İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kitap Yorumları
  3. KİTAP YORUM: ALA EL ASVANI – CHICAGO

KİTAP YORUM: ALA EL ASVANI – CHICAGO

featured

Dram, dram ve dram. Sonra biraz aşk. Cinsellik. Yoksayma. Ama bambaşka bir son.

Kitabın en önemli noktası sanırım yapılan ırkçılık ve siyasi güç. Ama bu önemli noktalar sayfalar ilerledikçe geri plana düşüyor. En azından ben öyle okudum, öyle anladım.

Kitabın karakterleri çok uç noktalarda aslında. Fazla normal gelmedi bana. Mesela Rafet. Kendi kültürünü küçükseyen, Amerikalıdan daha Amerikalı olmaya çalışan bir Mısırlı. 30 yıl sonra hata yaptığını anlayan ve vicdan azabı duyan Salah. Çok geç değil mi Salah?

Karakterleri bize çok iyi bir şekilde tanıtmıştı yazar. Her yeni karakterin ismini duyduğunuzda onunla ilgili öğrenmeniz ne gerekiyorsa onları bir bir anlatıyor Ala El Asvani

Kitabın her bölümü bir karaktere ayrılmış ve onun yaşadıkları anlatılıyordu. Böyle olduğu için çok mutlu olmuştum ama okumaya başlayınca hayal kırıklığı yaşadım. Keşke yazar kendisi anlatmasaydı olayları. Karakterlerle biz konuşsaydık.

Kitapta birçok ön yargıya şahit olacaksınız. En büyük ön yargı da 11 Eylül saldırısından sonra müslümanlara olan bakış açısı. Bizim kurgu olarak okuduğumuzu gerçekten yaşayan insanlar var. Düşündürüyor. Üzüyor.

Kitabın anlattığı hikaye aslında güzel. Ön yargı, dışlanmışlık, ülke özlemi… Bu konular gerçekten güzel anlatılmış ama bir kopukluk var. Çok yüzeyseldi. Sanki her şeyden bahsedeyim ama kitap çok da kalın olmasın, göz korkutmasın istemiş. Bazen olaydan olaya koşarken buldum kendimi. Bu neden şimdi böyle oldu dediğim olaylar da oldu. O kadar hızlı gelişiyor bazı olaylar çünkü.

Beyaz Amerikalı Profesör ve siyahi sevgilisi, Müslüman adam ve Yahudi sevgilisi, Amerikalı profesörler ve Mısırlı öğrenciler. Çok mu klişeydi? Çok mu basitti yoksa hep mi böyle oluyordu? Bilemedim.

Sizi daha da zorlayacak olanı söyleyeyim mi? Salah’ın birdenbire sıla özlemi çekerek bodrumdaki bavulunda bulunan eski kıyafetlerini giymesi. Neden? Bu durumun gerçekten temelini bulamıyorsunuz. Aniden gelişiyor. Okuyorsunuz. Kitap sıla özlemiyle başlamıyor ama nedense o şekilde ilerliyor. Size bunu hissettirmiyor da. Keşke hissettirseydi. Keşke kitap daha kalın olsaydı da her şeyi sindirerek okusaydık. Koşturmasaydık.

Salah’ın karısına ayrılmak istediğini söylemesi ve Chris’in birdenbire gidip vibratör alması ve kendi kendine yetmeye çalışması. Çok komik ve gereksizdi. Kültür ve ırkçılık mı konumuz yoksa cinsellik mi? Naci, Tarık, Şeyma, Chris… Yarışıyorlar sanki birbirleriyle.

Naci’yi anlatan bölümlerde kullanılan italik punto çok gereksizdi. Bakın bu kısımda karakter kendisi konuşuyor o yüzden italik kullanıyoruz belki siz anlamazsınız demek mi istemiş yazar? Hayır, biz o kadar salak değiliz. Anlayabiliriz o bölümlerde Naci’nin konuştuğunu. Gereksizdi.

Çok severek okuyacağım bir kitapta hayal kırıklıkları yaşadım.

Kitap genel olarak okunabilir. Yaşanan zorlukları, farklılıkları anlayabiliyorsunuz ama yaşantılar çok sığ kalmıştı. Ya Mısır’dan yeni gelmiş birisi hemen geceyi geçirmek için bir kız arayışına girmemeli. Çok saçmaydı. Rafet’in kızı çekip gitti. Rafet gitti onu dövdü. Şeyma hamile kaldı Tarık ondan kaçtı ama Şeyma çocuğu aldırdıktan sonra Tarık geldi. Türk filmi mi bu? Ve kitap böyle bitti. Tarık geldi ve bitti, sanki kitabın ana karakteri Tarık’mış gibi. Biz Tarık ve Şeyma’nın hikayesini okumadık ki. Biz Mısırlı insanların Amerika’daki yaşayışlarını, başlarına gelenleri, Mısır siyasetini okuduk ama hikaye nedense bu şekilde bitmedi. Anlayamadım. Anlam veremedim. 

Kitabı bitirdikten sonra güzel bir kitaptı dedim ama bu yorumu yazmaya başlayınca hayal kırıklıklarım bir bir döküldü parmaklarımdan klavyeye. 

Kitapla kalın.

“Ancak ırk farklılığı başlarına pek çok sorun açıyordu. Halka açık yerlerde birbirlerine sarıldıklarında, samimi bir konuşmaya daldıklarında ya da el ele tutuştuklarında insanların ırkçı duyguları körükleniyordu; Restoran ve barlarda onlara karşı soğuk ve küstah tavır sergileyen beyaz garsonlar oluyordu.”

Sayfa 154

“Senin gibi entelektüellerin sorunu kitapların ve teorilerin esiri olmaları. Ülkenizde, olan bitenler hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz Ben 10 yıl boyunca farklı kentlerde, kasabalarda köylerde ve Sokak aralarında polis memurluğu yaptım. Mısır toplumunun alt sınıfını iyi tanırım. Seni Mısırlıların Demokrasiyi umursamadıklarına temin ederim. Ayrıca demokrasiye uygun değiller. Onları sadece üç şey ilgilendirir dinleri,geçimleri ve çocukları.”

Sayfa 289

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz