İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yayınevi Dizileri

Can Yayınları Kısa Klasikler

Can Yayınları Kısa Klasikler
+ - 0

Can Yayınları Kısa Klasikler dizisi bir solukta okunacak birbirinden güzel dünya klasiklerini biraraya geytiriyor. Gelin hep birlikte bu güzel dizide hangi kitaplar var bakalım.

İlginizi Çekebilir: Can Yayınları Kağıt Kitaplar
İlginizi Çekebilir: Can Yayınları Klasik Kadınlar Dizisi
İlginizi Çekebilir: Can Yayınları Kısa Miras Dizisi
İlginizi Çekebilir: Can Yayınları Lab Dizisi

Can Yayınları Kısa Klasikler

Polikuşka

Yazar: Lev Tolstoy
Çevirmen: Mehmet Özgül
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 88

Gerçek bir olaydan esinlenen bu uzun öykü toprak kölesi Polikuşka’nın hikâyesini anlatır. Köyde sahtekârlıklarıyla tanınan Polikuşka’ya bir şans daha vermek isteyen toprak ağası hanımı, kasabaya ulaştırılmak üzere ona yüklü bir miktarda para emanet eder. Bütün bir köyün hayatını derinden sarsacak olayların fitili böylece ateşlenmiş olur.

Savaş ve Barış, Anna Karenina gibi başyapıtlarıyla tanıdığımız Tolstoy’un, toprak kölelerinin hayatına ışık tuttuğu, derin psikolojik ve ahlaki analizler içeren bu öykü, türün en parlak örneklerinden biri.

polikuşka
Can Yayınları Kısa Klasikler 56

Saf Bir Yürek

Yazar: Gustave Flaubert
Çevirmen: Samih Rifat
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Fransız edebiyatında gerçekçiliğin öncüsü sayılan Gustave Flaubert, birçoklarınca başyapıt kabul edilen öyküsü Saf Bir Yürek’te, biricik aşkı Théodore askere alınmamak için hali vakti yerinde bir kadınla evlenince, çalıştığı çiftlikten ayrılıp başka bir kentte yaşayan dul bir kadının hizmetçisi olan Félicité’nin öyküsünü anlatır. Karşılıksız veren, karşılıksız seven bu talihsiz kızın hikâyesi eşliğinde ruhsal bir yolculuğa çıkarır okuru. Flaubert’in tüm yazınsal ustalığını sergileyen bu eşsiz öyküyü Samih Rifat’ın çevirisiyle sunuyoruz.

“Saf Bir Yürek öyküsü sıradan bir yaşamın, bağlandığına coşkudan uzak bir biçimde bağlanan, taze, ekmek gibi yumuşak, dindar ve yoksul bir köylü kadının öyküsüdür.”
Flaubert

saf bir yürek
Can Yayınları Kısa Klasikler 57

Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine

Yazar: John Stuart Mill
Çevirmen: Cem Akaş
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

John Stuart Mill, 19. yüzyılın en önemli düşünürleri arasında yer alıyor. 1860 yılında yayımlanan Özgürlük Üzerine adlı yapıtı, haklar ve özgürlükler konusunda yazılmış klasiklerden biri.

Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine, yanlışlığından en emin olduğumuz düşüncenin bile özgürce dile getirilip tartışılabilmesinin toplum açısından neden gerekli olduğunu ortaya koyuyor.

İfade özgürlüğünün tüm dünyada giderek daha da hor görüldüğü bu dönemde okunmasında yarar var.

düşünce ve tartışma özgürlüğü üzerine
Can Yayınları Kısa Klasikler 58

Kriton ya da Görev Üstüne

Yazar: Platon
Çevirmen: Samih Rifat
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Öğretmeni Sokrates ve öğrencisi Aristoteles’le birlikte felsefenin kurucularından sayılan Eski Yunan filozofu Platon, hem Hıristiyan hem İslam düşüncesini derinden etkilemiştir.

Kriton ya da Görev Üstüne, Platon’un Sokrates tarafından sözlü olarak uygulanan “diyalog” yöntemini bir yazı biçimine dönüştürdüğü metinlerin en önemlilerindendir. Diyaloglar’da bu yazı türünün en yetkin örneklerini vermiş olan Platon, “yurttaşın görevleri”ni tartışıyor, 2500 yıl öncesinden çağımıza, günümüze ışık tutarak.

Devletin işlevini şirketlerin, yurttaşın yerini müşterinin aldığı bir dünyaya çarpıcı bir hatırlatma.

kriton ya da görev üstüne
Can Yayınları Kısa Klasikler 59

Altıncı Koğuş

Yazar: Anton Çehov
Çevirmen: Mehmet Özgül
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 88

Doktor Ragin’in yönettiği akıl hastanesindeki Altıncı Koğuş kilit altındaki hastaların tutulduğu özel bir bölümdür. Kurumda göreve başladığında, düzensizlik, hüküm süren pislik, hijyen eksikliği ve çürümüşlükle savaşmayı deneyen Doktor Ragin, bir süre sonra yılgınlığa kapılıp hastaları kaderlerine bırakmayı tercih eder. Günün birinde, bu koğuşun sakinlerinden eğitimli bir hasta olan Gromov’la tesadüf eseri tanışmasıyla beraber kurdukları dostluk, saatlere yayılan sohbetleri, başta genç Doktor Hobotov olmak üzere hastanede görevli birçok kişiyi rahatsız eder. Doktor Ragin anlamlandıramadığı bir dizi olayın odağındadır artık.

Öykünün büyük ustası Çehov’un Rus toplumunun ahlaki çöküntüsünü, duyarsızlığını, harekete geçmek yerine sorunları izlemekle yetinen Rus aydınının halktan kopuşunu gerçekçi yaklaşımıyla kaleme aldığı Altıncı Koğuş derin bir toplum çözümlemesidir.

altıncı koğuş
Can Yayınları Kısa Klasikler 60

Kâtip Bartleby

Yazar: Herman Melville
Çevirmen: Kaya Genç
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Çok kısıtlı bir çevrenin tanıdığı adsız sansız bir yazar olarak öldüğünde, Melville ardında bugün klasik romanın başyapıtlarından biri kabul edilen Moby Dick’i ve kült kısa öyküsü Kâtip Bartleby’yi bırakmıştı. 19. yüzyıl New York’unda Wall Street’te, bir avukatın yazıhanesinde kâtip olan genç Bartleby zamanla “yapmamayı tercih etmesi” ve kayıtsızlığıyla patronun nasıl başa çıkacağını bilemediği bir soruna dönüşmüştü.

Konu olduğu metinden bağımsızlaşıp adeta kendi yaşamını sürmeye başlayan, başka edebi eserlere ilham veren, canlı kanlı bir insana dönüşen Bartleby, 20. yüzyıl edebiyatının simge karakterlerinden biri haline geldi. Deleuze’den Derrida’ya Blanchot’dan Negri’ye birçok düşünürün üzerine kalem oynattığı bu çetrefil karakter, çarkın uyumsuz dişlisi yeni okumalara, çözümlemelere konu olmaya devam ediyor.

“Bartleby, ustalığın ya da düşsel imgelemenin uçarılığının ötesindedir; her şeyden önce evrenin gündelik ironilerinden biri olan gerçek faydasızlığı gösteren üzücü ve gerçek bir kitaptır.”
Jorge Luis Borges

kâtip bartleby
Can Yayınları Kısa Klasikler 61

Yürümek

Yazar: Henry David Thoreau
Çevirmen: Selçuk Işık
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 88

19. yüzyıl Amerika’sının önemli entelektüellerinden, ilk çevreci aktivist diyebileceğimiz Thoreau’nun Excursions (Gezintiler) adlı yapıtından seçtiğimiz birbirini tamamlayan üç denemesi “Yürümek”, “Bir Kış Yürüyüşü”, “Gece ve Ay Işığı” ayrıntı ustası bir münzeviden yürümenin felsefesi üzerine bir ders. Yürüyüşü fiziksel bir eylemden çok soylu bir sanat, kişinin içsel dünyasında gerçekleştirdiği yabanıl bir gezinti olarak nitelendiren yazar, bir yandan da kapitalizmin “medenileştirdiği” insanların doğayla ilişkilerine keskin eleştiriler yöneltiyor. Doğanın donanımlı, tarafsız bir öğretmene dönüştüğü bu metinlerde okuru dingin bir kış sabahına uyandırıp bir kutup gününde ormanın içinden, donmuş nehirlere, kuytu vadilere, buz tutmuş çayırlara, düşman filolarıyla çarpışan aya, kısacası kendi deyimiyle “ilkel bir çağın saflığı”na doğru bir gezintiye çıkarıyor.

“Doğanın farklı itkiler üflediği biridir o, ki sanırım bunların arasında bazı gizleri de var.”
Virginia Woolf

yürümek
Can Yayınları Kısa Klasikler 62

Demokratik Zorbalık

Yazar: Alexis de Tocqueville
Çevirmen: Ebru Erbaş
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville’in 1835 ve 1840’ta iki cilt halinde yayımlanan Amerika’da Demokrasi başlıklı çalışması, siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biridir. Demokratik Zorbalık kitabı, Amerika’da Demokrasi’nin “Demokratik Duyguların ve Düşüncelerin Siyasal Topluma Etkisi Üzerine” başlıklı dördüncü ve son bölümünden oluşuyor. Tocqueville, bu ülkenin toplumsal yapısı ve genç Amerikan demokrasisinin siyasal sistemi üzerine yaptığı gözlem ve incelemeler ışığında “yaşlı Avrupa”da yaşanan siyasi gelişmeler, kamu yönetimi sistemleri, güncel sorunlar ve çözüm yolları üzerine karşılaştırmalı bir çözümlemeye girişir.

Düşüncesinin temel eksenini liberalizmin ön plana çıkardığı özgürlükle, sosyalizmin temel aldığı eşitlik kavramları arasında bir denge kurma çabası oluşturur. Tocqueville’in o dönemde ortaya attığı sivil toplum destekli katılımcı demokrasi modeli, çağdaş demokrasi anlayışının kurucu öğelerinden biridir.

Yazarın bu katkıları, çağdaş demokrasilerin yaşadığı sorunlarla yeniden güncellik kazanmıştır. Tocqueville’in düşüncesinin ana unsurlarını özetleyen bu kitap, bugün belki çok kullanılmaktan içi boşalmış bazı kavramların kökenini hatırlatarak günceli anlamlandırmamıza ve güncel sorunlarla ilgili tartışmalara katkıda bulunacaktır.

demokratik zorbalık
Can Yayınları Kısa Klasikler 63

Öylesine Bir Hikâye

Yazar: Anton Çehov
Çevirmen: Nihal Yalaza Taluy
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Öylesine Bir Hikâye, yaşlı ve güçten düşmüş biri olduğunu düşünen tıp profesörü Nikolay Stepanoviç’le artık hayatta olmayan bir dostunun ona emanet ettiği manevi kızının, Katya’nın hikâyesi. Huysuz karısı, gönlünü bir sahtekâra kaptırdığını düşündüğü kızı ve ekonomik sorunları nedeniyle aile hayatında da mutsuz olan bu başarılı akademisyenin kaleminden okuduğumuz bir günlüğün parçası aslında. 19. yüzyıl Moskova’sının sanat çevresinde bir türlü tutunamayan genç oyuncu Katya’nın ve artık ölümün pusuda beklediğini düşünen profesörün, umudunu yitirmiş bu iki insanın yaşamın yüzeysel gerçeklerinin ötesine geçen öyküsü, türün ustası Çehov’un olgunluk çağı yapıtlarından biri.

öylesine bir hikâye
Can Yayınları Kısa Klasikler 64

Nasıl Ölünür

Yazar: Emile Zola
Çevirmen: Aysel Bora
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 48

Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Peki ölüm herkesi eşitler mi?

Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo.

nasıl ölünür
Can Yayınları Kısa Klasikler 65

Morgue Sokağı Cinayetleri

Yazar: Edgar Allan Poe
Çevirmen: Nazire Ersöz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Öykü ustası Poe modern anlamda korku, gerilim ve polisiye türlerinin de öncüsüdür. Yoklukla, kayıplarla, hastalıklarla, alkolle ve sanrılarla cebelleşmesine rağmen, hem dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler yazmıştır. Poe’nun kâh fantastik kâh gotik kâh gizemli öğeler içeren “Morgue Sokağı Cinayetleri” adlı öyküsü yazarın eşsiz üslubunu ve insanın içinde pusuda bekleyen karanlığı keşfedeceğiniz bir klasik.

“Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe’den ya da Walter Scott’tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: ‘Bizler adına acı çektiler.'”
Charles Baudelaire

morgue sokağı cinayetleri
Can Yayınları Kısa Klasikler 66

Mutlu Olma Sanatı

Yazar: Arthur Schopenhauer
Çevirmen: Şebnem Sunar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Mutlu olmak, mutlu yaşamak mümkün müdür?

Schopenhauer’in radikal kötümserliği, onun felsefesini mutluluk düşüncesiyle bağdaştırma girişimlerini daha doğmadan boğar. Schopenhauer’e göre yaratıkların en mutsuzu insandır ve her türlü oluşun kaynağı olan irade, dünyadaki bütün kötülüklerin çıkış noktasıdır. Dünya kötü bir yerdir ve kötülüğünün en belirleyici yönü, acı ve mutsuzluğun her yerde hazır ve nazır oluşudur.

Mutlu Olma Sanatı, iyimser dünya görüşüne karşı çıkan ve yaşadığımız dünyayı olası dünyaların en kötüsü sayan Schopenhauer’den umulmadık bir kılavuz. Adını felsefe tarihine kötümser olarak yazdıran filozofun bu küçük kitabı, mutluluğa ulaşma çabası olarak hayata dair pratik bir felsefeyi de olanaklı kılıyor.

mutlu olma sanatı
Can Yayınları Kısa Klasikler 67

Nyarlathotep

Yazar: H.P Lovecraft
Çevirmen: Betül Kadıoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Korku ve gizem dolu öyküleriyle tanınan Howard Phillips Lovecraft’ın altı öyküden oluşan Nyarlathotep adlı seçkisi yazarın üslubunun ve hayal gücünün çok iyi örneklerini içeriyor: Tekinsiz, tarihsel gerçeklerle kurmacanın birbirine karıştığı “Evdeki Resim”, beklenmedik sonuyla okuru irkilten “Korkunç Yaşlı Adam”, yazarın külliyatı içinde mizah duygusuyla öne çıkan “Yüzyılı Sonlandıran Dövüş”, ürpertici bir mezarlık öyküsü olan “Mahzende”, şiirsel rüya anlatısı “Nyarlathotep” ve karanlık bir zihnin derinliklerine dalan kısa ama çarpıcı “Hafıza”.

nyarlathotep
Can Yayınları Kısa Klasikler 68

Uysal Kız

Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Çevirmen: Mehmet Yılmaz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Fyodor Dostoyevski’nin Uysal Kız adlı bu öyküsü bir gazete haberinden, gerçek bir olaydan yola çıkmakla birlikte yazarın da belirttiği gibi tümüyle düşsel boyutlara uzanıyor. 20. yüzyılın sadece romanını değil düşünce yaşamını da derinden etkileyen yazar, bir karakterin düşünceleri arasında gezinerek benzersiz bir öykü yaratmış. Karısının cansız bedeniyle karşı karşıya kalan ana karakterin vicdan azabı içinde, çaresizce neler olup bittiğini sorgulamasıyla başlayan Uysal Kız, yaklaşmakta olan bir felaketin gerilimini ve karakterlerin ruhsal derinliğini kusursuzca yansıtıyor.

uysal kız
Can Yayınları Kısa Klasikler 69

Evlilik

Yazar: Jane Austen
Çevirmen: Berrak Göçer
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Edebiyat tarihinin en sevilen romanlarına imza atan Jane Austen, dört kült romanından derlenen bu metinlerde, 19. yüzyıl İngiltere’sinde evliliğe neden bu denli önem atfedildiği sorusuna yanıtlar arıyor. İronik yaklaşımıyla, İngiliz toplumunun evlilik merakını, ailelerin, soyluların ve evlendirilmek istenen gençlerin bakışından evlilik “müessese”sini ele alıyor. Flörtler, entrikalar arasında dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği en iyi gelecek projesi “evlilik”le, kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi mizah, zekâ ve sevecenlikle yansıtırken, bir yandan da genelde toplum doğrularıyla özelde ise sınıf farklılıkları ve kadının konumlanışıyla incelikli bir şekilde dalga geçen yazar, dönemin yaygın birçok geleneğini eleştirmekten de geri durmuyor.

evlilik
Can Yayınları Kısa Klasikler 70

İnsan Neyle Yaşar

Yazar: Lev Tolstoy
Çevirmen: Çağlar Danacı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

İnsan Neyle Yaşar ünlü düşünür ve yazar Tolstoy’un okuyucunun manevi dünyasına hitap eden en önemli eserlerinden biridir. Nasıl iyi insan olunur sorusuna, insan doğasındaki iyilikle kötülüğü, bencillikle paylaşımcılığı irdeleyerek, herkese rehber olacak bir yanıt verir: Sevgi. Soğuk bir kış günü sokakta tuhaf bir adama rastlayan yoksul ayakkabı ustası Semyon, kim olduğunu ve nereden geldiğini açıklamayı reddeden adama yardım ederken kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında olmasa da, insanı insan yapan nitelikleri yücelterek yeni bir ahlak anlayışını ortaya koyar.

i̇nsan neyle yaşar
Can Yayınları Kısa Klasikler 71

Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu

Yazar: Charles Darwin
Çevirmen: Emrah Serdan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Charles Darwin, henüz genç bir doğabilimciyken İngiliz Kraliyet Donanması’na ait Beagle adlı gemiyle beş yıllık bir yolculuğa çıkar. Rio de Janeiro’dan Avustralya’ya, Tahiti’den Falkland Adaları’na pek çok yeri görür ve buralara dair biyolojik, jeolojik ve antropolojik gözlemlerde bulunur. Lapa Lapa Kelebek Yağıyordu, Darwin’in Patagonya, Tierra del Fuego ve Macellan Boğazı’ndaki deneyimlerinden sahneleri, bu yerlerin doğasına, canlılarına ve yerlilerine dair çok özel gözlemlerini içeren bir seçki. Yolculuk dönüşü kaleme aldığı “Beagle Yolculuğu” adlı kitabından derlediğimiz, geminin güvertesine konan canlıların oraya nasıl geldiklerine dair isabetli tahminlerden Şili sıradağlarına doğru çıktığı yalnız bir yolculuğa kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu bölümler, Darwin’in parlak bir biliminsanı olmanın yanı sıra, ne kadar iyi bir kaleminin olduğunu da gösteriyor.

lapa lapa kelebek yağıyordu
Can Yayınları Kısa Klasikler 72

Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar

Yazar: Oscar Wilde
Çevirmen: Özlem Alkan K.
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Katı ahlak kurallarının, tabuların egemen olduğu Victoria döneminde kıvrak zekâsı, ince alaycılığı ve sıra dışı hayatıyla çağının çok ilerisinde düşünen ve yaşayan yaratıcı bir dâhi olan Wilde, aynı zamanda bir eleştirmen ve estetik kuramcısı. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, yazarın sanata, hayata, aşka dair düşüncelerinin yanı sıra gözlemlerine dayalı toplumsal yorumlarının yer aldığı aforizmalardan oluşan eğlenceli bir derleme. Zirveden zindana her daim ışıldayan Wilde, belki de tüm zamanların en nüktedan kalemi.

yalnız sıkıcı i̇nsanlar kahvaltıda parıldar
Can Yayınları Kısa Klasikler 73

Palto

Yazar: Nikolay Gogol
Çevirmen: Ayşe Hacıhasanoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol, monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı öykü derlemesi Petersburg Öyküleri içinde yer alan Palto’yla edebiyata “küçük adam”ı dahil etti. Sıradan bir kalem memuru olan Akakiy Akakiyeviç’i sırtında yeni paltosuyla sokaklara salınca, karakterin hayatın gerçeğinden kaynaklanan ıstırabı feodalizmin merkezindeki bürokratik aygıtı öylesine korkuttu ki Gogol Rus insanını aşağılamakla, halkına ihanetle suçlandı.

Gogol’ün hiciv dolu yaklaşımıyla, görmezden gelinen, horlanan sessiz yığının içinden sıradan bir insanın umutsuz mücadelesini anlattığı öykü, Dostoyevski’den Tolstoy’a, Turgenyev’den Çehov’a bütün bir Rus edebiyatını şekillendirdi.

“Yaratıcı bir okur verin bana. Palto onun için.”
Vladimir Nabokov

palto
Can Yayınları Kısa Klasikler 74

İşaret Memuru

Yazar: Charles Dickens
Çevirmen: Selçuk Işık
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Victoria dönemi İngiltere’sinin en önemli romancısı kabul edilen Dickens, Oliver Twist ve David Copperfield gibi kültleşmiş karakterlerin yaratıcısı olmasının yanı sıra doğaüstü, tekinsiz güçlere, spiritüalizme duyduğu ilgiyle de tanınır.

Bu seçkiyi oluşturan üç öykü; bir demiryolu çalışanına bir hayaletin musallat olmasıyla başlayan gizemli olayları konu alan “İşaret Memuru”, jüri başkanlığı yaptığı cinayet davası boyunca sanığın suçlu olduğunu göstermeye çalışan bir hayalet tarafından sürekli rahatsız edilen bir bankacının hikâyesinin anlatıldığı “Cinayet Davası” ve beş rehberin birbirine anlattığı hayalet hikâyelerinden oluşan “Günbatımına Karşı”, yazarın hayal gücünü ustalıkla kullandığı korku türünün en başarılı örnekleri arasında yer alır.

i̇şaret memuru
Can Yayınları Kısa Klasikler 75

Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş

Yazar: Desiderius Erasmus
Çevirmen: Şebnem Sunar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Hümanistlerin prensi Erasmus, barışçıl perspektifler uluslararası hukukun görüş alanına girmeden önce modern savaş eleştirisinin temellerini attı. Kuzey Avrupa Rönesans’ının bu büyük ustası, savaşı yalnızca dinsel nedenlerle değil aynı zamanda rasyonel karşısavlarla da belirgin şekilde kınadı. Modern düşünce tarihinde barış elçisi olarak anılabilecek biri varsa, bu şeref öncelikle Erasmus’a aittir.

Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş, modern Avrupa’nın savaş karşıtı ilk metnidir. 1515 tarihli bu deneme, savaşa aşina olmayanları ve bu uğurda her türlü riski almaya hazır olanları uyarır. Cicero’dan bu yana tartışılagelen adil savaş fikrini reddeden ve devletlerarası anlaşmazlıklarda tarafsız yargılayan bir merci bulmanın mümkün olmadığını belirten Erasmus, barışı her şeyden önce varoluşsal bir zorunluluk olarak ortaya koyar.

tatlı gelir yaşamayana savaş
Can Yayınları Kısa Klasikler 76

Çoğunluğun Zorbalığı

Yazar: Alexis de Tocqueville
Çevirmen: İnci Malak Uysal
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Fransız hukukçu, düşünür ve tarihçi Tocqueville, 1830’lu yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’ne uzun bir seyahat yapar. Amerikan demokrasisi, siyasal sistemi ve toplumsal yapısı hakkındaki bu “saha çalışması” boyunca yaptığı gözlemlerine dayanan görüş ve çözümlemelerini, 1835 ve 1840 yıllarında iki cilt halinde yayımlanan ve siyaset bilimi literatürünün kanonik eserlerinden biri haline gelen Amerika’da Demokrasi adlı çalışmasıyla kitaplaştırır.

Çoğunluğun Zorbalığı bu kitaptan seçilmiş bölümlerden oluşuyor. Tocqueville bu metinlerde, modern demokrasilerin ayırıcı özelliği olan eşitlik tutkusunun özgürlüğü tehdit eder hale gelebileceğini ve sonunun çoğunluğun tiranlığına varabileceğini ileri sürer. Amerika’da çoğunluğun sınırsız gücünün halkın düşünceleri, ulusun karakteri ve kamu yönetimi üzerindeki etkilerini çözümler.

çoğunluğun zorbalığı
Can Yayınları Kısa Klasikler 77

Neva Bulvarı

Yazar: Nikolay Gogol
Çevirmen: Mehmet Yılmaz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Neva Bulvarı, Gogol’ün Rus edebiyatının mihenk taşı kabul edilen Petersburg Öyküleri adlı derlemesindeki diğer öyküler gibi “küçük adam”ın yazgısını anlatır. Çarlık Rusya’sında yaşanan sosyal sınıf çatışmasını, biri ressam diğeri subay iki arkadaş ve onların âşık oldukları iki kadın üzerinden anlatan öykünün bir diğer karakteri Petersburg yaşamının bütün ihtişamı ve sefaletiyle akıp gittiği Neva Bulvarı’dır.

“Gogol tuhaf bir yaratıktı, ama zaten deha hep tuhaftır.” ​
Vladimir Nabokov

neva bulvarı
Can Yayınları Kısa Klasikler 78

Hadleyburg’ü Yozlaştıran Adam

Yazar: Mark Twain
Çevirmen: Berrak Göçer
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

Hadleyburg’ü Yozlaştıran Adam, William Faulkner’ın Amerikan edebiyatının kurucusu olarak nitelediği daha çok romanlarıyla tanınan gerçekçi yazar Mark Twain’in mizahçı yanının öne çıktığı kısa bir öyküsü.

Sarsılmaz dürüstlüğüyle övünen Hadleyburg kasabası halkının bir yabancıyı farkında olmaksızın rencide etmesi, büyük bir intikam hikâyesine dönüşür. Ülkenin en dürüst kasabası olarak tanınan Hadleyburg’ün namını karalamak isteyen bu öfkeli yabancı, yozlaştırılamaz olmasıyla övünen halkı kendi gerçeğiyle yüzleştirmek üzere müthiş bir plan hazırlar. İnsanlığın açgözlülük, kıskançlık, intikam gibi en olumsuz niteliklerini hicvederek irdeleyen Twain bu öyküsüyle ikiyüzlü toplumsal ahlak anlayışına da en ağır eleştirilerden birini yöneltir.

hadleyburg'ü yozlaştıran adam
Can Yayınları Kısa Klasikler 79

Savaş Sanatı

Yazar: Sun Tzu
Çevirmen: Erdem Kurtuldu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

Sun Zi tarafından MÖ 6. yüzyılda yazılan Savaş Sanatı insanlık tarihinin en eski ve üzerinde en fazla araştırma ve tartışma yapılmış strateji eseridir. Eserin kaleme alınmasının üzerinden geçen binlerce yıla rağmen günümüzde hâlâ değerini koruyan ve en çok okunan kitaplardan biri olmasının nedeni zamanında, yerinde, dozunda ve sağduyuyla uygulanan taktikleri anlatmasıdır.

İlk askerî metin olarak kabul edilmesinin yanı sıra, liderlerin, işinsanlarının başvuru kitaplarından biri olan bu kült eser rakibe karşı alınacak önlemleri ve mücadele yöntemlerini ayrıntılarıyla anlatır.

Bir rehber olarak kullanıldığında, hayatın her alanında mücadele etmek durumunda kalan 21. yüzyıl insanına, mücadeleyi uzatarak araçları çeşitlendiren, ayrıntılı planları ve dolaylı hareketleri öven bir yaklaşımla ve günümüzde de uygulanabilir taktiklerle nasıl başarılı olunacağı ve güçlü kalınacağı konusunda yol gösterir. Gündelik hayata da uygulanabilecek bakış açıları sunan eser hem Doğu’da hem Batı‘da birçok farklı konuda insanlara rehberlik etmeye daha uzun yıllar devam edecek.

can yayınları kısa klasikler 1 – savas sanati 1
Önerilen Yazı
Savaş Sanatı Kitap Hayranlarına 15 Kitap Önerisi
savaş sanatı
Can Yayınları Kısa Klasikler 80

Kızıl Veba

Yazar: Jack London
Çevirmen: Şirin Etik
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Jack London’ın 1912 yılında The London Magazine’de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba, modern edebiyatın ilk post- apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir. London romanında, 2013’te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği, ilkel yaşamın geri döndüğü, gerçekleşmesi son derece muhtemel bir “yeni” dünya tasavvur eder. Salgın sürecinde izolasyonun önemini, nüfus yoğunluğunun, özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü, insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği, kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini, biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler.

Bundan 108 yıl önce, şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London’ın yazdıkları şimdierde, seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez, diğer bir deyişle “siyah kuğu” vakası olmadığını, insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte. Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra, farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor.

kızıl veba
Can Yayınları Kısa Klasikler 81

Klara Miliç

Yazar: İvan Turgenyev
Çevirmen: Çağlar Danacı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılan Turgenyev’in önce “Ölümden Sonra” ismiyle yayımlamayı düşündüğü ancak ispritizma suçlamalarına maruz kalacağını düşünerek ismini değiştirdiği öyküsü “Klara Miliç” yazarın son dönem eserlerinden biridir.

Sabahattin Ali’nin de Kürk Mantolu Madonna romanında atıfta bulunduğu Klara Miliç, başka bir deyişle ölümden sonra başlayan, mistisizmle örülü bir aşkın hikâyesidir.

klara miliç
Can Yayınları Kısa Klasikler 82

Kıskançlık

Yazar: Marcel Proust
Çevirmen: Ebru Erbaş
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

Kıskançlık, Fransız yazar Marcel Proust’un edebiyat tarihine damgasını vuran Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltten oluşan nehir romanının beşinci cildi Mahpus’tan seçtiğimiz çok çarpıcı bir bölüm.

Fonunda, aristokrasinin çöküşü ve orta sınıfın yükselişi dönemine denk gelen Üçüncü Cumhuriyet yönetimi altında gerçekleşen büyük toplumsal değişimlerin yer aldığı romanın bu bölümü, kıskançlık duygusunun en karanlık yanlarını ve yıkıcı etkilerini ustalıkla ele aldığı satırlarıyla bütünden farklılaşıyor.

Yazar olmak isteyen Marcel âşık olduğu Albertine’in kendisinin Paris’teki burjuva evine taşınmasını sağlamış ancak kendisi de arzunun ve kıskançlığın pençesine düşmüştür. Neden sürekli birbirimizi sınama ve sahiplenme eğiliminde oluruz, kıskançlık ölümden bile güçlü müdür gibi sorulara yanıt arayan Kıskançlık, Proust’un derin psikolojik gözlemlerine, zengin betimlemelerine aşina olanlar için bir hatırlatma, yeni başlayacak olanlar içinse tadımlık.

kıskançlık
Can Yayınları Kısa Klasikler 83

Siyasal Gövde

Yazar: Jean-Jacques Rousseau
Çevirmen: Tülin Ural
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Rousseau’nun dört bölümden oluşan Toplum Sözleşmesi adlı eseri 1762’de yayımlandığında halk egemenliği ve genel irade ilkelerini gündeme getirerek yeni bir çığır açtı. Filozof, insanın özgür ve akıllı bir varlık olarak varoluşunu güvence altına alacak koşulları, onu türdeşlerinin zorbalığından koruyacak, bireyin doğal özgürlük kaybını daha yüksek bir özgürlük türüyle telafi edecek tedbirleri ünlü toplum sözleşmesi ve genel irade teorisiyle ortaya koydu.

Siyasal Gövde yazarın bu ünlü eserinin, toplumun bir sözleşme yoluyla doğduğundan bahseden ilk bölümünü ve yürütme gücü olarak çeşitli yönetim biçimlerini ele alan üçüncü bölümünü kapsıyor. Rousseau’nun kuramı yazılmasının üzerinden iki yüz elli yıl geçmiş olmasına rağmen, güncel siyasal tartışmalarımıza ışık tutmaya devam ediyor.

siyasal gövde
Can Yayınları Kısa Klasikler 84

Tembellik Hakkı

Yazar: Paul Lafargue
Çevirmen: Ebru Erbaş
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı adlı eseri 1883’te yayımlanmasının ardından Komünist Manifesto’dan sonra en çok dile çevrilen, en çok baskısı yapılan, en çok okunan, atıfta bulunulan, tartışılan başyapıtlardan biri oldu. Lenin Rusya’da 1905 Devrimi sürecinde çok sayıda baskı yapan Tembellik Hakkı’nı Ekim Devrimi üzerinde önemli etkiye sahip yapıtlardan biri olarak tanımlamıştı.

19. yüzyılın sonlarında on yedi saate varan çalışma saatleri üzerine kapitalizmin insanı köleleştiren, mutsuzlaştıran ve yoksullaştıran düzenini keskin bir ironiyle eleştiren Lafargue Tembellik Hakkı’nda bir yandan da aşırı üretimin büyük savaşlara, sömürgeciliğe yol açacağını vurguluyor. Vahşi kapitalizmin yanı sıra çalışmaya övgüler yağdıran Marksist ideolojiyi de eleştiren Lafargue aylaklığı, tembelliği övmekten çok insanların yaşamaya vakit ayırması gerektiğini savunuyor.

tembellik hakkı
Can Yayınları Kısa Klasikler 85

Altın Çanak

Yazar: E.T.A. Hoffmann
Çevirmen: Bilge Uğurlar Türkis Noyan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 128

Üniversiteli Anselmus, elma satan yaşlı bir kadının sepetini devirince bir anda hayatı değişir ve kendini bambaşka bir dünyada bulur. Giderek gündelik yaşamın gerçekliği ile büyülü bir dünyanın gerçekdışılığı arasındaki sınır çizgisinde yaşamaya başlayan Anselmus, bir mürver ağacında gördüğü minik bir yılanın mavi gözlerine vurulur; oysa gerçek dünyada genç ve ihtiraslı Veronika, Anselmus’a âşıktır ve onunla ilgili başka planları vardır.

Hoffmann’ın geleneksel masal unsurlarını antik mistisizmin öğeleriyle harmanladığı Altın Çanak, Alman Romantizmi’nin simge metinlerinden biridir. Altın Çanak’ta birbirine tümüyle zıt fantastik dünya ile burjuva dünyası buluşur. Hoffmann, belirgin farklarına rağmen net çizgiler çizmez ve aradaki geçişi akışkan tutar. Zira Hoffmann’ın evreninde gerçeklik, paralel dünyaları mümkün kılan poetik eşiktir ve bu eşikte gerçek ve gerçeküstü tüm varlıklar uyum içinde yaşarlar.

altın çanak
Can Yayınları Kısa Klasikler 86

Ustanın Dersi

Yazar: Henry James
Çevirmen: Can Ömer Kalaycı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Genç yazar Paul Overt, davet edildiği bir kır malikânesinde uzaktan uzağa hayranı olduğu ünlü romancı Henry St. George’la ve ilk görüşte âşık olduğu Miss Fancourt’la tanışır. Bu tanışıklıklar kente döndükten sonra da çeşitli karşılaşmalarla sürer. Genç yazarın bütün arzusu bu büyük ustadan kendi kariyeri için yararlı bir şeyler öğrenmektir. Usta da ona seve seve bir ders verir, ama verdiği ders edebiyatla değil, yaşamla ilgilidir. Uzun yıllardır evli olan ünlü romancı, evliliğin ve evlilikle bağlantılı sorumlulukların, genç yazarlara ayak bağı olacağını, büyük sanatsal değeri olan yapıtlar yazmaya sekte vuracağını belirtir.

Karmaşık, bir o kadar da müphem karakterlerin boy gösterdiği bu öyküde Henry James her zamanki kıvrak zekâsı ve ironik üslubuyla bu kez sanat-hayat karşıtlığını sorguluyor.

ustanın dersi
Can Yayınları Kısa Klasikler 87

Ihlamurlar Altında Gezinti

Yazar: Friedrich Schiller
Çevirmen: Bilge Uğurlar Türkis Noyan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

18. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden Friedrich Schiller dramlarıyla Alman tiyatrosunun standart repertuvarında yer alır. Aynı zamanda bir öykücü de olduğu pek bilinmez.

Schiller, dramlarında olduğu gibi öykülerinde de sahicilik arayışına girer ve karakterlerinin psikolojik gelişimine odaklanır. Ceza ve yargı sistemi de dahil olmak üzere toplumsal meselelerin salt insanı göz ardı ettiğini düşünen Schiller, insan psikolojisine eğilir. Bu öykülerde ahlaki ikileme düşen, umutsuzluğa sürüklenen, suça itilen insanın açmazını yaşarız.

Ihlamurlar Altında Gezinti başlığı altında topladığımız bu küçük kitap, Schiller’in 1782-1792 yılları arasında kaleme aldığı öykülerini içeriyor.

ihlamurlar altında gezinti
Can Yayınları Kısa Klasikler 88

Daphnis ile Khloe’nin Aşkı

Yazar: Longos
Çevirmen: Zeynep Avcı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 104

Hakkında pek az şey bilinen Longos tarafından yazıldığı varsayılan Daphnis ile Khloe’nin Aşkı Antik Yunan edebiyatının ilk düzyazı örneklerinden biri kabul edilmesinin yanı sıra pastoral edebiyatın da ilk yapıtıdır. Yazarının kimliği netleşmemiş olsa da romanın okur üstündeki etkisi yüzyıllar sürmüş, nice yazara, ozana, heykeltıraşa, ressama, müzisyene ilham vermiş; Shakespeare’den Goethe’ye, Rousseau’dan George Sand’a, Colette’ten Yukio Mişima’ya birçok büyük edebiyatçının yapıtlarına esin kaynağı olmuş.

İki bin yıl öncesinden gelen bu hikâye, Midilli Adası’nda doğan, yeşeren ve engellere göğüs geren bir aşkı anlatıyor. Masumiyet, acımasız kader, sadakat, ihanet, tanrıların intikamı ve hatta acımasız korsanların eşlik ettiği bu aşk hiçbirine boyun eğmiyor, yok olmuyor. Sadece lekesiz, masum, karmaşık olmayan ilişkiler ve saf duygulara değil, hayvanlara, bitkilere, rüzgâra, mevsimlere de aynı güçle yönelebilen bu kadim metin insanlığa bir armağan.

daphnis ile khloe'nin aşkı
Can Yayınları Kısa Klasikler 89

Burun

Yazar: Nikolay Gogol
Çevirmen: Mehmet Yılmaz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Burun, Rus gerçekçiliğinin öncüsü Gogol’ün monarşinin hüküm sürdüğü çarlık döneminde kaleme aldığı Petersburg Öyküleri derlemesi içinde yer alan öykülerden biri. Ait olduğu yüzü terk eden bir burnun ve o burnun sahibi devlet memurunun gerçeküstü hikâyesini anlatıyormuş gibi gözükse de, dönemin Rusya’sına ve Rus toplumuna dair son derece gerçekçi bir bakış açısı sunan Burun aynı zamanda bir hiciv şaheseri.

“Gogol uzun süre bu şakanın basılmasını istemedi; ama biz, bu öyküde öyle şaşırtıcı, akla sığmaz, neşeli, özgün şeyler bulduk ki öykünün elyazmasının bize verdiği zevki okuyucularımızla paylaşmaya razı olması için kendisini güçlükle kandırabildik.”
Aleksandr Puşkin

burun
Can Yayınları Kısa Klasikler 90

Tefeci Gobseck

Yazar: Honoré de Balzac
Çevirmen: Ümit Moran Altan
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Balzac İnsanlık Komedyası’nda 19. yüzyılın ilk yarısını ve Fransa’yı kapsayan, yaşanmış gerçeklikten çok onun bir tür aynası niteliğini taşıyan, kendi tarihi, coğrafyası, soyluları ve burjuvazisi, esnafı ve köylüleri, politikacıları ve züppeleri daha da önemlisi kendi yasaları, felsefesi, bilimi bulunan alabildiğine özgün bir roman evreni yarattı.

Yüz otuz yedi eserden oluşan yirmi altı ciltlik devasa yapıtın Özel Yaşamdan Sahneler bölümünde yer alan Tefeci Gobseck’de, Balzac bu kez bir tefecinin de dahil olduğu bir aile dramını genç avukat Derville’in gözünden anlatıyor.

tefeci gobseck
Can Yayınları Kısa Klasikler 91

Bir Çift İpek Çorap

Yazar: Kate Chopin
Çevirmen: Ergin Özler
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Amerikalı yazar Kate Chopin’in dokuz kısa öyküsünden oluşan bu kitaptaki hikâyelerin neredeyse tamamı, Kanada’nın Acadia (bugünkü Nova Scotia) kırsalında ya da Acadia halklarının göç ettiği Louisiana’da geçer ve Fransızca konuşan Acadia, Creole ve Cajun halklarının yaşantısına odaklanır.

Chopin’in bu kısa öykülerindeki kadın karakterler içlerindeki tutkuyu keşfetme, kabullenme ve duygularına teslim olma yetenekleriyle yazarın kült romanı Uyanış’ın başkarakteri Edna’nın öncülüdürler. Her seferinde karar veren, harekete geçen, inisiyatifi alan, olayların seyrini değiştiren bu kadın karakterler aynı yaratıcıları gibi, kaleme alındıkları döneme göre zamanlarının ötesinde istisnai bir zihinsel özgürlüğe ve cesarete sahipler.

bir çift i̇pek çorap
Can Yayınları Kısa Klasikler 92

Gizli Başyapıt

Yazar: Honoré de Balzac
Çevirmen: Samih Rifat
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Balzac, en ünlü yapıtlarından biri olan Gizli Başyapıt’ta, kusursuzluğu arayan ressam Frenhofer’in olağandışı öyküsünü anlatır. Başyapıtının üstünde tam on yıl çalışan bu 17. yüzyıl ressamı, resmi bitirdikten sonra iki genç hayranına gösterir.

Gizli Başyapıt yalnızca Picasso’yu değil, Cézanne gibi bir ressamı, Henry James gibi bir yazarı, Jacques Rivette gibi bir sinema ustasını da derinden etkilemiş, efsanevi bir öykü. Ressam Frenhofer’in çılgınlığı, belki de tüm sanatçıların çılgınlığı. Bu öykü, bir anlamda modern sanatın öyküsü.

“Olağanüstü… Balzac’ın gerçekliğin sonsuz arayışı içindeki ressamı, sonunda kapkara bir belirsizliğin ortasında buluyor kendini. O kadar çok gerçeklik var ki, insan hepsini kucaklayayım derken karanlıkta buluyor kendini…”
Pablo Picasso

gizli başyapıt
Can Yayınları Kısa Klasikler 93

Suçluyorum

Yazar: Émile Zola
Çevirmen: Tahsin Yücel
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 48

19. yüzyılın sonlarına doğru Fransa’da, Yahudi bir subayın, Yüzbaşı Alfred Dreyfus’ün haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Davası, yalnızca bir hukuk ve ayrımcılık skandalı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını temelinden sarsan toplumsal bir olaydır. Dava tam on iki yıl sonra Dreyfus’ün aklanmasıyla sonuçlansa da, III. Cumhuriyet ve çağdaş Fransa’nın tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dava çevresinde gelişen çalkantıların keskinleştirdiği güç dağılımı, kilise ve devlet işlerinin ayrılması gibi sarsıcı önlemlerin alınmasına, milliyetçilerle antimilitaristler arasında uzun süreli bir çatışmanın doğmasına yol açtı.

Büyük romancı Émile Zola, 13 Ocak 1898 günü L’Aurore gazetesinde yayımladığı, Fransız Genelkurmay’ına yönelik “Suçluyorum” başlıklı açık mektubuyla, Dreyfus’e yapılan haksızlığın karşısına dikilen Fransız aydınlarının sözcüsü oldu. Ancak bu kez kendisi iftira etmekle suçlanarak yargılandı.

Artık bir klasik niteliği kazanan ve onurlu aydın başkaldırısının görkemli bir örneği olan Suçluyorum’u, Tahsin Yücel’in çevirisi ve önsözüyle sunuyoruz.

suçluyorum
Can Yayınları Kısa Klasikler 94

Lavinia

Yazar: George Sand
Çevirmen: Neslişah Leman Başaran Lotz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Aykırı, bohem, cesur, bağımsız, sosyalist ve idealist. Âşıkları; Mérimée, Musset, Chopin… Hayranları; Flaubert, Proust, Balzac… 19. yüzyıl Fransa’sının en ünlü kadın yazarı George Sand aynı zamanda büyük kitlelere hitap eden ilk kadın yazar.

Lavinia ve Markiz de yine kural tanımazlığıyla, yaşadığı çağın geleneklerine karşı çıkarak kadın karakterleri hikâyesinin anlatıcısı yapan Sand’ın bu derlemedeki iki novellasının adları. Çok iyi tanıdığı Fransız toplumunu, kadınlara biçilen kısıtlayıcı rolleri, karşılaştıkları adaletsizlikleri alabildiğine yeren Sand bu kez eli daha da yükseltiyor; novellanın birinde karakterine o zamanlar fazlasıyla cüretkâr sayılan üçüncü bir seçenek sunuyor, diğerinde ise bir erkeği arzu nesnesine dönüştürüyor.

lavinia
Can Yayınları Kısa Klasikler 95

Rüya

Yazar: İvan Turgenyev
Çevirmen: Uğur Büke
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Klasik Rus edebiyatının unutulmaz yazarı Turgenyev çağdaşlarından bütünüyle farklı bir yol izledi, yaşadığı dönemde Avrupa kültürüne ve bakış açısına daha yakın bir tavır sergiledi. Dönemin ünlü eleştirmeni Belinski’den büyük destek gören Turgenyev uluslararası üne kavuşan ilk Rus yazar oldu.

Daha sonra kaleme alacağı büyük yapıtların habercisi olan öyküleri yazarın edebî kariyerinde çok ayrı bir öneme sahiptir. İki öyküden oluşan bu derlemenin ilk öyküsü Şçigrovsklu Hamlet siyasi haksızlıklar nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kalan, yaşamları baskı altında geçen Rus soylu aydınlarının yazgısına odaklanır. Yoğun olarak mistisizm ve fantazmagori içeren ikinci öykü Rüya ise Rus edebiyatında bu türdeki ilk örneklerden biridir.

rüya
Can Yayınları Kısa Klasikler 96

Neden Bu Kadar Akıllıyım?

Yazar: Friedrich Nietzsche
Çevirmen: Şebnem Sunar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Neden Bu Kadar Akıllıyım?, Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin otobiyografik nitelikte kurguladığı Ecce Homo’dan bir kesittir. Nietzsche’nin Ekim 1888’den buhran geçirdiği Aralık 1889’a dek üzerinde çalıştığı bu metin, filozofun kendisiyle ve eserlerine konu olan düşünce biçimiyle hesaplaşmasına dayanır. Bu kitapta yer verdiğimiz “Neden Bu Kadar Akıllıyım?”, “Neden Bu Kadar Bilgeyim?” ve “Neden Bu Kadar İyi Kitaplar Yazıyorum?” başlıkları, bir soru olmanın ötesinde, Nietzsche’nin kendini prototip insan olarak sunduğu eserinin belkemiğini oluşturur. Hıristiyanlık ve değer kavramlarının sorgulandığı; ahlak, özgür irade, Tanrı gibi anlam alanı sabitlenmiş kavramların tartışmaya açıldığı Neden Bu Kadar Akıllıyım?, Nietzsche’nin zihinsel yetilerini yitirmeden önce giriştiği son hesaplaşmadır.

neden bu kadar akıllıyım?
Can Yayınları Kısa Klasikler 97

Âdem ile Havva’nın Güncesi

Yazar: Mark Twain
Çevirmen: Selçuk Işık
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Kadın erkek ilişkileri hep böylesine karmaşık mıydı? Mark Twain soruyu yanıtlamak için bilinen en eski âşıklara çevirir gözlerini ve Amerikan edebiyatının en samimi aşk hikâyelerinden biri başlar.

Âdem ile Havva kendilerini yeryüzünde bulurlar. Bu yabancı dünyadaki yaşamı ve tuhaf varlıkları tanımaya çalışırken bir de aşk çıkar başlarına. Günümüz gündelik yaşantısının sıkıntılarına pek benzemese de, hayatta kalmak için türlü mücadeleler vermek zorundadırlar. Fakat karşı cinsi anlamak ve birlikteliği sürdürmeye çalışmak onlar için doğada var olmaktan çok daha zorlayıcıdır. Kimi zaman sevdiğinin gönlünü almak, doğada ateş yakmaktan daha uğraştırıcı olabilir.

Twain’in yaşam mücadelesinin başkahramanlarının güncelerinden oluşturduğu öykü, zamanla büyük değişimlere uğrasa da aşkın özünün hâlâ korunduğunun mizahi bir ifadesi.

âdem ile havva'nın güncesi
Can Yayınları Kısa Klasikler 98

Ev Sahibesi

Yazar: Fyodor Dostoyevski
Çevirmen: Sabri Gürses
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 104

Dostoyevski’nin daha sonra kaleme alacağı romanlarına dair ipuçları taşıyan erken dönem eserlerinden Ev Sahibesi, arka planına kalabalık 19. yüzyıl Petersburg’unu alan, karanlık, bunalımlı ve efsunlu bir aşk hikâyesi anlatıyor.

Bilim tutkunu genç Ordınov, kitapların arasında kaybolarak insana yabancılaştığı günlerin telafisini şehrin kalabalık sokaklarında arar ve aradığından çok daha fazlasını bulur. İlk gördüğü andan itibaren bakışlarını mıknatıs gibi üzerlerine çeken gizemli bir çift, Ordınov’u derin bir buhrana sürükleyecektir. Ev Sahibesi, bilimin büyüyle, inancın şeytanla, yalnızlığın kalabalıkla zıtlığından doğan tuhaf bir deneyim.

ev sahibesi
Can Yayınları Kısa Klasikler 99

Güneşin Oğlu

Yazar: Jack London
Çevirmen: Fatih Yiğitler
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Jack London’ın genç yaşta tanıştığı Güney Denizleri’nde yaptığı yolculuklardan izler taşıyan Güneşin Oğlu ve Güneşin Tüyleri isimli bu iki öyküsü odağına David Grief’i alıyor.

Varlıklı işinsanı David Grief, zorbalar, korsanlar ve dolandırıcılarla tehlikeli bir oyun içinde. Grief’in kimi zaman ölümle burun buruna geldiği Polinezya ve Güney Pasifik’in tekinsiz sularında dalgalara meydan okurken peşinde olduğu tek bir şey var, o da macera. Denizin kötü adamlarını avlamanın hazzına bağımlı bu altın tenli milyoner için tropik maceralar, şehirde akan milyonlarla kıyaslanamayacak kadar değerli.

güneşin oğlu
Can Yayınları Kısa Klasikler 100

Toparlak

Yazar: Guy de Maupassant
Çevirmen: Tahsin Yücel
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Toparlak, iki rahibe, bir aristokrat, bir tüccar, bir burjuva çift, bir demokrat ve bir fahişenin aynı arabada seyahat ettiği karlı bir yolculuğun hikâyesi. Maupassant’ın Fransa halkının yaşantısına, ikiyüzlülüğüne ironiyle yaklaştığı bu öykü, yazarın külliyatında ayrı bir öneme sahip.

Fransa-Prusya Savaşı’nın sürdüğü bir kış gecesi yola çıkan bu küçük topluluğun doluştuğu araba saatlerce karda gömülü kalınca, fahişe Elisabeth Rousset, piknik sepetindeki birbirinden lezzetli atıştırmalıkları ve şarabı yol arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verir. Ancak bu fedakârlığının karşılığını pek de beklediği gibi alamaz.

toparlak
Can Yayınları Kısa Klasikler 101

Kara Keşiş

Yazar: Anton Çehov
Çevirmen: Mehmet Özgül
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Çoğunlukla bir edebiyatçı olarak tanınsa da, Çehov aynı zamanda başarılı bir hekimdir. Tedavi ve ilaçların, hastalığın her zaman yegâne çözümü olmayabileceğini vurgulayan Kara Keşiş, Çehov külliyatında özel bir yere sahiptir.

Müstakbel felsefe profesörü Andrey Kovrin, deha sandığının aslında bir akıl hastalığı olabileceği ihtimalini sorgulamaya başlayınca, yaşamı halüsinasyonlarla dolu bir kâbusa dönüşür. Sadece kendisine görünen siyahlar içindeki keşiş sureti, onu anlayan tek kişidir artık. Belki de söylenenin aksine bir akıl hastası değil, insanlığa büyük faydaları dokunacak bir felsefe dehasıdır… Çöküşünün sonlarına doğru nerede hata yaptığını sorgulayan Kovrin için, yazgısını değiştirecek zaman kalmamıştır.

kara keşiş
Can Yayınları Kısa Klasikler 102

Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler

Yazar: Charlotte Perkins Gilman
Çevirmen: Ayşen Taşkent Emekçi
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 120

Charlotte Perkins Gilman, yaşadığı dönemin çok ilerisinde fikirlere sahip ve bu fikirleri eserlerine yüksek empati kabiliyetiyle aktaran, feminist edebiyatın ilk ve önemli isimlerinden. Sarı Duvar Kâğıdı ve Diğer Öyküler yalnızca yazdıklarıyla değil aktivist kimliğiyle de tanınan Gilman’ın yedi öyküsünü bir araya getiriyor.

Çalışmak yok. Sosyalleşmek yok. Yürüyüş yok. Yazmak yok. Sarı duvar kâğıdı var; saatler boyu bakmak serbest. Gilman, kadın hastaları dinlemek yerine ısrarla yatak istirahati öneren, dönemin cinsiyetçi tıp yaklaşımını topa tutuyor. Gilman’ın doğum sonrası deneyimlerinden de yararlanarak kaleme aldığı “Sarı Duvar Kâğıdı”, yeni doğum yapmış bir annenin tedavi adı altında deyim yerindeyse hapsedilerek deliliğe sürüklenişini anlatan, feminist edebiyatın değerli bir örneği.

sarı duvar kağıdı ve diğer öyküler
Can Yayınları Kısa Klasikler 103

Kırmızı Perde

Yazar: Jules Barbey d’Aurevilly
Çevirmen: Aysel Bora
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 64

Kırmızı Perde, D’Aurevilly’nin ilk yayımlandığında büyük edebî ve ahlaki tartışmalara yol açmış Şeytani Öyküler’inde topladığı altı öyküden biri. Bu kısa yolculuk öyküsü, Parisli bir beyefendi ile adı dönemin dedikodularına sıkça karışan, etkileyici ve kendini modaya ve sosyal yaşama kaptırmış Brassard vikontunun sohbetiyle şekillenir. D’Aurevilly Kırmızı Perde’de bir yandan bu yolculukta anlatılan bir yaşam hikâyesiyle okuru öykü içinde yeni bir öyküyle tanıştırırken, bir yandan da gündelik yaşamın basit objelerinin kimi zaman en derinlerde gömülü geçmiş anıları ne denli acımasızca gün yüzüne çıkarabildiğini gösterir.

kırmızı perde
Can Yayınları Kısa Klasikler 104

Eski Prag Öyküleri

Yazar: Jan Neruda
Çevirmen: Anıl Alacaoğlu
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 72

19. yüzyılın renkli Prag’ından beş derin, ironik öykü: Çek şair ve gazeteci Jan Neruda’nın ilk kez 1878’de kitaplaşan Eski Prag Öyküleri, bizi tarihî kent merkezinin en pitoresk mahallesinde gezdiriyor. Büyülü Prag’ın dolambaçlı sokakları, arnavutkaldırımları, vakur aristokrat sarayları, görkemli kiliseleri arasında dolaşırken, amansız rakipler olarak otuz yılı deviren Bay Ryšánek ile Bay Schlegl’in rekabetine ortak oluyor, tek bir hastaya bile dokunmamasıyla nam salan Doktor Heribert’le tanışıyoruz. Neruda’nın öykülerinde ölümsüzleşen yalnızca insanlar değil; kent de onlarla beraber ölümsüzlük iksirini içiyor. Prag’ın en ikonik semti Malá Strana’da geçen bu öyküler, kent sakinlerinin günlük yaşamından gerçek resimler sunuyor. Eski Prag Öyküleri, Çek edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri.

eski prag öyküleri
Can Yayınları Kısa Klasikler 105

Rappaccini’nin Kızı

Yazar: Nathaniel Hawthorne
Çevirmen: Zeynep Avcı
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Karanlık romantizm ve gotik akımların Amerikan edebiyatındaki önemli temsilcilerinden Nathaniel Hawthorne, Rappaccini’nin Kızı’nda esrarengiz bir aşk hikâyesi anlatıyor.

Tıp öğrencisi genç Giovanni öğrenimini sürdürmek için geldiği Padova’da bir oda tutar ve böylece kendini Profesör Giacomo Rappaccini’nin bitkileriyle meşhur bahçesinin üst katında bulur. Bitkilerin dört bir yanından adeta fışkırdığı bu bahçe ürkütücü bir güzelliğe sahiptir; tıpkı Rappaccini’nin kızı Beatrice gibi. Kentteki herkesin çekindiği profesörün göz kamaştıran bitkileriyle yaptığı deneyler ve ürettiği iksirlere pek aşina olmayan Giovanni, çok geçmeden bilim, aşk ve büyünün birbirine karıştığı karanlık bir hikâyenin parçası olur. Hawthorne’un anlatımında sıklıkla sembollere de yer verdiği bu kısa öykü sayfalar ilerledikçe daha etkileyici ve ürkütücü bir hal alıyor.

rappaccini'nin kızı
Can Yayınları Kısa Klasikler 106

Claude Gueux

Yazar: Victor Hugo
Çevirmen: Melis Oflas
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 48

İlk kez 1834 yılında La Revue de Paris’de yayımlanan Claude Gueux ilhamını 1832’de cinayetten idam cezasına mahkûm edilen bir insanın gerçek hikâyesinden alır. 19. yüzyılda Paris’te yaşayan otuz altı yaşında dürüst bir işçinin önce cezaevine girmesini, ardından idama mahkûm edilmesini konu alan bu kısa roman Victor Hugo’nun toplumsal adaletsizliği gözler önüne serdiği felsefi bir anlatı olma özelliği taşır. Adaletin kendisi de en az işlenen suç kadar ilkelse sorunu nerede aramak gerekir?

Cezanın gerçek nedenlerini, cezaevi koşullarını, toplumun ikiyüzlülüğünü, derin yoksulluğun sebeplerini, vatandaşlarına yaşama olanağı tanımayan kötü niyetli siyasi sistemi sorgulayan Victor Hugo bu eserde özgürlüğü ve eğitimin önemini savunur; yalnızca idam cezasına değil, yasaların ve toplumun kurtarmak için kılını kıpırdatmadığı insanlar adına bütün bir sisteme savaş açar.

Konusu itibarıyla Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’yle benzerlikler taşıyan bu kitapta Claude Gueux üzerinden Sefiller’in kahramanı Jean Valjean’ın da oluşumuna tanıklık ederiz.

claude gueux
Can Yayınları Kısa Klasikler 107

Hiyeroglif Masallar

Yazar: Horace Walpole
Çevirmen: Burcu Yılmaz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 56

Walpole’un ilk kopyalarını kendi matbaasında bastığı, tuhaf bulurken bir yandan aşinalık duyacağınız bu altı masallık derleme, yazarın en bilinen olmasa da en merak uyandıran eseri. Uzaklardaki krallıklar, prensesler, büyücüler gibi bilindik öğelerle okuru büyülü evrenine çağıran kısa ve gizemli masallar birbirini izleyen kopuk imgelerden oluşan bir rüya izlenimi yaratıyor. Hiyeroglif Masallar’daki ustalıklı mizahi dokundurmalar, Walpole’un bu masalların karakterlerini gerçek yaşamdan seçme ihtimalini sorgulatıyor.

hiyeroglif masallar
Can Yayınları Kısa Klasikler 108

E-Bülten Abonesi Olun

En yeni içeriklerimizden ilk sizin haberiniz olsun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Gizlilik politikamızda daha fazlasını okuyun.
Lütfen spam klasörünü kontrol edip güvenli olarak işaretleyin.

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz