi ne? Bir kitapta nasıl bu kadar çok hata olabilir? Bu hatalara sinir olmaktan kitaba bile zar zor odaklandım. Bizde kitabın ilk baskısı bulunuyor. Sanırım kitap tekrar basılmış. Bu basımında bu hatalar düzeltilmiştir diye umut ediyorum.

Ana karakterimiz onkoloji bölümünde çalışan bir doktor. Kendisi ateist. Eşi ise inancı tam olan bir kadın. Birbirlerinin inançlarına saygı duyarak yaşıyorlar. Buraya kadar tamam.

Bir gün hastaneye bir kadın hasta geliyor. Handan… 20’li yaşlarda bir akciğer hastası. Hikayesini doktorumuza anlatıyor ve doktor da hikayesini yazıya döküyor. Uyuşturucu batağına yakalanmış ve hayatını mahvetmiş bir genç kadın… Böyle anlatınca çok güzel. Fakat detaylara inince işin suyu çıkıyor.

Bir kere ana karakter inanılmaz egoist. Kendini beğenmiş bir tip. Çok itici ve ukala geldi bana. Bir de öyle bir konuşuyor ki… Yapma! Kimse gerçek hayatta böyle cümleler kurmaz. Hani skeçlerde aşırı romantik tipler vardır, dalga geçilir, aynen öyle konuşuyor adam. Karısı da onun gibi konuşuyor.

Handan’ın tüm cümleleri italik yazılmış. Neden? Onun konuştuğunu anlayamayacak kadar salak mıyız biz?

Her paragraf, her cümle ya metafor – benzetme gibi şeylerle süslenmiş, ya da edebiyat parçalanmış. O kadar eğreti duruyor ki… Kitap boyunca gözlerimi devirdim durdum. Çok özenti. Çok.

Kitabın son 50 sayfası ise bomboş. Yani hiçbir şey yok. Din propagandasına dönmüş. Sanki bir Din Kültürü kitabı okuyor gibiydim. Ne alaka? Yani ne alaka? Ne gerek vardı? Sağdan soldan kitaplardan toplama bir bölüm. İnanılmaz sıkıcıydı. Ve o 50 sayfanın sonunda o yaştaki doktor, o yaşa kadar ateist olarak yaşamış doktor, birden dindar oluyor. Buna da ne gerek vardı?

Kitapta tek sevdiğim yer Handan’ın hikayesiydi. Beni gerçekten etkiledi. Kitabın sonunda yazar hikayeyi kurgulamadığını yazmış. Keşke kurgulasaydı. Belki daha iyi bir hikaye çıkardı ortaya. Handan’ın hikayesinin gerçek olduğunu belirtmiş yazar. Ben de bir tek oraları sevdim. Maksimum 100 sayfada, sadece Handan’ın hikayesini dinleseydik bu kitaba bayılabilirdim. Ama olmamış. Maalesef olmamış. Üzgünüm. Daha iyi bir şekilde yorumlamak isterdim, olmadı.

Araf’ın Sakinleri Kitap Yorumuzu özetlemek gerekirse bu kitap okuduğum en kötü kitaplar arasında yerini aldı. Bir daha bu yazarın başka bir kitabını okuyacağımı da düşünmüyorum.

Yorumun orijinal metni: Rujum ve Kahvem

“Gözlerim, sen varsan güzel bakacak. Kalbim, senin merhametinle huzur bulacak. Mutluluğum, aşkının bahçesinde yeşerecek…”

Sayfa 41
araf'ın sakinleri
Araf'ın Sakinleri Kitap Yorumu 4

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz