İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kitap Yorumları

KİTAP YORUM: SARAH WATERS – USTAPARMAK

KİTAP YORUM: SARAH WATERS – USTAPARMAK
+ - 0

Ustaparmak.

Sanılanın çok ötesinde bir konuyu işleyen bir roman. İlk ters köşeyi burada yiyorsunuz zaten. Ben hırsızlık romanı okuyacağımı, koştura koştura birilerini soyacağımızı düşünüyordum. 

Kitap üç bölümden oluşuyor. Sevdiğim tarzda bir romanmış Ustaparmak. Farklı kişilerin gözünden anlatılan romanlar her zaman daha heyecanlı ve daha bir gizemli gelmiştir bana.

İlk bölümde Sue’nun hayatına tanıklık ediyoruz. Hayatına derken olayları Sue’nun gözünden izliyoruz ve Sue, sanki daha düzgün konuşuyor okuma yazmayı bilmese de. İkinci bölümde çeviride mi bir sıkıntı var yoksa farklı bir şey mi bilemiyorum ama rahatsız edici bir durum var. Sue, Beyefendi, Sucksby, Maud… Daha bir çok karakterle bu bölümde tanışıyoruz. 

ilk bölümün heyecanı ve anlatımı diğer bölümlere göre daha iyi. Diğer bölümlerde gerçekten beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Şöyle açıklamaya çalışayım: Jack’in yüzü gittikçe daha da beyazlıyordu yazması gerekirken, Jack’in yüzü gittikçe daha beyazlıyordu yazılmıştı. Bilmem anlatabildim mi?

İlk bölümün sonlarına doğru kendinizi öyle bir hazırlıyorsunuz ki olacaklara, Sarah altın vuruşunu yapıyor. Büyük bir şok. Tüylerim diken diken olmuştu benim okuduktan sonra. Ne güzel bir sondu.

İkinci bölümde tüm yaşananlara Maud’un gözüyle bakıyoruz. Hikayemiz daha da ilerliyor ve aklımıza gelen soru işaretlerinin cevaplarını buluyoruz. Tahmin ettiklerimiz doğru çıkıyor. Evet, tahmin edilebilir bir hikaye olduğunu anlıyoruz ve ilk bölümdeki heyecanımız biraz da olsa sönüyor. Acaba böyle mi olacak değil de kesin böyle olacak diye okuyoruz. Çok üzülmüştüm bunu anladığımda.

Üçüncü ve son bölümde ise tüm kopuk parçalar birbirine bağlanıyor. Giriş, gelişme ve sonuç gibi. Uzun betimlemeler, tahmin edilebilecek bir son, klasik Türk filmi tadında bir son…

Kitap 1862 yılının Londra’sında geçiyor olsa da o zamanki atmosferi pek yansıttığını söyleyemeyeceğim. Gereksiz yere verilen betimlemelerden ziyade bize o zamanın atmosferini solumamıza imkan verseydi Sarah, çok daha lezzetli bir okuma olabilirdi. 

Sadece karakterler arasında geçen hikaye değil de o zamanın yaşam biçimi, yaşamın ucuzluğunu, şartların elverişsiz olmasını daha fazla hissetmek isterdim. 

Kitap hikayeyi anlatmak için oldukça kalın duruyor. Ben de buna aldanıp gerçekten keyifli bir tanıklık olacağını düşünüyordum o zamanın Londra’sına. Bu konuda evet, biraz hayal kırıklığı yaşadım. Sue ve Maud dışındaki karakterlerin basitliği de cabası.

Şans verebileceğiniz bir kitap. Kolay okunuyor. Ama yine de beklentinizi çok fazla yüksek tutmayın. 

“Bedenin gidebileceği bütün yollar içinde, çabuk ve temiz olanı en iyi yoldur sonunda.”

Sayfa 52

“Bir hizmetçi, ‘Her şey efendim için,’ der ve bu, ‘Her şey benim için,’ demektir.”

Sayfa 96

“Asla sevgiden edinilecek bir kazanç olmadı; ama aşağılamaktan bir servet çıkarabilirsin, bir bezden kirli su sıkılabileceği gibi.”

Sayfa 314
ki̇tap yorum: sarah waters - ustaparmak 1 – ustaparmak 1
Yazar: Sarah Waters
Çevirmen: Figen Bingül
Yayınevi: Nora
Sayfa Sayısı: 576

E-Bülten Abonesi Olun

En yeni içeriklerimizden ilk sizin haberiniz olsun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Gizlilik politikamızda daha fazlasını okuyun.
Lütfen spam klasörünü kontrol edip güvenli olarak işaretleyin.

Yazar Hakkında

2017 yılının Aralık ayında kurulan ve farkındalık yaratmak amacıyla gönüllülerin oluşturduğu bir topluluk.

Yorumunuzu Bekliyoruz