İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yazarlar
  3. Gabriel Garcia Marquez Kitapları

Gabriel Garcia Marquez Kitapları

Gabriel Garcia Marquez Kitapları

Gabriel Garcia Marquez Kitapları

Gabriel José de la Conciliación García Márquez, 6 Mart 1927 yılında Aracataca, Kolombiya’da dünyaya gelmiş, 17 Nisan 2014 yılında 87 yaşında Meksika’da vefat etmiştir. Kolombiyalı, tüm Latin Amerika’da Gabo olarak bilinen yazar, romancı, hikâyeci ve oyun yazarı.

20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilir. 1972’de Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülü’nü ve 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.

Doğu Avrupa’da Yolculuk

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 144

Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda.

Doğu Avrupa’da Yolculuk Gabriel García Márquez’in 1950’lerde gazeteci olarak Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin bir güncesi. Doğu Almanya’dan başlayıp Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyetler Birliği’ne uzanan bu serüven boyunca okurlar Márquez’in hem yol arkadaşları ve tanıştığı kişilere dair gözlemlerini hem de dönemin toplumsal ve siyasi gelişmeleriyle ilgili yorumlarını bulacaklar, elbette hepsi yazarın kendine has renkli anlatımıyla.

gabriel garcia marquez kitapları
Doğu Avrupa’da Yolculuk

1952 – Yaprak Fırtınası

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 128

1955 yılında yayımlanan Yaprak Fırtınası, Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması.

Dev bir muz şirketinin sömürüsünden artakalan çürümüşlük kokusunun kol gezdiği bu kasabada yapılmaması gereken bir cenaze töreninin öyküsü anlatılıyor. Tüm kasaba halkının nefret ettiği garip bir doktor ölmüş, yaşlı bir emekli albay da, sırf ona vermiş olduğu bir sözü yerine getirmek için halkın karşı koymasına rağmen yanında kızı ve torunuyla birlikte onu defnetme çabasına düşmüştür. Tıpkı Sophokles’in hoşgörüye dayalı bir ortak yaşamı ve birey haklarını savunduğu, bir direniş örneği gösteren ölümsüz tragedyası Antigone’de olduğu gibi. Cenazenin hazırlık aşaması ve Macondo’nun çeyrek yüzyıllık masalsı öyküsü, yarım saatlik bir süre içinde ve geriye dönüşlerle, bu üç kişinin farklı görüş açılarından anlatılmakta. Olağanüstü düş gücünün ürünü olan bu kitap, mucizeler yaratabileceğini çok iyi bilen bir yazarın usta işi yalın anlatımıyla sunulmuş bir başyapıt.

yaprak fırtınası
Yaprak Fırtınası

1961 – Albaya Mektup Yok

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Handan Saraç
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 80

Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquez’in en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama bir o kadar da trajik hikâyesi.

Gabriel García Márquez’in 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesinde, hiç kuşkusuz, Albaya Mektup Yok’un da payı var. Büyülü gerçekçilik ustasının anlattığı her sahne, karakterlerin her davranışı, umarsız görünen bir dünyada yaşama sevincinin türküsünü söylüyor, ölüme ve yalnızlığa meydan okuyor. Her cümle, yaşamın uçsuz bucaksız boşluğunun suskunluğunu kırıyor. “İmge, gerçekliğe ulaşmanın aracıdır,” diyen Gabriel García Márquez’in buruk bir alaycılık içeren bu öyküsü neredeyse görsel bir edebiyat başyapıtı.

gabriel garcia marquez kitapları 1 – albaya mektup yok scaled
Albaya Mektup Yok

1962 – Hanım Ana’nın Cenaze Töreni

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 142

“Gabriel Garcia Marquez”in, yedi öyküsüyle birlikte kitaba adını veren, hayali bir cenaze töreni temasını işlediği “Hanım Ana’nın Cenaze Töreni” adlı uzun öyküsü 1962 yılında yayımlandığında, o günden sonra “Gabriel Garcia Marquez” yapıtlarının ana ögesi olacak olan “büyülü gerçekçilik”, tüm görkemiyle ortaya çıkmış oluyordu. Yine Macondo ve yöresinde, bize bildik gelen kişiler ve olaylarla örülü bir dizi öykü arasında unutulmaz bir gezinti niteliğinde bu kitabında “Gabriel Garcia Marquez”, gerçeği bizlere daha iyi iletebilmek için trajikomedi, mizah ve fantezi ögelerini ustalıkla bir arada dokuyarak kendi hayal dünyasının kapılarını okuyucuya açıyor.

garcia
Hanım Ana’nın Cenaze Töreni

1962 – Şer Saati

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Seçkin Selvi
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 184

Adı belirsiz bir Güney Amerika Cumhuriyetinin, yine adı belirsiz küçük bir kasabasının halkı, alışılmış, sıcak ve yağmurlu bir güz dönemini geçirmektedir. Sıcaklık bunaltıcıdır; yağmur bardaktan boşanırcasına yağmakta, fareler kilisenin temellerini kemirip tüketmekte, insanlarsa uzayıp giden bir diktatörlüğün baskısı altında inlemektedir. Bu yoksulluk dolu ülkede hükümetler dışında hiçbir şey değişmemektedir. Hükümetler sık sık, kanlı bir biçimde değişmektedir. Sonra, dul Bayan Monteil’in de önceden belirttiği gibi (ama deli bir kadının gelecekten haber vermesine kim inanır) bir trajedi gerçekleşir. Biri, gecenin ortasında, evlerin kapılarına aşağılayıcı yazılar yapıştırmaya başlar. Bu arada bir adam vurulur. Polis Şefi de olan Belediye Başkanı işi ağırdan alır. Bu ise daha da trajik bir olaydır…

Gabriel Garcia Marquez’in bir solukta okunan, mizah ve eleştiri yüklü kısa romanı Şer Saati, kuşkular, sırlar, yolsuzluklar, ikiyüzlülükler ve suçların bir çıban gibi baş verip kan ve irin saçtığı o “şer saatleri”ni anlatıyor.

gabriel garcia marquez kitapları 2 – ser saati scaled
Şer Saati

1967 – Yüzyıllık Yalnızlık

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Seçkin Selvi
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 464

“Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.

Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha az bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı… Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım.

Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım… Bu romanı büyük bir dikkatle ve keyifle okuyan ve hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan hiçbir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek satır bulamazsınız.”

gabriel garcia marquez kitapları 3 – yuzyillik yalnizlik scaled
Yüzyıllık Yalnızlık

1970 – Bir Kayıp Denizci

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İsmail Yerguz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 120

“Haber 28 Şubat 1955’te öğrenildi: Kolombiya Deniz Kuvvetlerine bağlı Caldas adlı bir muhribin mürettebatından sekiz kişi Antiller Denizinde fırtınaya tutulan bu muhripten denize düşüp kayboldu. Mobil kenti tersanelerinde onarıldıktan sonra Alabama’dan ayrılıp Cartagena’ya gitmekte olan muhrip, faciadan yüz yirmi dakika sonra bu limana ulaştı. Panama Kanalının denetiminden sorumlu Birleşik Devletler askeri birliklerinin ve Güney Karayipler bölgesindeki öbür yardım kuruluşlarının da katılmasıyla kazazedelerin aranmasına hemen başlandı. Dört gün sonra aramalar durduruldu ve bu kayıp denizciler resmen ölmüş kabul edildi. Ama bu kayıp denizcilerden biri, bir hafta sonra Kuzey Kolombiya’da ıssız bir kumsalda can çekişir durumda bulundu. Luis Alejandro Velasco adlı bu denizci on gün yemeden içmeden, başıboş bir salda kalmıştı. Bu kitap, onun başından geçenlerin öyküsüdür.”
Gabriel Garcia Marquez

gabriel garcia marquez kitapları 4 – bir kayip denizci scaled
Bir Kayıp Denizci

1973 – Mavi Köpeğin Gözleri

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Emrah İmre
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 128

“Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik.”

Rüyalar, kazalar, pişmanlıklar, inanç, özlem ve ölüm…

Büyülü gerçekliğin gizemli ve puslu atmosferlerle buluştuğu bu öykülerde Gabriel García Márquez, yatalak bir genç adam, kedisinin bedenine girmek isteyen bir kadın, evladının ölümünün yaraladığı bir anne, ikizi ölen bir kardeş, gözleri çulluklar tarafından oyulan üç adam, kurbanını sabırla bekleyen ölüm meleği gibi birbirinden çok farklı kurgusal ve mitolojik kahramanlara gönderme yapan kişiliklerin, bedensel ve düşünsel hassasiyet anlarını anlatıyor.

Yazarın ilk eserlerini barındıran Mavi Köpeğin Gözleri, Márquez’in 1947-1955 yılları arasında yazdığı on iki öyküden oluşuyor. Kitap, tarzı, temaları, karakterleri ve bilhassa yazarın “Yüzyıllık Yalnızlık’a değişmem,” dediği “Çullukların Gecesi” öyküsüyle bir Márquez şenliği.

gabriel garcia marquez kitapları 5 – mavi kopegin gozleri scaled
Mavi Köpeğin Gözleri

1975 – Başkan Babamızın Sonbaharı

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Tomris Uyar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 232

“Başkan Babamızın Sonbaharı”, ölmek üzere olan, ama bir türlü ölmek bilmeyen, yaşama tutunmak adına ne cinayetler işleyip ne kanlar döken bir diktatörün öyküsüdür. Romanın karmaşık öyküsü, sözü edilen ülkedeki yaşamın karmaşıklığı ile atbaşı gider. Öyle ki, Başkan’la ilgili anılarını anlatanları, yalnızca bir noktalı virgül ayırır. Romanın sonunda yinelenen belli sahneleri birleştirerek, konuşanların yaşam öykülerini bütünleyebiliriz.

“Başkan Babamızın Sonbaharı”nı okurken, çağımızda sürüp gelen umutsuzlukla, sürüp gidecek olan umudun öyküsünü de izlemiş oluyoruz. Bu arada yazarın, yine Latin Amerika edebiyatı geleneğine bağlı kaldığını, birtakım ‘tip’ler aracılığıyla, yalnızca sevgisiz, zavallı, bunak bir başkan’ı değil, onu yaratan gerçekdışı düzeni yargılama amacı da güttüğünü görüyoruz. Kolombiyalı bu ünlü yazar, çoksatar yazarların deneyimlerinden de yararlanıyor; böylece günümüzde şiddet ve cinsellikle uyarılan okurun da ilgisini çekmeyi başarıyor.

gabriel garcia marquez kitapları 6 – baskan babamizin sonbahari scaled
Başkan Babamızın Sonbaharı

1978 – İyi Kalpli Erendira

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 148

İyi Kalpli Erendira ile İnsafsız Büyükannesinin İnanılmaz ve Acıklı Öyküsü”, bir öykü derlemesi değil. Gabriel Garcia Marquez’in 1972 yılında yazıp bir araya getirdiği öyküler kitabına verdiği ad bu. Yedi öykü var bu kitapta. Kitaba adını veren son öyküye kısa roman da diyebiliriz. Bu öyküleri yazdığında Gabriel Garcia Marquez, ünlü “Yüzyıllık Yalnızlık” adlı başyapıtını yazmış, yazarlığının doruğuna çıkmıştı.

Gabriel Garcia Marquez’in keşfettiği ve kendinden sonra pek çok yazarı etkileyen “büyülü gerçekçilik”, bu öykülerde bütün boyutlarıyla görülür. Özellikle kitaba adını veren “İyi Kalpli Erendira”da saflık ve kötülük, aşk ve nefret, somut birer kişilik kazanırken, öykü de gitgide ortaçağ destanlarına, halk ozanlarının türkülerine benzemeye başlar. Ülkemizde çok sevilen bu ünlü Kolombiyalı yazarın İspanyolca aslından çevrilen bu birbirinden güzel öykülerini kıvançla sunuyoruzİyi kalpli Erendira ile İnsafsız Büyükannesinin İnanılmaz ve Acıklı Öyküsü, bir öykü derlemesi değil.

Gabriel Garcia Marquez’in 1972 yılında yazıp bir araya getirdiği öyküler kitabına verdiği ad bu. Yedi öykü var bu kitapta. Kitaba adını veren son öyküye kısa roman da diyebiliriz.

gabriel garcia marquez kitapları 7 – iyi kalpli erendira scaled
İyi Kalpli Erendira

1981 – Kırmızı Pazartesi

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 112

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği ancak engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsünü anlatıyor. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını kendi sözcükleriyle, kendine özgü eşsiz anlatımıyla aktarıyor okura. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli; ancak sonun baştan belli olması, kitaba sürükleyiciliğinden bir şey kaybettirmiyor.

Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin portresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruh çözümlemesi niteliğini de kazanmış oluyor.

gabriel garcia marquez kitapları
Kırmızı Pazartesi

1985 – Kolera Günlerinde Aşk

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Şadan Karadeniz
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 448

“Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan.

On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez’in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in başyapıtı sayılan “Yüz Yıllık Yalnızlık”ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor.

İlginizi Çekebilir: “Kolera Günlerinde Aşk” Hayranlarına Okuma Önerileri

gabriel garcia marquez kitapları
Kolera Günlerinde Aşk

1986 – Şili’de Gizlice

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İlknur Özdemir
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 158

1973 yılında, iri-yarı, siyah saçlı, sakallı bir sinema yönetmeni, askeri darbenin hemen ardından Şili’den kaçtı. On iki yıl sonra, zayıflamış, saçlarının rengi açılmış, sakalını kesmiş olarak geri döndü; sahte bir pasaportla, sahte bir ad altında, sahte bir geçmiş ve sahte bir eşle. Bu öykü, Pinochet yönetimi altındaki Şili’de hayatın nasıl olduğıunu gerçek boyutlarıyla dünyanın gözleri önüne sermek uğruna özgürlüğünü tehlikeye atarak şili’ye gizlice giren Miguel Littin’in öyküsüdür.

Ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Miguel Littin’le yaptığı tam onsekiz saatlik bir görüşmeden sonra bu öyküyü romanlarından tanıdığımız ustaca anlatımıyla kaleme aldı. Pinochet’nin Şili’sini, dışı cilalı, içi yozlaşan o diktatörlük yönetiminin gerçek yüzünü, bu yönetime karşı çıkan, kimi başarılı olan kimi de işkence gören, kaybolan sayısız Şililinin kahramanca direnişini, sürgünde yaşamanın acısını derinden hisseden Littin’in serüvenini Şili’de Gizlice adı altında kitaplaştırdı.

gabriel garcia marquez kitapları
Şili’de Gizlice

1989 – Labirentindeki General

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 256

Bir “kurtarıcı”nın gerçek yaşamını dile getiriyor Márquez. Güney Amerika’yı İspanyol Amerikası olmaktan kurtarmaya, bağımsız, özgür yeni bir Amerika yaratmaya kendini adamış bir generalin ya da artık bitmiş bir diktatörün, yani Simón Bolívar’ın ölüme giden yolculuğunu, Magdalena Irmağı üzerinde yaptığı uzun ve son yolculuğu anlatıyor. Bu uzun yolculuğu, geriye dönüşlerle, o benzersiz fantastik kurgu ve büyüleyici anlatımıyla işliyor.

Irmaktaki yolculuk boyunca ona talihsizliklerini anlatan eski kurtuluş ordusu askerlerine karşı öylesine cömert davranmıştı ki, Turbaco’ya geldiğinde elinde bulunan maddi olanaklarının ancak dörtte biri kalmıştı. Dahası, eyalet yönetiminin dibi delik kasasında elindeki ödeme emrini karşılayacak kadar para olup olmadığını, ya da hiç değilse onu bir tefeciye havale etme olanağını araştırması gerekecekti. Hemen Avrupa’ya yerleşebilmek konusunda, onca iyilik yaptığı İngiltere’nin minnettarlığına güveniyordu. Özlemlerine yaraşır bir dekor içinde, hizmetkârları ve en aza inmiş maiyetiyle birlikte yaşamını sürdürmek içinse Aroa Madenlerini satma hayalinden başka umut yoktu.

gabriel garcia marquez kitapları
Labirentindeki General

1992 – On İki Gezici Öykü

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 192

1982 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ

On İki Gezici Öykü, 1982 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Gabriel García Márquez’in on sekiz yıllık bir zaman diliminde aralıklarla tekrar tekrar kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getiriyor. Yıllar öncesinin gazete notları, senaryo ve TV dizisi taslakları, zamanla García Márquez elinde usta işi, olağandışı birer öyküye dönüşmüş.

“Maria dos Prazeres” adlı öyküde, kendine bir mezar satın alan bir fahişe, küçük köpeğine mezarı başında nasıl ağlayacağını öğretiyor. “Kendimi Rüya Görmek İçin Kiralıyorum” adlı öyküde, Kolombiyalı bir kadın, zengin bir aile için rüya yorumlayarak geçimini sağlıyor.

On İki Gezici Öykü’deki kısa öyküler, García Márquez’in 1970’te yayınlanan başyapıtı Yüzyıllık Yalnızlık’ı anımsatan sahneler, olaylar ve imgelerle dolu. Usta, gerçeklik dünyasıyla düşler dünyasını buluşturmaktaki doğal yeteneğini bir kez daha tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.

gabriel garcia marquez kitapları 8 – on iki gezici oyku scaled
On İki Gezici Öykü

1994 – Aşk ve Öbür Cinler

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 184

Ustalık döneminin doruklarında dolaşan Gabriel Garcia Marquez’in, gençliğinde, günlük bir gazetenin muhabiriyken tanık olduğu bir olaydan yola çıkarak yazdığı bu roman, 1994 yılında ilk kez yayımlandığında hem dünyada hem Türkiye’de çok ses getirmişti. Çok eski bir manastırın yıkıntıları üzerine, beş yıldızlı bir otel yapılacaktır. Manastırın mahzenindeki mezarlar kazılıp boşaltılırken, bir mezarda bakır rengi canlı bir saç yığını bulunur. Bu gür saçlar çekilip çıkarılmakta, ama bir türlü sonu gelmemektedir; sonunda hâlâ bir kız çocuğunun kafatasına yapışık son saç telleri de dışarı çıkar. O harikulâde saçlar yirmi iki metre, on bir santim uzunluğundadır.

Gabriel Garcia Marquez, yıllar önce tanık olduğu bu ilginç olaydan yola çıkarak, çocukluğunda büyükannesinden dinlediği bir köpek ısırması sonucunda kuduzdan ölen küçük bir kızın masalını birleştirerek olağanüstü güzellikteki bu yeni romanını yazmış. İnci Kut’un İspanyolca aslından büyük bir özenle Türkçeye çevirdiği Aşk ve Öbür Cinler, bu ünlü yazarın yarattığı büyülü gerçekçiliğe yeni bir örnek.

gabriel garcia marquez kitapları
Aşk ve Öbür Cinler

1996 – Bir Kaçırılma Öyküsü

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 262

Yazarlık mesleğine gazete ve haber ajansı muhabirliğiyle başladıktan sonra 1960’lı yıllardan beri Latin Amerika tarihini kendine özgü o `büyülü gerçekçilik’ üslubuyla roman ve öykülerinde yeniden anlatmaya koyularak, sanki tüm Latin Amerika için bir kimlik arayışına giren, Nobel Ödülü sahibi Kolombiyalı büyük yazar Gabriel Garcia Marquez, Kolombiya’yı yıllarca haraca kesen uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar’ın, can düşmanı olan öbür kartellerin elinden kurtulabilmek için bir yandan adalete teslim olma sürecini işletirken, öte yandan da pazarlık gücü kazanabilmek amacıyla tam dokuz kişiyi kaçırmasını anlatan `Bir Kaçırılma Öyküsü’ adlı bu yeni kitabıyla, gazeteciliğe bir tür dönüş yapıyor. Birçok yapıtında gazete haberlerinden yola çıkmış olan Gabriel Garcia Marquez, bu kez haberi romanlaştırırken, hemen hepsi gazeteci olan bu dokuz kişinin, ailelerinin, dostlarının, onları kaçırıp rehin tutanların ve Escobar’la yapılan pazarlığı yürüten yetkililerin yaşadıklarını ve hissettiklerini büyük bir ustalıkla ve bir gazeteci gözüyle ortaya koyuyor; Kolombiya’nın bu karanlık dönemini irdelerken de, ülkesinin gerçeklerine bir başka açıdan ışık tutmuş oluyor.

gabriel garcia marquez kitapları 9 – bir kacirilma oykusu scaled
Bir Kaçırılma Öyküsü

2002 – Anlatmak İçin Yaşamak

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Pınar Savaş
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 564

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası’ndan Yüzyıllık Yalnızlık’a, Kolera Günlerinde Aşk’tan Benim Hüzünlü Orospularım’a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak’ta “Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” diyen yazarın yalnızca yaşamöyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.

gabriel garcia marquez kitapları
Anlatmak İçin Yaşamak

2004 – Benim Hüzünlü Orospularım

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: İnci Kut
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 96

Benim Hüzünlü Orospularım’ın başkişisi, yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci. Yalnızlığının çaresini günlük, sıradan ilişkilerde aramış bu çirkin ve çekingen ihtiyar, 90. yaş gününde kendine hiç alışılmamış bir armağan vermeye kalkışıyor. Eskiden tanıdığı bir genelev patroniçesini arayıp el değmemiş bir genç kızla birlikte olmak istediğini söylüyor. Patroniçe, onun bu isteğini yerine getirecek, ama yaşlı adam her ziyaretinde “uyuyan güzel” Delgadina’yı seyretmekle yetinmek zorunda kalacak, yaşamının güzünde kendisine böylesi bir oyun oynayan yazgısına boyun eğecek; ne ki bu çok özel ilişkiden o güne değin hiç tatmadığı bir aşk doğacaktır.

García Márquez, yaşlılığın hüznünü olağandışı bir aşkın coşkusuna dönüştürüyor. Belki de ölümü güzelleştirmek için… Ustanın elinden yaşlılığa, cinselliğe, aşka ve ölüme bir güzelleme.

gabriel garcia marquez kitapları
Benim Hüzünlü Orospularım

Yüzyılın Skandalı: Gazete ve dergi metinleri (1950-1984)

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Çevirmen: Emrah İmre
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 376

Bu yazılardaki öncelikli amacım, ortalama okurlara her hafta bir şeyler öğretebilmek, beni asıl ilgilendiren onlar, ki öğrettiğim şeyler her şeyi bilen uzman okurlara apaçık ve çocukça gelebilir. Diğer amacımsa –ki bu en zoru– yazılarımı başkalarından yardım almadan düzgünce yazabilmek, çünkü ben hep iyi yazabilmenin başlı başına bir mutluluk kaynağı olduğuna inanmışımdır.

Gabriel García Márquez gazeteciliğin “dünyanın en iyi mesleği” olduğunu her fırsatta usanmadan tekrarlar, yazardan önce gazeteci olduğunu söylerdi: “Ben özümde bir gazeteciyim. Yaşamım boyunca gazeteci oldum. Her ne kadar pek belli olmasa da kitaplarım bir gazetecinin kitapları.”

1950 ile 1984 yılları arasında gazete ve dergilerde yayımlanan 50 metni bir araya getiren Yüzyılın Skandalı seçkisinin amacı, García Márquez’in kurmaca eserlerine aşina okurları, yazarın, eserlerine temel oluşturduğunu daima dile getirdiği gazete ve dergi çalışmalarıyla tanıştırmak. Okurlar bu metinlerin çoğunda tanıdık bir sesle karşılaşacak, bu anlatıcı sesin yazarın gazetecilik yıllarında şekillendiğine tanık olacaklar.

yüzyılın skandalı: gazete ve dergi metinleri (1950-1984)
Gabriel Garcia Marquez Kitapları 23

İrtibatta Kalalım!

En son içeriklerimiz ile sizi güncel tutmak isteriz 😎

Maillerimiz tanıtım sekmesi altına düşebiliyor. Takip edebilmeniz için tanıtım sekmesini de kontrol ediniz.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz