İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Benzer Kitaplar
  3. Amerikana Hayranlarına Kitap Önerileri

Amerikana Hayranlarına Kitap Önerileri

featured

Amerikana, Chimamanda Ngozi Adichie’den, çağımızda hem çok tartışılıp hem de sıkça görmezden gelinen ırk meselesi üzerine cesur bir roman.

Amerikana

Yazar: Chimamanda Ngozi Adichie
Çevirmen: Zeynep Çiftçi Kanburoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 640

Chimamanda Ngozi Adichie’den, çağımızda hem çok tartışılıp hem de sıkça görmezden gelinen ırk meselesi üzerine cesur bir roman. Üniversite eğitimi için Amerika’ya giden genç bir Nijeryalı kadının arkadaşlık ve aşk ilişkileri, toplumdaki kadın erkek rolleri ve kültür çatışması üzerine ince gözlemleriyle bezeli Amerikana, sosyal sınıf ve ten rengine dayalı kabileciliğin günümüzdeki varlığını irdeliyor. Afrikalı kimliğinin Afrika, Avrupa ve Amerika’daki farklı algılarını sorgularken ırk ve ırkçılık üzerine aslında son derece basit ama tam da basit olduğu için örtbas edilebilen meseleleri gözler önüne seriyor. Biri Amerika’ya biri Avrupa’ya giden iki çocukluk aşkı, Ifemelu ve Obinze’nin hikâyesi üzerinden Batılılaşmanın bir yanıyla Batı’ya “maruz kalmak” da demek olduğunu, sözünü sakınmadan anlatıyor Amerikana.

Nijerya’nın önde gelen genç seslerinden Adichie, National Book Critics Circle Ödülü’ne layık görülen ve başta The New York Times olmak üzere birçok mecmuanın yılın en iyi kitapları listesinde yer alan romanıyla çağdaş dünya edebiyatının önemli isimleri arasına girmeyi başardı. Özünde yıllara yayılmış bir aşk hikâyesi olan Amerikana, ufuk açıcı bir kitap.

amerikana hayranlarına kitap önerileri 1 – amerikana
Amerikana Hayranlarına Kitap Önerileri 3

Benim Adım Lucy Barton

Yazar: Elizabeth Strout
Çevirmen: Yasemin Alpaslan
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 173

Kül Mevsimi’nin Pulitzer ödüllü yazarı Elizabeth Strout’tan hayatı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren yeni bir roman!

Dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri olan Man Booker Uluslararası Ödülü’ne aday gösterilen ve 25 dile çevrilen Benim Adım Lucy Barton, New York Times Çok Satanlar listesine 1. sıradan girmeyi başardı.

Sıradan bir hastane odası, bir kadın için tüm hayatını içine sığdırabileceği kadar geniş ve derin olabilir. Yıllardır görmediği annesini ansızın karşısında bulan Lucy, artık hayatının her evresiyle birer birer yüzleşmek zorundadır.

“Bir anne-kızın karmaşık iç dünyalarına yönelik dile getirilmemiş gerçeklerin ve yeni başlangıçların altını çizen bir kitap.”
The Guardian

Hepimiz Tamamen Kendimizi Kaybettik

Yazar: Karen Joy Fowler
Çevirmen: Niran Elçi
Yayınevi: Aylak Kitap
Sayfa Sayısı: 320

Cook ailesiyle tanışın!

Birbirini çok seven ama kusurlu insanlardan oluşan bir aile… Anlatıcımız Rosemary Cook’un çocukken yaptığı en iyi şey konuşmakmış. O altı yaşındayken korkunç bir olay olmuş, o kadar korkunç ki, Rosemary’yi sessizleştirmiş ve ailesini mahvetmiş.

Şimdi, onun hayran olduğu ağabeyi bir terörist olarak FBI tarafından aranıyor. Hayat dolu bir kadın olan annesi artık bir hayalete dönüşmüş durumda; akıllı ve buyurgan babası ise kara kara düşünen, mesafeli bir adam.

Ya Rosemary’nin sevgili kız kardeşi, yaptığı her yaramazlıktaki suç ortağı Fern? Onun kaderiyse, ailesinin asla hayal edemeyeceği kadar korkunç!

“Bu unutulmaz roman sıradışı bir ailenin kalbine yapılan gizemli ve güzel bir yolculuk, ‘insan’ olmanın anlamı üzerine bir uyarı öyküsü. Sonunda, yalnızca yüreğinizi burkmakla kalmıyor; onu ele geçiriyor ve geri vermiyor.”
Dan Chaon

“Bir kitap beni bu kadar duygulandırmayalı seneler oldu. Sabahın üçünde bitirdiğimde ağladım, sonra son bölümü bir kez daha okudum ve yine ağladım.”
Ruth Ozeki

“İnsanlar bir şeyin mükemmel olduğunu anlatmaya çalışırken akıl almaz ve inanılmaz der ya? Karen Joy Fowler’ın yeni kitabı mükemmel: kesinlikle akıl almaz ve tamamen inanılmaz, komik, etkileyici, eğlenceli bir kitap, aynı zamanda bilim tarihindeki utanç verici bir dönemle dürüst bir yüzleşme.”
Mary Doria Russell

Hayat Denen Mucizeler Bütünü

Yazar: Anthony Marra
Çevirmen: Alaz Kuseyri
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 416

Hayat asla düz bir çizgide ilerlemez. Onun hayatı da sönmüş bir yıldızın etrafında düzensiz daireler çiziyordu. Tıpkı ışığı hapseden bir ampulün çevresinde dönüp duran bir güve gibi…

Çeçenistan’ın küçük bir köyünde yaşayan sekiz yaşındaki Havva, babasını alıp götüren Rus askerlerinden kaçmayı başarmıştır. Ateşe verilen evini karlar altındaki ormanda saklandığı yerden izlerken komşuları Ahmet tarafından kurtarılır. Fakat bir somun ekmek için her şeyi yapmaya hazır muhbirlerin bulunduğu bu köyde Ahmet’in onu saklayabileceği güvenli bir yer yoktur. Yine de bir zamanlar en yakın arkadaşı olan adamın kızını kurtarması gerektiğine karar verir. Böylece onu güvenli olduğunu düşündüğü tek yere götürür; sadece adını bildiği bir doktorun Sonja Rabina’nın çalıştığı bombalanmış bir hastaneye… Sargı bezi bulmanın cephane bulmaktan daha zor olduğu, dikişlerin diş ipiyle atıldığı ve yalnızca doğum ve travma servisleriyle hizmet veren bir hastane…

Birlikte geçirdikleri o beş tuhaf günde Havva, Doktor Sonja ile Ahmet’in kaderini tek bir yörüngede birleştiren güç, umutları ve tutkuları unutma isteğini alıp götüren rüzgar, zinciri tamamlayıp çemberin kapanmasını sağlayan son halka olur. Çünkü yıllar süren savaştan sonra hayat artık çok basit ve nettir: Biri doğar, diğeri ölür, hayat yeniden başlar.

“Sıra dışı bir hikâye! Yirmi birinci yüzyılın Savaş ve Barış’ı… Marra felaketler karşısında yıldızlara özgü sakinliğini doğruca Tolstoy’dan almış gibi görünüyor.”
New York Times

“Marra, zarafet ile trajedi tutamlarını üstün bir hayal gücüyle dikkatlice örmüş. Bu kitaptaki her şey umut ve acı verici bir kalp atışıyla yüceliyor.”
San Francisco Chronicle

“Bu kitap, ters yüz olmuş bir dünyanın etrafa dağılan parçalarını bir araya getirerek kaostan doğan güzelliğin acımasız bir formunu yaratıyor. Hem hüzünlü bir mizah anlayışıyla hem de baş döndürücü bir şiirsellikle kaleme alınmış.”
Chicago Tribune

Benim Balığım Yaşayacak

Yazar: Ruth Ozeki
Çevirmen: Filiz Saban
Yayınevi: Parodi Yayınları
Sayfa Sayısı: 600

“Olur da biri size bu kitap hakkında bir şey sorarsa ona sadece yalan söyleyin.”

Tokyo’da, katlanamadığı yalnızlığına son vermeyi düşünen 16 yaşında genç bir kız: Nao. Pasifik’in öteki tarafında ise ıssız bir adada ilham perisini arayan bir yazar: Ruth. Ve bu hayatları birleştiren sahil kenarına vurmuş bir günlük: Nao’ın günlüğü.

Nao’ın tek arzusu, hayatına son vermeden önce, Budist rahibesi olan büyük büyükannesinin hayatını kaleme almaktır. Gözlerden ırak yaşayan yazar Ruth ise bir gün sahilde gezerken kıyıya vurmuş bir çanta bulur. Bu, 2011 yılında Japonya kıyılarını vuran tsunaminin sürüklediği eşyalardan biridir muhtemelen. Gizem, gün ışığına çıkmaya başladıkça Ruth geçmişe, Nao’ın acı yaşantısına, onun bilinmez kaderine ve aynı zamanda kendi geleceğine doğru yol alır.

Yazar ve okur, geçmiş ve şimdi, gerçek ve kurgu, kuantum fiziği, tarih ve mitolojinin iç içe geçtiği Benim Balığım Yaşayacak, benliği ve tüm dünyayı keşfe çıkan özgün bir hikaye.

“Ozeki bu sefer büyük oynuyor… Kaderleri birbirine mühürlenmiş iki zaman kahramanının, Ruth ve Nao’ın peşinden sürüklüyor bizleri.”
The New York Times Book Review

“Ozeki’nin bu romanı, edebiyattan ve entelektüel bir coşkuyla sarmalanmış iyi bir hikayeden haz alanları kesinlikle memnun edecek.”
Publishers Weekly

Bana Kahraman Olduğum Söylendi

Yazar: Ben Fountain
Çevirmen: Figen Bingül
Yayınevi: Domingo Yayınevi
Sayfa Sayısı: 310

Hepsi üç dakika sürdü. Irak’ta pusuya düşürülen Bravo takımı düşmanı bozguna uğratmayı başardı ve her şey Fox TV kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Sadece saatler sonra birer Youtube fenomeniydi Billy Lynn ve silah arkadaşları. Uzaktaki savaşın kapılarına gelmesinden korkan -ve bundan korktukları için utanan- büyük ve kudretli Amerikan ulusunun kahramanlarıydı artık onlar. Bu durumda Bush yönetiminin onları yuvalarına geri getirip ülke çapında bir “Zafer Turu”na çıkarmasından doğal ne olabilirdi ki?

Bu turun son saatlerini anlatıyor Bana Kahraman Olduğum Söylendi. Dev bir stadyumda, yüzlerce spotun altında Amerika son bir kez kutsayacak Bravo’yu. Amigo kızlar onları azdırmaya, Hollywood film haklarını ucuza kapatmaya, nüfuslu zenginler meselenin petrol değil demokrasi olduğunu onlardan duyup kefaret koparmaya çalışacak. Tüm bu “miş gibi” gerçekliği ve kitlesel hezeyan karşısında, hiç de benimseyemedikleri kahramanlıkları, hayli demlenmiş kafaları, kaybettikleri arkadaşlarının acısı ve coşmuş hormonlarıyla -çünkü henüz 20 bile değiller- baş etmek zorunda kalmış sekiz genç adamın hikâyesi bu.

Yarın savaşa geri dönüyorlar.

“Bu kadar iyi bir roman okuduktan sonra şöyle bir sorun beliriyor: Bundan sonra ne okuyacağım?”
Nick Hornby

“Bu kitap beni darmadağın etti.”
Colin Firth

Tenin Kayıp Hafızası

Yazar: Russell Banks
Çevirmen: Özlem Yüksel
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 368

ABD’li çağdaş yazar Russell Banks karanlıklara, günümüzün gölgede kalan dünyalarına ürkmeden, çekinmeden giriyor.

Cinsel suçtan hüküm giymiş 21 yaşındaki Kid ve üstün zekâsıyla küçük yaştan itibaren dikkat çekmiş Profesör etrafında gelişen roman; olayların örgüsü, mekân kurgusu ve karakterleri ile okuru gerçeklerin eşiğine kadar taşıyor: Yalın, mesafeli ve ahlakçı olmadan ahlaki bir dille düşkünleri, dışlanmışları, manipüle edilenleri anlatırken toplumsal, politik olayların görünen ve görünmeyen yüzleriyle başbaşa bırakıyor.

İkisi Birden

Yazar: Ali Smith
Çevirmen: Işılar Kür
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 300

“Biz sadece parçalanmamışı ya da kırılan parçaların birbirine uyabilecek kenarlarını arayan gözleriz.”

İki aşk ve adaletsizlik hikâyesi zamanın zamansız, biçimin oyunbaz, bilmenin gizemli ve kurgunun gerçek olduğu bir metinde birbirine dolanıyor. Romanın bir yarısı 68 kuşağından annesinin ölümüyle sarsılan George’un, diğer yarısı ise Rönesans ressamı Del Cossa’nın sesinden anlatılıyor. İlk hangi karakterle tanışacağı ise okurun şansına kalmış!

Smith bir romanın alışıldık olay örgüsü ya da kimlikleri keskin sınırlarla belirlenmiş karakterlerle ilerlemesi gerektiği fikrine meydan okuyor. Geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen İkisi Birden, zamanı algılayış biçimlerimizdeki sanatsallığı yakalıyor, sanatın onunla karşılaşanları ve onu yapanları nasıl dönüştürebileceğini araştırıyor. En geniş anlamıyla “gözetim”in ana temalarından biri olduğu romanda, görmek ve görülmek karakterlerin hayatlarını kökünden değiştiriyor.

Varoluşumuza dair ikilikleri sorgulayan roman, ne biri ne de öteki olmayı arzulayan insanın ikisi birden olma imkânına işaret ediyor. Ali Smith bir kez daha büyük bir ustalık ve yaratıcılıkla romanın sınırlarını genişletiyor.

Çocuk Yasası

Yazar: Ian McEwan
Çevirmen: Roza Hakmen
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 152

Londra’da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam’la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir.

“Hayatımın en sıradışı, güçlü ve dokunaklı okuma deneyimlerinden biri… Bütünüyle çarpıcı, hassas dengeler üstüne kurulmuş, kusursuz işlenmiş ve çok güzel yazılmış bir roman.”
Alberto Manguel

“Yaşayan en iyi yazarlardan biri olan Ian McEwan’dan önemli bir roman daha.”
Washington Post

TransAtlantik

Yazar: Colum McCann
Çevirmen: Kıvanç Güney
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 256

Colum McCann, Atlantik Okyanusu’nun iki yanında gidip gelen sürükleyici romanıyla okuyucusuna bir “olgunluk dönemi meyvesi” hediye ediyor.

1845 yılında demokrasi ve özgürlük ideallerini paylaşmak üzere İrlanda’ya gelen Amerikalı bir köle, kendisini dahi şaşırtan bir sefaletle karşılaşır. Bu sefaletten can havliyle kaçan Lily, genç bir kız olarak geldiği Amerika Kıtası’nda, geride bıraktığından da çetin şartlarla karşılaşır ama pes etmez. Zamanının ötesindeki kadınların ilk halkası olan Lily, dört nesil boyunca süren ve yine İrlanda’da sona erecek inişli çıkışlı bir maceranın kapısını açmıştır. İncelikle işlenmiş bu hikâye, İrlanda’da bir milyon kişinin ölümüyle sona eren büyük kıtlık, Amerikan İç Savaşı ve Kuzey İrlanda barışı gibi insanlık tarihinin önemli birkaç dönüm noktasından derinden etkileniyor.

“McCann’in TransAtlantik adlı romanı hem okurlar hem de yazarlar için hayran olunacak birçok özelliği bünyesinde barındırıyor: Hikâyenin ortaya çıkışı ve derli toplu anlatımı, yaşam, uçuş, ümit ve ölüm üzerine nefes kesici detaylar…”
Lawrance Hill, National Post

“McCann, entelektüelliğin ve insanlığın kanatlarıyla uçuyor.”
Booklist

Ay ve Işıklar

Yazar: Eleanor Catton
Çevirmen: Merve Sevtap Ilgın
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 808

Gökyüzünü aydınlatanlar, yeryüzünü karanlığa boğanları affetmeyecek…

Yeni Zelanda’nın altın madenlerinde servet edinme arayışına giren genç bir adam, Walter Moody. Ayak bastığı bu ülkede Walter Moody daha ilk geceden on iki adamın bir araya geldiği, çok gizli bir toplantıya istemeden tanıklık eder. Bu on iki adam, art arda gerçekleşen bir dizi cinayetin ipuçlarını tartışmak için buluşmuştur: ortadan kaybolan varlıklı bir maden avcısı, kendi canına kıymaya kalkışan bir fahişe ve kaderin en acımasız oyunlarından birini oynadığı zavallı, alkolik bir adam. İşte Moody, birçok kişinin hayatını etkileyen böylesi kanlı bir sırrın içine çekilir. Çözülmeyi bekleyen vahim hadise, gece vakti gökyüzünde görünen yıldızların oluşturduğu motifler kadar karmaşık ve inceliklidir…

“Geçmiş yüzyılların güzelliğini üzerinde taşıyan, çözümü zor bulmacalarla dolu, sizi derin bir okuma açlığıyla karşı karşıya bırakacak bir gizem romanı.”
The New York Times

“Ay ve Işıklar beni derinden sarstı. Öylesine tuhaf ve vahşi bir dünyaya adım attım ki! Şeytani bir cazibeyle bir araya gelen karakterleri unutmak mümkün değil. Bu eser edebiyatın ve sanatın geleceğiyle ilgili herkese umut verecek…”
Paul Murray

“Kararlılığına, cesaretine ve hayal gücünü sayfalara dökme kabiliyetine bakılacak olursa Eleanor Catton’ın büyük ses getirmesine şaşırmamalı.”
Daily Telegraph

Bir Yosunun Parmak İzleri

Yazar: Elizabeth Gilbert
Çevirmen: İrem Sağlamer
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 576

Mükemmel her zaman güzel demek değildir. Bazen ufak ihmaller en hayret uyandırıcı güzelliklerin su yüzüne çıkmasını sağlar. Tıpkı en harika leylakların, yıkık dökük ambarların ve boş barakaların yanında yetişmesi gibi…

Fakir bir İngiliz olan Henry Whittaker ticari zekâsını kullanarak Amerika’nın en zengin adamlarından biri haline gelir. Kızı Alma 1800’lerde büyük bir lüksün içine doğar. Zeki ve öğrenme açlığıyla dolu olan Alma, önemli bir botanikçi olur. Yaşamın ardında saklı mekanizmayı anlamaya çalışırken merakı ve araştırmaları onu evrimin gizemlerinin içine çeker.

Günün birinde onu bilimin tam zıttı ruhani, ilahî ve büyü dolu bir dünyaya çeken bir adama âşık olur. Fakat o zamana kadar her istediğini elde etmiş olan Alma için işler yolunda gitmez ve bu, Tahiti’den başlayacak bir yolculuğun ilk adımı olur. Hayatın izlerini takip ettiği bu yolculukta Alma’nın karşısına çıkanlar bambaşka bir dünyanın da var olabileceğini gösterir.

“Bir ömürlük roman…”
O Magazine

“Işık saçan bir kitap. Hayat ve aşk hakkında büyük bir edebi başarı. Victor Hugo ve Emile Zola gibi Elizabeth Gilbert da daha geniş bir dünyadaki önemli şeyleri yakalıyor.”
The Washington Post

“Gilbert’ın üçüncü romanı görkemli, acımasız, eğlenceli ve göz kamaştırıcı.”
The New Yorker

Nathaniel P.’nin Aşk Maceraları

Yazar: Adella Waldman
Çevirmen: Şahika Tokel
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa Sayısı: 224

Adelle Waldman, ABD’de yayımlandığı yıl en çok konuşulan ve övgü alan kitaplardan biri olan ilk romanı Nathaniel P.’nin Aşk Maceraları’nda, aşk, kadınlar ve ilişkiler konusunda kafası karışık bir erkeğin hikâyesini anlatırken yayıncılık dünyasını, New York’un mutenalaşan semtlerinin genç entelektüel çevrelerini ve onların sınıfsal kaygılarını da mercek altına alıyor.

Nathaniel Piven’la tanışın. Arkadaşları arasında bilinen adıyla Nate: Otuzlarının başında, ilk romanı yayımlanmak üzere olan, iddialı ve geleceği parlak genç bir yazar. Bir başka genç yazar adayı olan Hannah’yla ilişkisi ciddi bir hal almaya başlayınca, Nate daha önce görmek istemediği taraflarıyla yüzleşmek ve nasıl bir hayat istediğine karar vermek zorunda kalacak.

“Zekice ve çok komik… Kent yaşamı, liberal inançlar ve modern ilişkiler hakkında keskin ve eğlenceli gözlemlerle dolu, çarpıcı bir kitap… Nate kendi çağının ürünü olsa da güçlü ve zayıf yanları zamanın ötesinde.”
The Economist

“Adelle Waldman bu kuşağın Jane Austen’ı olabilir.”
The Boston Globe

NW Londra

Yazar: Zadie Smith
Çevirmen: Özlem Gayretli Sevim
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 368

Burası NW, Londra’nın kuzeybatı ucu.

Ya da zengini ve fakiri, güçlüsü ve güçsüzü, kalın duvarlar ardında yaşayanı ve hiçbir yere ait olmayanıyla hayatların incecik çizgilerle birbirinden ayrıldığı herhangi bir yer…

Ancak her şeye rağmen olmadık bir rastlantı, sınır ihlali ya da bir karşılaşma, bu hayatları geri dönülmezcesine değiştirebiliyor.

Günümüzün en önemli, en cesur yazarlarından Zadie Smith’in son romanı NW Londra, dört kentlinin hikâyesi ışığında metropol gerçeğinin karmaşık dünyasını gözler önüne seriyor. Sınıf atlamış, hayalperest, belalı ve edebi ergen… bu karakterlerin dördü de doğup büyüdükleri ve birlikte yaşadıkları semti –bir yerde kendi kimliklerini- terk etmek düşü içindedir. Gelgelelim kurtulmak istedikleri sınırların bir tarafı ne kadar boğucuysa, diğer tarafı da bir o kadar korkutucudur.

Zira sürekli değişen çehresiyle NW -ya da kentsel dönüşüm veya mutenalaştırma projelerinin güdümündeki herhangi bir büyükşehir-, canlı olduğu ölçüde karmaşık, vaat ettikleri ölçüsünde kısıtlayıcı ve oldukça tekinsiz bir yer haline gelmiştir artık…

Seri Sonu

Yazar: Paul Beatty
Çevirmen: Fuat Sevimay
Yayınevi: Hep Kitap
Sayfa Sayısı: 304

Los Angeles’ın Dickens adlı banliyösünde doğup büyümüş bir siyahinin dilinden mizah yüklü bir anlatım…

Psikolog babasının evde eğitim verdiği ve kendi sosyal deneylerinde kullandığı “Bonbon” Ben, babası polis tarafından “kazara” öldürülünce yüklü miktarda tazminat alır. Siyahi nüfusuyla bilinen, türlü şakalara ve önyargılara malzeme olan Dickens’ın yavaş yavaş yok olması, adeta haritadan silinmesi karşısında mutsuzdur.

Dickens’ı eski günlerine döndürebilmek için büyük bir mücadeleye girişirken, yolunun Anayasa Mahkemesi’ne düşeceğini öngöremez.

E-Bülten Abonesi Olun

En yeni içeriklerimizden ilk sizin haberiniz olsun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Gizlilik politikamızda daha fazlasını okuyun.
Lütfen spam klasörünü kontrol edip güvenli olarak işaretleyin.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz