1. Ana Sayfa
  2. Okuma Listeleri
  3. Emile Zola Kitapları

Emile Zola Kitapları

EMile Zola

Emile Zola kitapları döneme damgasını vurmuş, yasaklanmış, insanlara rehberlik yapmış kurgular, gerçekler… Emile François Zola, Fransız yazardır. Zola, dünya edebiyatının en ünlü yazarları arasında yer almaktadır. Eserlerinde Fransız toplumunun sorunlarını ayrıntılı şekilde dile getirmiş ve 1880’de edebiyata yeni giren natüralizm akımına öncülük etmiştir

 

Natüralizm Akımı Nedir?

Natüralizm ya da doğalcılık; edebiyat, felsefe ve sanatta doğal Dünya’yı temel alan çeşitli akımlara verilen ortak isimdir. Bu akımların takipçilerine ise natüralist denir.

Emile Zola Kitapları

1865 – İtiraf

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Selim Yılmaz
Yayınevi: Zeplin Kitap
Sayfa Sayısı: 192

Emile Zola’nın ilk romanı olan İtiraf kendisinin daha sonra “deneysel roman” olarak adlandıracağı türün de ilk örneğini oluşturuyor. 1865 yılında Paris’te yayımlanan ve ABD ve İngiltere’de anında yasaklanan roman, İngilizceye de on yıllar sonra çevrilir. Zola, bir fahişeye âşık olan genç bir adamın hikâyesini anlattığı yapıtında, kendisiyle özdeşleşen doğalcılık akımına da ilk adımlarını atıyor. Bu roman otobiyografik özellikleriyle birlikte Zola’nın yazınsal yolculuğunun hareket noktası olmasıyla günümüzde de önemini koruyor.

i̇tiraf
Emile Zola Kitapları 34

1865 – Claude’un İtirafları

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Selim Yılmaz
Yayınevi: İdeal Kültür Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 160

“Biz, şair ve yazarlardan, ahlâk dersi vermemiz bekleniyor. Ben, cana can katmayı bilemem, ama kan ve gözyaşlarıyla dolu bir eserin sahibiydim, bana düşen bilgilendirmek ve teselli etmektir.

“Bu sayfaları topluma kazandırmadan önce uzun süre tereddüt ettim. Bir vücudun ve bir kalbin tüm çıplaklığını gözler önüne sermek gibi bir hak olduğundan emin değildim; bir itirafın gizliliğini açığa çıkarmama izin verilir mi diye kendimi sorguluyordum…”

claude'un i̇tirafları
Emile Zola Kitapları 35

1867 – Therese Raquin

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Aslı Anar
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa Sayısı: 272

“Sevgililer ilk andan itibaren gereksinim duydukları bağı kaçınılmaz, doğal bir biçimde buldular. İlk buluşmalarında utanmadan, kızarıp bozarmadan, yakınlıkları birkaç yıldan beri sürüyormuş gibi senli benli konuşmaya başladılar, öpüştüler. Yeni durumlarını mükemmel bir sükûnet ve arsızlıkla rahatça yaşadılar.”

Zola, yayımlandığı dönemde büyük tartışmalara yol açan romanı Thérèse Raquin’de, üç ana karakterin, birbirinden farklı üç kişilik yapısının çatışmasını inceler. Aşk ve ölümün tüm yanlarıyla işlendiği bu roman okurlarını hem şoke etmiş hem de büyülemiştir. Bayan Raquin, oğlu ve geliniyle taşradan Paris’e taşınır. Bayan Raquin’le Thérèse küçük bir tuhafiye dükkânını işletirken Camille de demiryolları işletmesinde çalışmaya başlar. Günler Bayan Raquin ve oğlu için huzurlu, Thérèse içinse sıkıcı bir biçimde geçip gider. Gençliğinin parmaklarının arasından kayıp gittiğini gören Thérèse’in tekdüze hayatı, Laurent’ın gelişiyle altüst olacaktır…

emile zola kitapları 1 – cennetin dogusu 1
Önerilen Yazı
Cennetin Doğusu Hayranlarına Kitap Önerileri
therese raquin
Emile Zola Kitapları 36

1870 – Rougon’ların Yükselişi

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Hamdi Varoğlu
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 352

Emile Zola’nın Germinal, Meyhane, Nana gibi en ünlü romanlarını içeren Rougon-Macquart dizisine adını veren Rougon ve Macquart aileleriyle dizinin bu ilk kitabında tanışıyoruz.

Tam adı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” olan 20 kitaplık dizi Fransa tarihinde bir dönüm noktasıyla açılıyor. Bir hükümet darbesi ve 1852’den 1870’e kadar sürecek olan İkinci İmparatorluk döneminin başlangıcı…

Rougon’ların Yükselişi bize dönemin Fransız toplumunu altüst eden siyasi olayların uzak ve düşsel bir taşra kentindeki yankılarını anlatıyor. Cumhuriyetçiler, kralcılar ve imparatorluk heveslileri… İkbal peşinde koşanlar, gözden düşenler, inançla kavgaya atılanlar…

rougon’ların yükselişi
Emile Zola Kitapları 37

1871 – Tazı Payı

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Hamdi Varoğlu
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 336

Tazı Payı, Emile Zola’nın Fransa’da ikinci imparatorluk dönemini her yönüyle anlatmak için kurguladığı yirmi kitaplık roman dizisinin ikinci kitabıdır. Zola, yayımlandığı sırada kitaba yazdığı önsözde, Tazı Payı romanını “altının ve etin hikâyesi” olarak nitelemiştir.

Romanda bir darbeyle cumhuriyeti yıkarak kurulan imparatorluğun palazlandırdığı yeni zenginlerin ihtişamlı konakları, giyim kuşamları, ziyafet sofraları, danslı eğlenceleri en ince ayrıntılarına kadar anlatılır. Bu debdebenin gerisindeki açgözlülüğü keskin kalemiyle çırılçıplak gözler önüne serer Zola. Paris’i delik deşik ederek yutan arsa vurgunları, devlet adamlarının himayesinde girişilen mali dalavereler ve bir ensest öyküsü bir araya gelerek, “altına ve ete” doymak bilmeyen çürümüş bir toplumun kuruluşunu gösterir bize.

tazı payı
Emile Zola Kitapları 38

1873 – Paris’in Karnı

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Yurdahan Tulun
Yayınevi: Payel
Sayfa Sayısı: 331

Rougon-Macquart Dizisi’nin 3. Kitabı olan Paris’in Karnı, Zola’nın içine kendi fikirlerinden çok şey kattığı, bir gencin başkentin İhtişamına ve çağdaş yaşama olan aşkının romanı olduğu kadar, aynı zamanda politik bîr romandır. Zola, bu eserinde roman estetiğiyle politikayı kaynaştırarak aldatıcı dış görünüşlerin genelleyici ama sert bir hicvini yapar. Öte yandan diziyi tamamlamak için yazacağı 17 kitaba hâkim olacak kurgu tekniğini oluşturduğu ve ressam Claude Lantier’nin ağzından modern sanatı savunduğu için dizinin bu üçüncü kitabını bir bildiri romanı olarak da görebiliriz.

Son olarak, belli bir türe sığması zor olan bu gölgede kalmış yapıt, bir yönüyle de polemik üreten bir romandır: Şişmanlarla Zayıflar arasındaki mücadelede Claude Lantier insanlık dramını görür ve insanları Zayıflar/Şişmanlar diye sınıflandırmaya başlar. Şişmanlar karınlarını şişirip sıvazlayabilmek için Zayıflar’ı ezer, yutarlar. Zayıflar ezilen sınıfı temsil eder.

paris'in karnı
Emile Zola Kitapları 39

1874 – Plassans Papazı

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Hamdi Varoğlu
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 384

Plassans… Emile Zola’nın doğup büyüdüğü Aix-en-Provence kentinden ilham alarak yarattığı hayalî bir şehir… III. Napolyon bir hükümet darbesiyle iktidara gelerek Fransa’da 18 yıl sürecek olan ikinci imparatorluk dönemini başlattığında, Plassans imparatorluğu destekler. Fakat bu küçük taşra kentinde, kişisel ikbal hesaplarıyla iç içe geçmiş siyasi atmosfer değişkendir ve şehir bir süre sonra kralcılardan yana olur. O günlerde Plassans’a yeni bir papaz atanır. Son derece sofu bir yaşam süren bu sert görünüşlü, ketum papazın, kiliseye hizmet etmenin çok ötesinde amaçları vardır oysa.

Zola, ikinci imparatorluk döneminin toplumsal panoramasını anlatmak için kurguladığı yirmi kitaplık Rougon-Macquart dizisinin dördüncü kitabı olan Plassans Papazı’nda, keskin eleştirisini ruhban sınıfına yöneltir. Siyasi iktidarın suç ortağı olan, inananların –özellikle de kadınların– samimi dinî duygularını manipüle etmekten çekinmeyen, amacı ve çıkarı için her yolu mubah gören din adamları, Plassans’ın papazı Rahip Faujas’ın şahsında cisimleşir.

plassans papazı
Emile Zola Kitapları 40

1875 – Rahip Mouret’nin Günahı

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: İsmail Yerguz
Yayınevi: Oğlak Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 447

” ‘Kucağına al beni.’ Birbirlerine dokunur dokunmaz, dudak dudağa geldiler ve hiç konuşmadan yere yuvarlandılar. Altlarındaki kaya yere batmıştı sanki, ebedi bir sessizlik içinde düşmeye devam ediyorlardı sanki. Hareket halindeki elleri, yüzlerinde, enselerinde geziniyor, giysilerinin üstünde dolaşıyordu. Ama bu öylesine tutku dolu bir yakınlaşmaydı ki, arzularını tatmin bağlamında daha ileri gidemeden, heyecanlı ve kızgın bir halde, neredeyse düşer düşmez tekrar kalktılar. Sonra ikisi de ayrı ayrı patikalardan kaçtılar.

(…) Albine ve Serge çağrıyı duydular. Serge bir şey demedi. Albine’e sarıldı ve gitgide daha fazla sıktı onu. Kaçınılmaz döl yetiştirme eylemi çevrelerini kuşatıyordu. Bahçenin gizemine boyun eğdiler. Anaların, düğün gecesinde, gelinlerin kulağına fısıldadıkları sözleri ağaç öğretti Albine’e. Albine teslim etti bedenini. Serge sahip oldu ona. Bu çiftle birlikte, bütün bahçe, son bir tutku çığlığı içinde kendinden geçti. Ağaç gövdeleri, adeta şiddetli bir rüzgarın etkisiyle büzüldü kaldı, otların arasından bir sarhoş çığlığı yükseldi, çiçekler, baygın ve dudakları açılmış halde ruhlarını sergiledi, gökyüzü bile bir gün batımı alevi içinde bulutlarını durdurdu, kaskatı kesilmiş bu bulutlardan olağanüstü bir haz düştü. İki çocuğun ebedi hayata girişini arzu eden hayvanlar için, bitkiler için, eşya için bir zaferdi bu. Bahçe alkış tutuyordu bütün gücüyle.

rahip mouret'nin günahı
Emile Zola Kitapları 41

1876 – Meyhane

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Cemal Süreya
Yayınevi: İletişim Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 531

Cemal Süreya çevirisi, yazarın kitaba dair yazısı, Harry Levin’in önsözü ve Robert Lethbridge’in sonsözüyle, yazar ve dönem kronolojisiyle, kitaba dair görsellerle.

Meyhane, Paris’in kenar mahallelerini yoksulluk ve yaşam kavgası, alkolizm ve sefalet üzerinden mercek altına alan natüralist bir başyapıt. Zola’nın olgunluk dönemi yapıtlarından olan Meyhane, sevgilisi Lantier ile birlikte Paris’in kenar mahallelerinden birine yerleşen ve bir çamaşırhanede çalışmaya başlayan Gervaise Macquart’ın hikâyesini anlatır. Zola, bir işçi ailesinin kaçınılmaz düşüşünü içkinin ve aylaklığın sonu, aile bağlarının çözülüşü, dürüstlük duygusunun yitirilişi gibi temalarla tasvir ederken 19. Yüzyıl Parisi’nin natüralist bir tablosunu sunar. Otantik atmosferi ve ödünsüz gerçekçiliğiyle Fransız romanının köşetaşlarından biri olan Meyhane’yi Cemal Süreya’nın özgün çevirisiyle sunuyoruz.

“Meyhane, tasvir ettiği iç karartıcı atmosfere rağmen, muazzam pasajlar ve epizodlarla dolu. Romanın gücü, sahip olduğu sıradışı ağırlıktan ileri geliyor.”
Henry James

meyhane
Emile Zola Kitapları 42

1878 – Bir Aşk Sayfası

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Hamdi Varoğlu
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 352

1878 yılında yayımlanan Bir Aşk Sayfası, Emile Zola’nın yirmi iki yılda tamamladığı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adlı yirmi kitaplık dizinin sekizinci kitabıdır. Dizinin en çok gürültü koparan iki romanı Meyhane ile Nana’nın arasında yayımlanan Bir Aşk Sayfası, bu iki fırtınalı romanın ortasında sakin bir durak, bir soluklanma gibidir.

Roman, Paris’in eteğinde bir mahallede hasta kızıyla birlikte yaşayan dul Hélène Grandjean ile komşusu Doktor Deberle arasındaki gizli aşkı anlatır. Tekdüze bir yaşamı delip geçen aşkın bir çocuğun ruhunda yarattığı çalkantılar; yalnızlığı, ihtirası ve anneliği arasında bocalayan bir kadın; farklı toplumsal kesimlerin aşkı farklı yaşayışları…

Romanın başkişisi Hélène pencere kenarında dikişini dikerek düşüncelere dalarken, okurlar da hem tüm bunlara, hem de müthiş bir gözlem gücüyle betimlenen Paris manzaralarına tanık olurlar. Paris bu romanın kahramanlarından biridir âdeta.

bir aşk sayfası
Emile Zola Kitapları 43

1880 – Medan Geceleri

Yazar: Emile Zola, Guy De Maupassant, K. Huysmans, Henry Ceard, Leon Hennique
Çevirmen: Yaşar Avunç
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 239

Natüralizmin öncüsü Émile Zola’nın Médan’daki evinde toplanan dönemin önde gelen yazarları geçmişin anılarına dalarlar ve bu sohbet ortamının sonucunda ortaya 1870 Fransa-Prusya Savaşı’nı konu alan altı öykü çıkar. 1880 yılında yayınlanan ve Médan Geceleri adı verilen bu öykü derlemesi edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırır.

Cesetlerin ve yıkıntıların ortasında “Zafer!” naraları atan aptal subaylardan, sözde vatansever burjuvaların savaş ortamında iyice su yüzüne çıkan ikiyüzlü ve aşağılık ahlakına, “düşman”la savaşmayı beklerken tek yapabildikleri şey müdavimi oldukları genelevi yerle bir etmek olan “kahraman”lardan, tek bir emirle askerleri ölüme gönderip kendileri zevk ve sefa içinde gününü gün eden generallere ve askerlerin dostluk, korku, hastalık, gözyaşı, bit, pislik, ölüm ve firarına hiç eskimeyen ve değişmeyen bir tablo…

medan geceleri
Emile Zola Kitapları 44

1880 – Nana

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Samih Tiryakioğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 544

Nana, 19. yüzyılın büyük Fransız romancısı Émile Zola’nın, bir ailenin tarihini anlatan yirmi romanlık dizisinin en ünlü eserlerinden biridir. Dizinin bütünü içinde bağımsız bir roman olarak da okunan Nana, bir fahişenin yaşamını konu alır.

Edebiyatta doğalcılığın babası sayılan Zola’nın, sanayi toplumunun yoğun hareketliliğini ve yarattığı yabancılaşmayı şiirsel bir dille sergilediği yapıtlarının başında gelen Nana’da, bir tiyatro oyuncusunun yükselişi ve sonra fahişelik yapmak zorunda kalışı anlatılır.

1880 yılındaki ilk baskısı ilk gün tükenen bu dev roman, Fransa’da olay olmuş, ülkenin en şiddetli edebiyat tartışmalarından birine yol açmıştı. Bugüne kadar hem beyazperdeye hem de sahneye pek çok kez uyarlanan Nana’yı en yetenekli oyuncuların bile romandaki kadar etkileyici kılamadıkları söylenmiştir. Bunun nedenini, Nana’nın, gerçek ve efsane, fahişe ve canavar, kadın ve tanrıça nitelikleriyle benzersiz bir roman başkişisi olmasında aramak gerekir.

emile zola kitapları 2 – madam bovary
Önerilen Yazı
Madam Bovary Hayranlarına Kitap Önerileri
nana
Emile Zola Kitapları 45

1880 – Deneysel Roman

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Kıymet Zeyrek
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 71

Émile Zola’nın 1880’de kaleme aldığı Deneysel Roman, deneysel tıbbın yöntemselliğinin edebiyata uygulandığı bir natüralist manifesto. İyi bir romanın niteliklerini bir bilim insanı titizliğiyle ele alıp açıklayan ve olguların dışında hiçbir otorite tanımayan Zola, geliştirdiği perspektifle çağdaşlarına fark atıyor…

“Öncelikle sorulması gereken soru şudur: Şu ana kadar yalnızca gözlem yöntemi kullanılmış olan edebiyatta deneyleme mümkün müdür?”

Edebiyattaki İlk Natüralizm Akımını Yansıtan Roman Nedir?

Goncourt Kardeşler ve Jules de Goncourt tarafından yazılan Germinie Lacerteux’dir. Fakat Doğalcılık asıl anlatımını Zola’nın Deneysel Roman adlı kitabında bulmuştur.

deneysel roman
Emile Zola Kitapları 46

1880 – Sel

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Peren Demirel
Yayınevi: Fabula
Sayfa Sayısı: 60

Émile Zola’nın kısa ama dopdolu uzunöyküsü Sel, gerçek bir olaya dayanmaktadır. 1875 Haziran’ında sağanak yağmurlardan sonra Garonne Nehri taşmış ve bir kasabada sel baskını sonucu yüzlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Sel’in odağında ailesiyle birlikte yaşayan ve köyün en zengin çiftçisi olan Büyükbaba Louis Rouben’in başından geçenler yer alır. Zola’nın, kendi başından geçmişçesine detaylı ve sözünü sakınmadan anlattığı Sel, trajik bir öykü olmasının yanında, Zola’nın edebi yeteneğinin de bir sınırı olmadığının da kanıtıdır.

sel
Emile Zola Kitapları 47

1882 – Apartman

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Göksu Birol
Yayınevi: Dorlion Yayınevi
Sayfa Sayısı: 272

“Şimdi sizin kata çıkalım. Komşularınız mükemmel insanlar: Ön tarafta Josserand ailesi var: Baba Saint-Joseph kristal fabrikasında kasadarlık yapıyor. Evlenecek iki kızları var. Sizin taraftaki komşunuz Pichon ailesi; para içinde yüzmüyorlar, ama terbiyeli bir karı koca… Böyle bir apartmanda bile her yerin kiralanması gerekir, değil mi?” Üçüncü kattan sonra kırmızı halı bitiyor, gri bir muşamba başlıyordu. Böyle saygın bir evde oturacağı için keyiflenen Octave bunu biraz buruk karşıladı. Odasına giden koridora doğru mimarın peşinden yürürken, yandaki yarı açık kapıdan bir beşiğin başında duran genç bir kadın gördü. Kadın gürültüye başını kaldırdı. Sarışın kadının açık renk gözleri boş boş bakıyordu. Octave’ın zihninde bu bakış kaldı, çünkü kadın yakalanmış gibi yüzü kızararak kapıyı kapadı.

apartman
Emile Zola Kitapları 48

1882 – Kadınlar ve Erkekler

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Filiz Koçer
Yayınevi: Payel
Sayfa Sayısı: 460

Tamamını yayımlamaya başladığımız Rougon-Macquart dizisinin onuncu kitabı olan Kadınlar ve Erkekler’de Zola aynı apartmanda yaşayan kentsoyluların çıkar ilişkileri üzerine kurulu yaşamlarını anlatır. Zola’nın böyle bir yapıt yazmaya karar vermesinin en önemli nedeni toplumda gözlemlediği giderek artan yozlaşmadır. Doğalcı bir yazar olarak Zola, son derece iyi bir gözlemcidir ve bu yozlaşmanın nedeninin kapitalizmde yattığını görmüştür. Goncourt Kardeşler da aynı dönemin kötülüğünü gözlemlemiş ve şu satırları yazmışlardır. Bir toplumun kokuşmaya başlayıp toplumsal mekanizma sekteye uğradığında gözlemcinin ve düşünürün görevi her ölümcül yarayı, beklenmedik her sarsıntıyı kaydetmektedir. Bizler bizden önceki dünyanın harabeleri üzerinde yaşıyoruz.

kadınlar ve erkekler
Emile Zola Kitapları 49

1883 – Nasıl Ölünür

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Aysel Bora
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 48

Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Peki ölüm herkesi eşitler mi?

Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo.

nasıl ölünür
Emile Zola Kitapları 50

1883 – Kadınların Mutluluğuna

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Filiz Koçer
Yayınevi: Payel
Sayfa Sayısı: 498

Kadınların Mutluluğuna mağazası (Au Bonheur des Dames) ondokuzuncu yüzyıl sonlarının Paris’inde çağdaş büyük mağazacılığın muhteşem gelişimini anlatmaktadır. Mağaza kapitalizmin, çağdaş kentin ve burjuva ailenin bir sembolüdür; tüketici kültürün, cinsel tutumlardaki değişimin ve o zamanki sınıf ilişkilerini temsil eder.

Mouret’in sahibi olduğu mağaza yeni kapitalizmin ve ekonomik sistemin bir simgesidir. Genç adamın başarısı onun sadece kapitalist sistemi iyi anlamasından değil ayrıca malların şehir içi ve şehirdışına kolayca gönderilebilrnesi ve raylı sistemin gelişmesinin de bir sonucudur. Kadın müşterilerinin arzularını ustalıkla sömüren Mouret, özel yaşamında da tam bir çapkındır. Fakat ana babasını kaybeden ve iki kardeşiyle Paris’te küçük bir kumaşçı dükkanı işleten amcasının yanına gelen masum bir genç kız olan Denise’e aşık olunca genç kızın satılık bir mal gibi olmayı reddeden tek tezgahtar kız olduğunu anlar. Tek tutkusu kadınları elde etmek olan Mouret genç kızı mağazasının kraliçesi yapmak istemekte, onun kaderini elinde tutmak için bu tapınağı devamlı büyütmektedir.

Rougon-Macquart dizisinin onbirinci kitabı olan bu eserde Zola çağdaş bir kentin gelişmesini ele almaktadır.

kadınların mutluluğuna
Emile Zola Kitapları 51

1884 – Yaşama Sevinci

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Bertan Onaran
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 392

Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864’de ilk öykü kitabı Ninon’a Öyküler yayımlandı. 1865’de kendi yaşamından izler taşıyan Claude’un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. l867’de yayımlanan Thérèse Raquin’den başlayarak tüm romanlarını aynı görüşle yazdı. Meyhane (1877), Nana (1880), Yaşama Sevinci (1884), Germinal (1885) ve Toprak (1887) en tanınmış romanları arasında yer alır. Zola Yaşama Sevinci’nde karşılaştığı zorluklara, çektiği acılara rağmen yaşama sevincini ve olağanüstü saflığını asla kaybetmeyen fedakâr Pauline’in hikâyesini tüm yalınlığıyla ustaca aktarır.

yaşama sevinci
Emile Zola Kitapları 52

1885 – Germinal

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Volkan Yalçıntoklu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 616

1860’larda Fransa’nın kuzeyinde maden işçileri, çetin koşullar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çalıştıkları ocaklarda her an iç içe oldukları göçük ya da grizu patlaması tehlikesinin yanı sıra, açlık ve sefaletle boğuşup dururlar. Son çare olarak gördükleri grev onlar için kaçınılmazdır artık. Her şeyi göze almaya hazırdırlar, içlerinde filizlenen umut en büyük destekçileridir. Ne yazık ki direnişleri acımasızca bastırılır. Şimdi geride sadece ölüm, kan, gözyaşı ve yok olan hayaller kalmıştır.

Germinal dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri. İnsanların çektiği büyük acıyı son derece gerçekçi ve evrensel olduğu kadar etkileyici bir dille de kaleme alan Zola, bu romanıyla adeta bir destan yaratmış.

Her satırında okuru duygudan duyguya sürükleyen, kâh yüreğini burkan, kâh öfkelendiren, kâh umutlandıran, soluk soluğa okunacak bir eser.

germinal
Emile Zola Kitapları 53

1885 – Tohum Yeşerince

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Bertan Onaran
Yayınevi: Payel
Sayfa Sayısı: 432

Zola, Rougon – Macquartlar. İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihini 20 ciltlik bir dizide ele alıp romanlaştırmayı düşündü. Kendi deyişiyle “tutkuların kabarıp taşmasını ve kendini zevklere kaptıran çağımızın baş kaldırmasını simgeleyen” bir model ailenin tarihini canlandırmaya ve ayrıca soyaçekimin yasalarını incelemeye girişti. Dizinin ilk romanı Rougonların Yükselişi, sonuncusu da Doktor Paskaldır. Bu dizinin en önemli yapıtlarından biri Tohum Yeşerince, maden işçilerinin yaşamını büyük bir başarıyla canlandırır. Romanın kahramanı maden ocağının kendisidir ve bu ocak, hem olayların geçtiği çevre, hem de insanları besleyen, tüketen yeryüzünün, yaşamın canlı simgesidir.

Tohum Yeşerince, toplumsal bir belge olduğu kadar, yazarın sınıf kavgalarıyla kömür madenlerindeki çalışma koşulları üzerine yaptığı araştırmaların, düşsel simgelere ve çoğu kez sanrı sınırına dayanan Dantevari betimlemelere dönüştüğü epik bir şiir olarak da görülebilir. Diğer romanlarında olduğu gibi bu romanda da nesnelere canavarsı görünümler yüklenmiş, hayvanlar insanlara özgü davranışları sergilemiş, kitleler doğanın güçleri haline gelmiş ve karakterler, tiplere, alegorilere ve simgelere dönüştürülmüştür.

Zola’nın sanatının başarısı olan gerçekçilikle simgeciliğin bu sentezinin altında, Rougon-Macquart romanlarına o derin eşsizlik netiliğini veren şiirsel temalar yatmaktadır. Söz konusu temalar her şeyden önce göksel bir yükselme duygusu, dünyanın yıkılması ve Hıristiyan-hümanist geleneğin içinde neredeyse yok edildiği bir maddeci felsefe ile tarihin çevrimsel görüşünü içeren bir yenilenme duygusudur. Bu, Jules Lemaitrein sözleriyle içinde, “insanların bir karanlıklar ve bilinçsizlikler denizinin dalgaları gibi göründüğü” bir felsefedir.

tohum yeşerince
Emile Zola Kitapları 54

1886 – Başyapıt: Sanatçılar Dünyası

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Emre Kapkın
Yayınevi: Payel
Sayfa Sayısı: 444

Cezanne’ın gençlik arkadaşı, izlenimcilerin sadık savunucusu ve Manet’in dostu olan Zola, bu eserinde İkinci İmparatorluk Döneminde ve Üçüncü Cumhuriyet’in ilk yıllarında resim dünyasında tartışılan sorunları, kendi yaşadığı deneyimlerle, ilk elden anlatıyor.

Başyapıt, aynı zamanda sanat tarihinin ünlü olayı “Reddedilenler Salonu” meselesini konu edinmesiyle de öne çıkmaktadır. 1863 yılında, üç binin üzerinde eser, Paris’in en prestijli resim sergisi olan “Paris Salonun’na kabul edilmemiştir. Böyle önemli bir olaya getirdiği değerli tanıklık bir yana, Başyapıt aynı zamanda bir sanatçının trajedisini de gözler önüne serer: Claude Lantier, mutlak güzellik hayalleri kuran, “her şeyi görmek ve herşeyi resmetmek, Louvre Müzesi’nin ağzını açık bırakacak bir dizi tablo yapmak” isteyen bir ressamdır. Ne var ki çağın anlayışsızlığı karşısında, mutlakiyet hayalleri yerini hayal kırıklığına bırakacaktır ve resim kariyerine Manet gibi başlayan Claude’un sonu, Van Gogh’unkine eşdeğer olacaktır.

başyapıt - sanatçılar dünyası
Emile Zola Kitapları 55

1890 – Hayvanlaşan İnsan

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Alev Özgüner
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 420

Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneye tabi tutarken, duygusal ve toplumsal olayları da bir kimyacı gibi ele alması gerektiğini savundu. Zola içinde yaşadığı eski dünyanın yıkıntılarını inceledi, gelecekteki bir dünyanın olgularını saptamaya çalıştı. Bu niyetle yirmi iki yılda yazdığı yirmi romandan oluşan Rougon-Macquartlar dizisi başta olmak üzere çok sayıda büyük eser verdi.

İkinci İmparatorluk Dönemi’ni anlatan bu dizinin on yedinci kitabı Hayvanlaşan İnsan 1890’da yayımlandı. Roman 19. yüzyılda Paris ve Le Havre arasındaki demiryolu hattında geçen bir suç ve aşk hikâyesidir; insanın öldürme içgüdüsünü ve nasıl bir kötülük makinesine dönüşebileceğini anlatır. Zola’nın, eşsiz gözlem gücüyle endüstrileşmenin beraberinde getirdiği kasvetli, yıkıcı ve ilkel arzuları deşifre ettiği bu roman defalarca sinemaya da uyarlanmıştır.

emile zola kitapları 3 – savas ve baris 1
Önerilen Yazı
Savaş ve Barış Hayranlarına Kitap Önerileri
hayvanlaşan i̇nsan
Emile Zola Kitapları 56

1892 – Yıkılış

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Elif Aksu Kaya
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 528

Emile Zola, Fransa’nın İkinci İmparatorluk dönemini siyasetteki, toplumdaki, ekonomideki, birey yaşamındaki yansımalarıyla anlatmayı tasarlayarak yirmi kitaplık bir dizi oluşturmuş ve bu diziye “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adını vermiştir.

Yıkılış, bu dizinin son kitaplarından biridir ve imparatorluğun çöküşünü anlatır. Zola’nın, kitapta kahramanlarından birinin ağzından “zincirlerinden kendisinin boşandırdığı açgözlülüğü, zevk düşkünlüğünü doyuramadığı an yerle bir olmaya hazır, kocamış bir imparatorluk” olarak tarif ettiği imparatorluğun çöküşü sırasında Fransız halkının yaşadığı acıları, Sedan Savaşı’nı, Paris kuşatmasını ve halkın bu acılara isyanı olan Paris Komünü’nü anlattığı Yıkılış, Türkçeye ilk kez çevriliyor.

Bu kitapta okurlar, Paris Komünü sırasında gazeteci olarak zaman zaman Paris’te bulunan Zola’nın Komün izlenimlerini, değerlendirmelerini ve eleştirilerini de okuma fırsatını bulacaklar. Tarihteki ilk işçi iktidarı deneyimi olan Komün’e yol açan koşullar, aslına bakılırsa Zola’nın yirmi kitaplık “Rougon-Macquart” dizisi boyunca anlattığı koşullardır.

Çağının tanıklığına ömrünü adamış olan Zola, büyük eseri boyunca olağanüstü bir gayret, azim ve ayrıntı zenginliğiyle bizlere çizdiği toplum resmini, bu kitapta bir Komüncünün ağzından dökülen şu cümleyle özetlemiştir sanki: “Çünkü çok fazla acı, çok fazla haksızlık, çok fazla utanç var!”

yıkılış
Emile Zola Kitapları 57

1898 – Suçluyorum

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Tahsin Yücel
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 48

19. yüzyılın sonlarına doğru Fransa’da, Yahudi bir subayın, Yüzbaşı Alfred Dreyfus’ün haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Davası, yalnızca bir hukuk ve ayrımcılık skandalı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını temelinden sarsan toplumsal bir olaydır. Dava tam on iki yıl sonra Dreyfus’ün aklanmasıyla sonuçlansa da, III. Cumhuriyet ve çağdaş Fransa’nın tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dava çevresinde gelişen çalkantıların keskinleştirdiği güç dağılımı, kilise ve devlet işlerinin ayrılması gibi sarsıcı önlemlerin alınmasına, milliyetçilerle antimilitaristler arasında uzun süreli bir çatışmanın doğmasına yol açtı.

Büyük romancı Émile Zola, 13 Ocak 1898 günü L’Aurore gazetesinde yayımladığı, Fransız Genelkurmay’ına yönelik “Suçluyorum” başlıklı açık mektubuyla, Dreyfus’e yapılan haksızlığın karşısına dikilen Fransız aydınlarının sözcüsü oldu. Ancak bu kez kendisi iftira etmekle suçlanarak yargılandı.

suçluyorum
Emile Zola Kitapları 58

1899 – Döl Bereketi

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Hamdi Varoğlu
Yayınevi: Yordam Edebiyat
Sayfa Sayısı: 640

Emile Zola yaşamının son döneminde dört kitaptan oluşan yeni bir dizi üzerinde çalışmaya başlar. Dört İncil adını verdiği bu dizi yazarın son eseri olacaktır. İlk üç kitap olan Döl Bereketi, Emek ve Gerçek yayımlanır, fakat Zola dördüncü kitap olarak tasarladığı Adalet’i bitiremeden hayata gözlerini yumar.

Zola, Dört İncil dizisini “tüm eserinin doğal sonucu” olarak nitelemiştir. Önceki romanlarından farklı bir üslupla kaleme aldığı Döl Bereketi’nde, doğurganlığı teşvik eden ve doğurganlığın sınırlanmasına karşı çıkan tezlerini çeşitli insan ve aile tabloları çizerek savunur. Doğum kontrolünü, kürtajı, Fransa’da o dönem çok yaygın olan sütninelik uygulamasını, çocuk esirgeme kurumlarını tartışır. Verimli bir yaşama dair düşüncelerini okurlarıyla paylaşır.

Edebî niteliğinden çok savunduğu tezlerle öne çıkan roman Sigmund Freud’un da dikkatini çekmiş ve Freud, Döl Bereketi’ni okuduğu en ilginç eserler arasında saymıştır.

döl bereketi
Emile Zola Kitapları 59

1901 – Emek

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Nesrin Altınova
Yayınevi: İmge Kitabevi
Sayfa Sayısı: 551

Emek, sevginin ve özgürlüğün romanıdır. Romanın karakterleri ve kurgusu, kadın ile erkek arasındaki aşkın, hatta bütün insani duyguların ancak emeğin özgür olduğu bir toplumda yeşerebileceğini gösterir. Zola, ücretli emeğin 19. yüzyılda içinde bulunduğu kölelik koşullarını anlatırken, bu kölelikten kurtuluşun yeni bir dünyanın kapılarını açacağını kanıtlar. Emeğin özgürleşmesi insanlığın kurtuluşudur ve insanlar arasında sevgi dolu ilişkiler ancak bu kurtuluşla gerçekleşebilir. Bir roman olarak Emek, işçi sınıfının içinde bulunduğu ağır koşulların, insan aklına uygun yeni bir sistemle nasıl aşılabileceğini gösterir. Ütopik sosyalist Charles Fourier’den esinlenen Zola’nın bu kitapta canlandırdığı sosyalist deney, bilimin ve insan sevgisinin yol gösterdiği akılcı bir toplum tasarımıdır.

emek
Emile Zola Kitapları 60

1903 – Gerçek

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Nesrin Altınova
Yayınevi: İmge Yayınları
Sayfa Sayısı: 606

19. yüzyılda Fransız toplumu 1789 Devrimi öncesinin toplumsal ve kültürel değerlerine doğru kısa süreli bir gerileme dönemi yaşadı. Yeni rejim Kilise’yi kutsamakta, toplumun dindarlaşması için elinden geleni yapmaktadır. Bu sürecin en olumsuz etkileri eğitim alanında görülür. Doğal bilimler, laisizm, kadın erkek eşitliği, eğitim kurumlarından başlayarak Fransız toplumunun hayatından çıkmaya başlar. Kilise insanların yaşam tarzını belirlemekte, din tacirleri cennete giriş tahvilleri satarak kazanç sağlamaktadır. Yahudi düşmanlığı, bu gelişmenin bir başka sonucudur.

Gerçek, bu ortamda mücadele eden, bilimi ve seküler ahlakı savunan bir grup öğretmenin aileleriyle birlikte verdikleri mücadelenin anıtsal öyküsüdür. Merkezinde bir çocuk cinayeti ve sanık olarak yargılanan bir Yahudi öğretmenin bulunduğu roman, aslında ünlü Dreyfus Davası’na yapı-lan bir gönderme niteliğini taşır. Gerçeklerin gizlenemeyeceğini, halktan saklanmak istenen her şeyin er ya da geç açığa çıkacağını anlatan bu roman bir edebiyat şaheseridir.

gerçek
Emile Zola Kitapları 61

Eşi – Adaletsizliğe Hayır

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Ali Berktay 
Yayınevi: Alfa Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 84

1898 yılında yazar Emile Zola bir iftira yüzünden mahkemeye çıkar. “Suçluyorum” isimli açıklaması L’Aurore gazetesinde manşetten yayımlanmıştır. Yüzbaşı Dreyfus’un haksız yere casuslukla suçlanıp ceza almasının sebebinin Fransız ordusundaki yüksek rütbeli subayların kışkırtmaları olduğunu açıkça dile getirmiştir. On dokuzuncu yüzyılın son yıllarında, Dreyfus’u savunanlar ve suçlayanlar antisemitizm bağlamında birbirlerine en ağır saldırıları yapmaktaydı. Bu kitapçık olan bitenleri büyük yazarın eşinin gözünden anlatıyor. Alexandrine’in kocasına olan sevgisi ve hayranlığını dile getirirken, bir yandan da Zola’nın bu dramatik günlerde ne kadar sağduyulu ve soğukkanlı olduğunu ortaya koyuyor.

adaletsizliğe hayır
Emile Zola Kitapları 62

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz